Putperest İbadetleri [İlgisiz İletiler]

Forumda gereksiz, ikinci kere açılmış, içeriksiz, lüzumsuz bulunan konuların taşınacağı yer.
zeki
Yeni Üye
Mesajlar: 6
Kayıt: 01 Oca 2013, 19:52
Felsefe: İslam

Re: Putperest İbadetleri

Mesaj gönderen zeki » 04 Oca 2013, 23:13

Bir defa Allahtan başka tanrı edinmek demek Allahın sahip olduğu vasıf ve sıfatların Allahtan başka varlıklara atfedilmesi, onlardan Allahtan ister gibi rızık beklemek, dua etmek, yardım beklemek gibi durumlarda oluşur. İslam Allahtan başka hiçbir varlığa kulluk yapmayı reddetmiştir. Bunun aksi kuranın hiçbir yerinde bulunmaz.Kuranda meleklerle ilgili olarak sadece ona kulluk ile yükümlü varlıklar olarak ifade edilir. “Göklerde bulunanlar, yerdeki canlılar ve bütün melekler, büyüklük taslamadan Allah'a secde ederler”.(nahl :49) ( nisa 172) Arş meselesine gelince İslamın temeli inanç yani iman üzerine oturur. İnsan sınırlı bir varlık olduğunu kabul ettiğnde kendi sınırını aşan meselelerde iman etmekle sorumludur. Buna kuranda muhkem yani mahiyeti bilinen konular ve müteşabih yani mahiyeti bilinmeyen konular olarak ifade edilir. Bir müslümanla Müslüman olmayanın birbirinden ayırt edende işte bu ölçüdür. “Üzerinde ondokuz (muhafız melek) vardır. Biz cehennemin işlerine bakmakla ancak melekleri görevlendirmişizdir. Onların sayısını da inkarcılar için sadece bir imtihan (vesilesi) yaptık ki, böylelikle, kendilerine kitap verilenler iyiden iyiye öğrensin, iman edenlerin imanını arttırsın; hem kendilerine kitap verilenler hem müminler şüpheye düşmesinler, kalplerinde hastalık bulunanlar ve kâfirler de: "Allah bu misalle ne demek istemiştir ki?" desinler. İşte Allah böylece, dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını, kendisinden başkası bilmez. Bu ise, insanlık için ancak bir öğüttür” (müddesir 30-31) İnsanın yaratılma amacının imtihan olduğunu kabul edersek ,arş konusu da müteşabih yani insanın sınırlarını aşan bir konudur ve insan sadece burada iman etmekle sorumludur. “Sana Kitab'ı indiren O'dur. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab'ın esasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler. Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek payeye erişenler ise: Ona inandık; hepsi Rabbimiz tarafındandır, derler. (Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar.” (ali İmran 7)

antep
Yeni Üye
Mesajlar: 3
Kayıt: 04 Oca 2013, 18:29
Felsefe: Panteizm

Re: Putperest İbadetleri

Mesaj gönderen antep » 05 Oca 2013, 12:10

İslam Allahtan başka hiçbir varlığa kulluk yapmayı reddetmiştir. Bunun aksi kuranın hiçbir yerinde bulunmaz.
O yüzden mi "peygamber EFENDİMİZ" demektesiniz?
O yüzden mi Kur'an'da Muhammed "kullarım" diye hitap ediyor? (Zümer 10 ve 53)
O yüzden mi efendinize salat etmekte, her namazda salavat getirmektesiniz?
O yüzden mi Allah'ın nurundan yaratılan ilk varlık diye yüceltilmekte, hatta Allah'la eşlenmekte (Bkz. İsmailağa ve Cübbeli videosu)
O yüzden mi padişahların kuluydu millet?
İslam, putperestlikten tek tanrıya geçiş dinidir ve içinde putperestliğin niteliklerinin çoğunu barındırır.
Sadece birden çok tanrıyı reddetmiştir ama hala çok tanrıcılığın etkisindedir. Bu yüzden "Allahuekber" denir. Yani Allah daha büyük, neyden büyük? Diğerlerinden.
Bu yüzden "Beni bırakıp da Baal'e mi yalvarıyorsunuz?" denir.
Ve hala Kabe'nin içinde putperest Arapların 2 büyük tanrısının putu vardır. Ay ve Güneş tanrısı. Kabe içi videosunu izlerseniz görebilirsiniz.

zeki
Yeni Üye
Mesajlar: 6
Kayıt: 01 Oca 2013, 19:52
Felsefe: İslam

Re: Putperest İbadetleri

Mesaj gönderen zeki » 05 Oca 2013, 22:43

insanlar arasında herhangi bir kişiye yüceltilecek şekilde efendi denilmesi hiçbir zaman uygun değildir. Çünkü insan kapasite olarak sınırlı bir varlıktır. İkincisi nefsi yani egosu söz konusu olduğu için yanılma payı her zaman vardır. Bu nedenle yücelik vasfını hiç bir şekilde hak etmez.Peygambere efendi demek ona yücelik katmak değil ona saygıyı ifade eder. O bu saygıyı Allahın elçisi olduğu için hak eder. Onun getirdikleri kendi sınırlılıklarından ve nefsinden değil bizzat sınırsız ve hiçbir etki altında olmayan Allahtandır. Allah yeri geldiğinde emri dışına çıkacak olursa peygamberi bile tehdit etmiştir. O yüzden zümer suresinde ifade ettiğiniz ayetler bizzat Allahın elçisi aracılığı ile söylediğidir. Nitekim peygamber vefat ettiğinde çok üzülen sahabelere hz. Ebu Bekir in “eğer Muhammed e tapan varsa bilsinki o ölmüştür fakat Allaha tapan varsa o her zaman diridir”şeklindeki ifadesi peygamberin insani durumunu izah eder.

“(Resulüm!) Şüphesiz sana da senden öncekilere de şöyle vahyolunmuştur ki: Andolsun (bilfarz) Allah'a ortak koşarsan, işlerin mutlaka boşa gider ve hüsranda kalanlardan olursun!” zümer 65
“Allah'a itaat edin, Resule de itaat edin ve (kötülüklerden) sakının. Eğer (itaatten) yüz çevirirseniz bilin ki Resulümüzün vazifesi apaçık duyurmak ve bildirmektir.”maide 92
“Kim Resul'e itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur. Yüz çevirene gelince, seni onların başına bekçi göndermedik”nisa 80

Günümüzde peygamberin tanrılaştırılması ayrı bir konu. Bu bizzat peygamberin yada kur’an ın istediği bir şey değildir. Ondan sonraki gelen insanların onu bu kadar yüceltmesi Allahın bunu istediği anlamına gelmez. yok ayak izi, yok sakalı, yok hırkasına duyulan saygı peygamberin yada islamın istediği bir şey değildir. Bunları birbirine karıştırmamak lazım.
Padişahlar islamı yaşamıyorlardı ki savunulacakları bir tarafları olsun.onlar islamı kendi saltanatları için bir kılıf olarak kullanan kimselerdi.
İslam “allahu ekber” yani “Allah en büyüktür” der. Neden? çünkü sürekli yoldan sapan insanlara olay en somut bu şekilde anlatılır. Yada kişi en iyi bu şekilde anlar. Yoksa sadece “Allah büyüktür” demek çözüm mü olurdu. O zaman kur’anın ifadesi ile cahil olan insan için Allah yanında başka büyüklerde olacağı anlamı çıkar.
Sözün özü Allah insanı sınavdan geçirmek amacıyla yarattığı için,insanın yalvaracağı, tapağacağı, ilahlaştıracağı varlıkların olmasına da izin vermiştir. Allahın dileği ve hikmetini insan oğlu sorgulayamaz.

demirefe
Üye
Mesajlar: 28
Kayıt: 25 Eyl 2012, 18:39
Felsefe: Diğer

Re: Putperest İbadetleri

Mesaj gönderen demirefe » 31 Mar 2013, 17:30

zeki yazdı:efendi denilmesi hiçbir zaman uygun değildir.
Hiç bir zaman uygun değilse demeyeceksiniz. O zaman puta tapanlar da "benim puta tapmam "ona yücelik katmak değil ona saygıyı ifade eder" diyecektir! Böyle ileri geri adımlar atarak dogmanızı savunamazsınız.

Allahın ve meleklerin Muhammed'e salavat ettiklerini de açıklamanız çok zor. Arapça gibi zengin bir dilde tapınma kavramı ile selam, anma anlamına gelen bir kavrama verilecek iki ayrı kelime bulamamışlar mı? İkisine de aynı kelime nasıl ad olarak verilir? Namaz kılın, tapının derken de aynı kelime, peygamberi anın, selam yollayın derken de aynı kelime! Yani şimdi bu ikisini ayıracak bir kelime bulamamış allah öyle mi? Bu kadar meramını ifadeden aciz bir allaha nasıl tapılabildiğini doğrusu merak ediyorum.

Üstelik Kuran'da Allah'ın arşını meleklerin taşıdıkları yazar. Bu ne peki? Sonsuz kudretli olduğuna inandığınız, göğü direksiz yükselttiğini iddia ettiği Kuran'da yazan bir Allah, nasıl tahtını taşıttırır? Kudretiyle yukarda tutamıyor mu da taşıttırıyor?

İslam bir şirk dinidir. Muhammed sayısız ayette allaha şirk koşulmaktadır. Belki elli ayette "allah ve resulü" nün hüküm vermesinden bahseder. Hükmün allaha ait olduğu böylece bir safsata haline gelmiştir.

Zaten muhammed allah inancını kullanmıştır, dünyevi çıkar için. Muhammedi de o günün Mekke muhalif ekibi, iktidarı ele geçirmek için kullanmıştır. İleri yaşına kadar yaşlı bir dul ile yetinmek ve onun parası ile geçinmek zorunda kalan bir adama bol ganimet ve seks kölesi karşılığı sipariş ettikleri ayetleri üretme görevi vermişlerdir.

İslam dediğiniz olay sadece budur.
"Rastlantının nedenleri vardır." Petronius

zeki
Yeni Üye
Mesajlar: 6
Kayıt: 01 Oca 2013, 19:52
Felsefe: İslam

Re: Putperest İbadetleri

Mesaj gönderen zeki » 08 Nis 2013, 00:08

Hiçbir zaman derken sonraki cümleleri okumadınız herhalde “Allahtan kaynaklı bir bilgi söz konusu olduğunda ve elçisi onu getirirken kendi hevasından konuşmadığında” demeyi kastediyorum. ikincisi peygambere efendi denilmiş denilmemiş çok ta takıldığım bir konu değil. Yeri geldiğinde peygamber Muhammed de diyorum. Put Allahın elçisi olsa dediğiniz hususta saygı ya da tapınma anlamında hiç te itirazım olmaz. İkisi arasındaki fark saygının asıl sebebinin ne olduğudur.
“Allah ve melekler peygambere salat ederler ey müminler sizde peygambere salat ve selam edin” ahzap 56
Bu ayet günümüz Müslümanlar tarafından sürekli salavat olarak anlaşılmıştır. Ne kuranda ne de hadislerde peygambere salavat getirmekden bahsedilmez.bu dünyadan göçüp gitmiş bir peygamber için salavat getirmenin ne faydası var ikincisi peygamberin buna ihtiyacı mı var? Bu ayetteki salat tan kasıt kavram iyice araştırıldığında asıl anlamının destek olma yardım etme olduğu görülür. Peygamber müşriklerle mücadele ederken Allah ve melekler çeşitli şekillerde peygambere yardım etmektedir bu kuranın bir çok yerinde mevcuttur. Bu konuda Allah Müslümanlardan da onun davasını sırtlamaya ve desteklemeye çağıryor ve İslamın son bulmaması için onun önderinin selamının yani güvenliğinin sağlanması isteniyor.
Allahiın arşının melekler tarafından taşınmasının mahiyeti müteşabihtir yani bizim için gaybtır. İşte bu tür ayetlerle Allah iman edenle etmeyeni ayırt eder. Aşağıdaki ayet
“Sana Kitab'ı indiren O'dur. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab'ın esasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler. Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek payeye erişenler ise: Ona inandık; hepsi Rabbimiz tarafındandır, derler. (Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar.” (ali İmran 7)
Peygamberin hükmü Allahın hükmüdür de ondan o nefsinden konuşmaz. Allah, peygamberi böyle bir şey yapması durumunda “onun şah damarından yakalayacağını” ifade ederek tehdit etmiştir.
Son olarak şunu söyleyeyim her ne kadar ben bunları anlatsam da siz yine de “pirincin içerisinde taş bulmak için uğraşacaksınız biliyorum. Allah isteyene ona yaklaşana hidayet eder. vesselam

zeki
Yeni Üye
Mesajlar: 6
Kayıt: 01 Oca 2013, 19:52
Felsefe: İslam

Re: Putperest İbadetleri

Mesaj gönderen zeki » 08 Nis 2013, 17:41

-

demirefe
Üye
Mesajlar: 28
Kayıt: 25 Eyl 2012, 18:39
Felsefe: Diğer

Re: Putperest İbadetleri

Mesaj gönderen demirefe » 13 Nis 2013, 07:41

zeki yazdı:Allahtan kaynaklı bir bilgi
Bu sadece sizin temelsiz ve çürük bir iddianızdan ibaret. Allah yoktur. Allahtan gelen bilgi dediğiniz uydurmalar Arap kaynaklı efsanelerdir.

Biz salat, salavat nedir söz konusu etmedik. Salatın salavatın anlamı neyse ne. Bu bizi ilgilendirmiyor. Yardım mı rescue mi help mi her neyse... Bizim söz konusu ettiğimiz Arapça gibi bir dilde tapınma ile yardımı ayırd edecek iki ayrı sözcük yok muymuş? Tapınırken de allahınıza yardım ediyorsunuz, doğru. Zihninizdeki allah fenomenini besliyorsunuz. Ona itirazımız yok.

Tapındıkça allah var zannetmeye devam ettiğiniz doğru. Salavat getirdikçe muhammedi peygamber sanmaya devam ettiğiniz gibi. Benim söylediğim, doğru dürüst aklı başında birilerinin uydurduğu bir din olsaydı bu islam dini, bu iki kavrama iki ayrı kelime atardı. Bir bunu beceremeyen geri kişilerin peşinden din diye gidiyorsunuz. Sıkıntı burda.

Herhalde salavatın salatın çoğulu olduğunu açıklamama gerek yoktur. Bunu da kanıtlamamı isterseniz kanıtlarım elbet ama bunu da bilmeyecek kadarsanız, hiç müslümanım diye ortalara çıkmamanız gerekir. Bunu herhalde biliyorsunuzdur. Bunu bildiğinizi varsayıyorum.

Müteşabih bilmem ne kavramları da din uydurmaları. Bunlar bizi hiç ilgilendirmez. Kuranda allahın oturduğu tahtı melekler taşıyorlar yazıyor mu yazıyor. Muhkemmiş, müteşabihmiş, bu uyduruk kavramlar bizi zerre kadar ilgilendirmez.

Anayasada müteşabih madde olur mu? Bu kuran denen kitap, insanlığa geldiği iddiasında değil mi? Eee? Ne müteşabihi yahu? Anayasaya gönülden vatandaş olanla olmayanı ayırd etmek için saçma sapan şeyler yazıp da sonra saçma bu diyene "vaaay işte gönülden vatandaş olmamışsın!" diyebilir miyiz?

Böyle saçma sapan mantıkları başka hangi konuda öne sürsen deli saçması derler. Ama din adına öne sürdün mü kutsal hikmet oluyor ne yazık.

Din sömürüsünün kaynağı da işte bu dogmatik saplantı. Dogmatik din saplantılı bireyler var oldukça sömürü devam edecek. Din bir sömürü aracıdır.
"Rastlantının nedenleri vardır." Petronius

mercanbal

Re: Putperest İbadetleri

Mesaj gönderen mercanbal » 28 Şub 2014, 15:37

en az 124 bin peygamber gelmiş geçmiştir. her ümmete, her millete peygamber gelmiştir. bu peygamberlerin öğretileri "aynı kaynaktan geldiği için benzeyebilir, farklıllık da gösterebilir. biz müslümanlar hx. isanın getirdiği öğretiyi hak din olarak kabul etmekteyiz. fakat incilde kabeyi hac ziyareti yoktu. namaz kılmak yoktu. fahat hıristiyanlık öncesi dinlerde namaz, ya da namaza benzer ibatet olabilir. budüzm, taoizm, mecusilik, bu 124 bin dinin kalıntıları olabilir. yeni bir din gelmesi için bir öncekinin yüzde yüz yeryüzünden silinmesi gerekmez. en azındal allah cc. gerek görmemiş demektir. islamiyet gelmeden önce hıristiyanlık, yahudilik tamamen yeryüzünden silinmiş değildi."bazı yanlışlar tüm doğruları götürür" prensibi gereği yahudilikte hahamlar, hıristiyanlıkta papazlar kendilerini haşa allah ın yerine koyup günah bağışlamaya başlayınca o dinler tedavülden kaldırılmış, islamiyet gelmiştir. islamiyet de aynı akibvete uğrayacak olursa dünyanın sonu gelmiş demektir.

Kullanıcı avatarı
KRALMAS
Admin
Mesajlar: 937
Kayıt: 11 Ağu 2011, 21:44
Felsefe: Ateizm

Re: Putperest İbadetleri

Mesaj gönderen KRALMAS » 28 Şub 2014, 21:11

mercanbal yazdı:en az 124 bin peygamber gelmiş geçmiştir. her ümmete, her millete peygamber gelmiştir.
124000 allah sözcüsü rakamı, allahın beceriksizliğini yansıtmasının yanı sıra aynı zamanda islam dışında hiç bir kaynakta geçmiyor olmasından ötürü temelsizdir de. Tabii ki işin asıl ironik kısmı, İddia edilen rakamda her bir sözcü şahıs 40 yıl yaşamış desek toplamda 4.960.000 yıl yapmaktadır, aynı arap mitlerine göre ise insanlık tarihi yaklaşık 7000 yılla sınırlıdır.
mercanbal yazdı:bu peygamberlerin öğretileri "aynı kaynaktan geldiği için benzeyebilir, farklıllık da gösterebilir. biz müslümanlar hx. isanın getirdiği öğretiyi hak din olarak kabul etmekteyiz. fakat incilde kabeyi hac ziyareti yoktu. namaz kılmak yoktu.
İncil zaten hristiyanlara göre, tanrı tarafından indirilmiş kutsal bir kitap değildir, incilin jesusun havarileri tarafından, esinlenilerek yazıldığı iddia edilmektedir. Dolayısıyla Kuran'da incilden ifadeler yer alması, yani jesusun havarilerinin esinlenmelerinin geçmesi, aslında son derece ironiktir.
mercanbal yazdı:fahat hıristiyanlık öncesi dinlerde namaz, ya da namaza benzer ibatet olabilir. budüzm, taoizm, mecusilik, bu 124 bin dinin kalıntıları olabilir.
Onlarda kalıntı yok da, arap dininde alıntı var desek daha yerinde olacak, zira mantıki sıralaması bu şekilde oluyor.
mercanbal yazdı:yeni bir din gelmesi için bir öncekinin yüzde yüz yeryüzünden silinmesi gerekmez. en azındal allah cc. gerek görmemiş demektir. islamiyet gelmeden önce hıristiyanlık, yahudilik tamamen yeryüzünden silinmiş değildi."bazı yanlışlar tüm doğruları götürür" prensibi gereği yahudilikte hahamlar, hıristiyanlıkta papazlar kendilerini haşa allah ın yerine koyup günah bağışlamaya başlayınca o dinler tedavülden kaldırılmış, islamiyet gelmiştir. islamiyet de aynı akibvete uğrayacak olursa dünyanın sonu gelmiş demektir.
Farklı dinlerin kaynakları da elbette ki farklı olacak, bu onların bozulduklarını değil, farklı olduklarını gösterir. İslam'da bu dinlere benzer yönler olması ise ancak islam'ın oluşumunda bu dinlerinde etkisi olduğunu gösterir, tersini değil. Bize göre hepsi masal elbette, ancak işin diğer bir ironik noktasıda şu, kendi dininizin kitabının ilk yazılan orjinal kaynakları bile ortada yok, bunu sorgulamak yerine elalemin dinleriyle uğraşıyorsunuz.

Kullanıcı avatarı
Yek
Üye
Mesajlar: 86
Kayıt: 28 Şub 2014, 10:06
Felsefe: Ateizm
Konum: Türkiye değil

Re: Putperest İbadetleri

Mesaj gönderen Yek » 03 Mar 2014, 09:48

demirefe yazdı:Ben konuya şöyle bir katkıda bulunayım: Örneğin islam tek tanrılı din olduğu ve diğer dinlerin çok tanrılı din olduklarını iddia eder. Hiç böyle bir şey yoktur. Tüm dinler bir en büyük en güçlü en üst tanrı yaratmışlar ve alt tanrı kadroları açmışlar, daha küçük tanrıları bu alt kadrolara yerleştirmişlerdir. İslam ise tek en güçlü tanrı inancına dokunmamış, alt tanrıları emekliye sevketmiştir sadece. Onları yok etmemiştir ama. Onlar işsiz kalmasınlar diye onları melek kadrosuna almıştır.
Ben de ''şöyle'' bir katkıda bulunayım: Kendisinden önceki pagan inançların revize edilmiş halinden gayrısı olmayan Hristiyanlık, bahsolunan bu Tanrıları alt kadrolara yerleştirmemiş, onları direk Şeytan ilan etmiştir(hatta Kilise, zamanla o kadar çok Şeytan türetmiştir ki, işin içerisinden kendisi dahi çıkamaz hale gelmiştir).
En basitinden, ''Muhammed'' adından çekilen sözde Şeytan Baphomet, aslında bir devrin mitolojik Tanrısı Pan'dan başkası değildir.
Keza Kilise'nin pek meşhur sözde Şeytanlarından Lucifer, Roma Mitolojisi'nde ışık getiren Tanrı'nın ta kendisidir.
Yine Baalzebub, Baal, Leviathan... gibi, bir devrin mitolojilerinin, her birisi, evrenin pozitif veya negatif enerji kapılarını tuttukları düşünülen ve Tevrat'ta İsrailoğulları'nın tapınmasının yasaklandığı Tanrı/spirit/antite formları da, bunların onlarcası gibi Şeytanlaştırılmıştır.
Hatta teslis inancının arkaik formlarına, Nors(İskandinav), Türk, Elder Mısır ve Sümer mitolojilerinde de rastlamak mümkündür.

Düşmüş/Düşen Melekler(Falling/Dark Angles) ise apayrı bir konudur ve adından da anlaşılacağı üzere Tanrıları değil; Melekleri kapsar.

İslam ise, bunları Şeytan ilan etmemiş, bütünüyle reddetmiştir.
Tevrat-İncil-Arap Paganizmi-Sami Kültürü-İbrani söylenceleri melezi bir ''kutsal'' kitaba sahip İslam'ın, Melek formları, Kur'an'ın, usul, itikat ve amel konseptlerinde daha ziyade Tevrat'a çekmesinin yanında, ilginçtir, aslında Hristiyan inancından aparmadır(Gabriel-Cebrail, Samael-Azazel gibi).

Bunları ve bunlar gibi nicelerini, açılmasını talep ettiğim ''Mitolojiler ve Dinler'' ana(ara da olur) başlığı altında anlatmayı tercih ederim.

Selam ve dua ile...
zeki yazdı:Bir defa Allahtan başka tanrı edinmek demek Allahın sahip olduğu vasıf ve sıfatların Allahtan başka varlıklara atfedilmesi, onlardan Allahtan ister gibi rızık beklemek, dua etmek, yardım beklemek gibi durumlarda oluşur. İslam Allahtan başka hiçbir varlığa kulluk yapmayı reddetmiştir. Bunun aksi kuranın hiçbir yerinde bulunmaz.Kuranda meleklerle ilgili olarak sadece ona kulluk ile yükümlü varlıklar olarak ifade edilir. “Göklerde bulunanlar, yerdeki canlılar ve bütün melekler, büyüklük taslamadan Allah'a secde ederler”.(nahl :49) ( nisa 172) Arş meselesine gelince İslamın temeli inanç yani iman üzerine oturur. İnsan sınırlı bir varlık olduğunu kabul ettiğnde kendi sınırını aşan meselelerde iman etmekle sorumludur. Buna kuranda muhkem yani mahiyeti bilinen konular ve müteşabih yani mahiyeti bilinmeyen konular olarak ifade edilir. Bir müslümanla Müslüman olmayanın birbirinden ayırt edende işte bu ölçüdür. “Üzerinde ondokuz (muhafız melek) vardır. Biz cehennemin işlerine bakmakla ancak melekleri görevlendirmişizdir. Onların sayısını da inkarcılar için sadece bir imtihan (vesilesi) yaptık ki, böylelikle, kendilerine kitap verilenler iyiden iyiye öğrensin, iman edenlerin imanını arttırsın; hem kendilerine kitap verilenler hem müminler şüpheye düşmesinler, kalplerinde hastalık bulunanlar ve kâfirler de: "Allah bu misalle ne demek istemiştir ki?" desinler. İşte Allah böylece, dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını, kendisinden başkası bilmez. Bu ise, insanlık için ancak bir öğüttür” (müddesir 30-31) İnsanın yaratılma amacının imtihan olduğunu kabul edersek ,arş konusu da müteşabih yani insanın sınırlarını aşan bir konudur ve insan sadece burada iman etmekle sorumludur. “Sana Kitab'ı indiren O'dur. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab'ın esasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler. Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek payeye erişenler ise: Ona inandık; hepsi Rabbimiz tarafındandır, derler. (Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar.” (ali İmran 7)
Sayın zeki...
''Kusura'' bakmayın ama bana burada, Muhammed konuşuyor gibi geliyor. Hem de fena halde.

Bir Tanrı düşünün ki, kendi varlığına dair elle tutulur hiçbir delil olmadığı halde, insanlardan kendisine inanmasını ve dahası tapınmasını istesin. Bunu da götürüp, ''imtihan'' gibi, ancak eşit şartlar altında yapıldığında bir anlamı olan bir ''şeye'' bağlasın. Her şeye kadir ''olduğu'' halde, kendi varlığını, bizzat yarattığı insana kabul ettiremesin ve bu işi de, sefil beşere havale etsin. Hatta beşer içerisinden de, hep, çevresinde tutulmayan, sorunlu olduğu düşünülen, davranış problemli tipleri seçsin. Üzerine bir de ''doğruluğu ispatlanamayan bu iddialara inanmayanlar aptaldır'' demeye getirsin.

Ayrıca bu konuyu anlayamayacak derecede ''sınırlı'' insan için aynı ''sınırlılık'', anlama konusunda da geçerli olmamalı mı?
zeki yazdı:Peygambere efendi demek ona yücelik katmak değil ona saygıyı ifade eder. O bu saygıyı Allahın elçisi olduğu için hak eder.
Kaynak?
Belge?
Delil?
İspat?
zeki yazdı:Padişahlar islamı yaşamıyorlardı ki savunulacakları bir tarafları olsun.onlar islamı kendi saltanatları için bir kılıf olarak kullanan kimselerdi.
Çok iddialı olmamış mı?
zeki yazdı:“Allahtan kaynaklı bir bilgi söz konusu olduğunda ve elçisi onu getirirken kendi hevasından konuşmadığında” demeyi kastediyorum.
''Sınırlı'' halinizle, bunun sağlamasını nasıl yapıyorsunuz?
zeki yazdı:Peygamber müşriklerle mücadele ederken Allah ve melekler çeşitli şekillerde peygambere yardım etmektedir bu kuranın bir çok yerinde mevcuttur.
Uhud'da olduğu gibi mi?
zeki yazdı:Son olarak şunu söyleyeyim her ne kadar ben bunları anlatsam da siz yine de “pirincin içerisinde taş bulmak için uğraşacaksınız biliyorum. Allah isteyene ona yaklaşana hidayet eder. vesselam
Pekiyi ne kadar yaklaşırsa yaklaşsın hidayet nasip etmedikleri ne oluyor?
''Yakılmak'' amacıyla mı yaratılmış bu arkadaşlar ve hidayet nasip edip rahatlıkla kurtarabileceklerinden bunu çok görmek, sizce mantıklı ve etik bir tavır mı?
mercanbal yazdı:en az 124 bin peygamber gelmiş geçmiştir.
İnsana dair bilinen en eski fosilin 45.000.000 yıllık olduğu düşünülürse(yanlış hatırlamıyorsam) ve KRALMAS'ın son derece üstünkörü hesabı göz önünde bulundurulursa, Tanrı, insanı uyarmak için belli ki epey beklemiş.
Haaa bir de... dinlerin, insanın yaşına yönelik iddiaları, bizzat bu ''bilgi'' üzerinden çürüyor.
mercanbal yazdı:"bazı yanlışlar tüm doğruları götürür" prensibi gereği yahudilikte hahamlar, hıristiyanlıkta papazlar kendilerini haşa allah ın yerine koyup günah bağışlamaya başlayınca o dinler tedavülden kaldırılmış, islamiyet gelmiştir. islamiyet de aynı akibvete uğrayacak olursa dünyanın sonu gelmiş demektir.
Buradan, ''Tanrı, olacağı bilmiyor'' sonucunu çıkarabilir miyiz?
El Late vel Uzza ve Menates Salisete Luhra,
Tilke Kavanikül ıla,
Ve innekel şefaate hünnel Turna.
OWNED! xD

Kuşkusuz o Kur'an, değerli bir elçinin sözüdür. (Tekvir-19)

Ego vos benedictio in nomine Satanus.
Dominus Inferus vobiscum. Et cum tuo...
Amen.

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 4 misafir