Müslümanlar neden yalancıdır? [İlgisiz İletiler]

Forumda gereksiz, ikinci kere açılmış, içeriksiz, lüzumsuz bulunan konuların taşınacağı yer.
demirefe
Üye
Mesajlar: 28
Kayıt: 25 Eyl 2012, 18:39
Felsefe: Diğer

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen demirefe » 30 Eki 2012, 15:11

kemalistcan yazdı:
demirefe yazdı:
Yani kullanan muhalif ekip, kullanılan muhammed.
Önce ganimetlerin beşte birini, sonrada hepsini cukka eden; her kadını elde etmeyi sağlayan; kendi adını her anıldığında, adının yanında bir sürü yağlama-yıkama(salavat)yapılmasını zorunlu kılan; her şeyin onun yüzü suyu hörmetine yaratıldığına inandırıp, yoluna anam-babam feda olsun dedittirecek kadar kendine bağlayan; karılarıyla, komşularıyla, çevresiyle olan ilişkilerine ve bireysel sorunlarının tümüne kuranı alet etmiş olan bu adam kullanıldıysa bile kullanılmanın bedelini misliyle almış görünüyor.

Bunun yanı sıra yukardakiler tekrar gözden geçirildiğinde pek de saf diyesim gelmiyor benim; saf olsaydı bir lokma bir hırka yaşatmasını da bilirlerdi onu...
"Rastlantının nedenleri vardır." Petronius

misafir
Üye
Mesajlar: 181
Kayıt: 13 Ağu 2012, 18:12
Felsefe: İslam

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen misafir » 24 Mar 2013, 22:01

SORU: Bir Müslüman nasıl Allah’ın varlığına ve birliğine şahitlik yapabilir? Ne Allah (c.c.) ne de Hz. Muhammed (s.a.s) duyu organları ile algılanmamaktadır. Öyle ise İslam dinine girişte yapılan şahadette ‘Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhü ve rasuluh’ta, bir Müslüman yalancı şahitlik yapmaktadır. Duyu organları ile algılamadığı şeylere tanıklık yapmaktadır.

Cevap: Doğru, görünüşte böyledir. Bir Müslüman Allah’ı ve peygamberi hiçbir duyu organı ile algılamadığı halde bunlara dair şahitlik yapmaktadır. Bu durumda yaptığı yalancı şahitliktir. Ama bu reel dünyada geçerlidir. Hayat sadece reel dünyadan ibaret değildir. İnsanın bir de manevi dünyası vardır. Reel dünyada şahitlik gözle ve gördükleri ile olur. Göz eşekte de vardır. Ama eşekliğini üzerinden almaz. Manevi dünyada ise şahitlik kalp gözü ile yapılır. Bu göz sadece insanda olur. Hayvanlarda olmaz. Buna sezgi de diyebiliriz. Kimse sezgiyi küçük görmesin. Bilim adamları buluşlarını gözlerine değil sezgilerine borçludurlar. Hayatımızı kolaylaştıran her teknolojik ürün insandaki bu yeti sayesinde bulunmuştur. Göz bunda başlıca rolü oynamamıştır. İşte bir Müslüman şahitliğini eşekte de olan baş gözü ile değil sadece insana ait olan kalp gözü ile manevi dünyada yapmaktadır. Dolayısıyla şahitliği manevi düzlemde geçerlidir. Allah’ın Kuran-ı Kerim’de pek çok ayette inançsızlar için söylediği, ‘onlar kördürler’ ifadesi, bu kalp gözü ile ilgilidir.

Kalp gözünün açılması ise hidayetle olur. Hidayet ise Allah’tandır. Allah kullarına hidayet vermeyi ise bazı şartlara bağlamıştır. Bunların hepsini bir kul olarak bilmemize imkân yoktur. Allah’ın ilminde saklıdırlar. Yalnız Allah’ın sevdiği şeylere yönelenlere, yasaklarından kaçınanlara hidayetinin ulaşabileceğini düşünebiliriz.


verilmiş bir cevap...
"Bütün dünyanın müslümanları Allah'ın son peygamberi Hz. Muhammed'in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli. Tüm müslümanlar Muhammed'i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli
M.Kemal Atatürk

Kullanıcı avatarı
Q_continuum
Admin
Mesajlar: 588
Kayıt: 16 Ağu 2011, 10:03
Felsefe: Ateizm

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen Q_continuum » 26 Mar 2013, 08:55

misafir yazdı:...Ama bu reel dünyada geçerlidir. Hayat sadece reel dünyadan ibaret değildir. İnsanın bir de manevi dünyası vardır. Reel dünyada şahitlik gözle ve gördükleri ile olur. Göz eşekte de vardır. Ama eşekliğini üzerinden almaz. Manevi dünyada ise şahitlik kalp gözü ile yapılır.
Peki kalbin bir duyu uzvu olduğunu sanmanız sizin ne oluşunuza delalet?
Bu göz sadece insanda olur. Hayvanlarda olmaz. Buna sezgi de diyebiliriz. Kimse sezgiyi küçük görmesin.
Sezgiden bahsedecekseniz, hayvanlarda bunun insanlardan kat kat üstün olduğu ortadadır. Hayvanlar tehlikeyi çok daha çabuk sezerler. Sezgi aslında beş duyunun bilinçaltından çok çabuk işlenmesidir ve de evrimsel bir özelliktir.
Bilim adamları buluşlarını gözlerine değil sezgilerine borçludurlar. Hayatımızı kolaylaştıran her teknolojik ürün insandaki bu yeti sayesinde bulunmuştur. Göz bunda başlıca rolü oynamamıştır.
Cehaletiniz GÖZ KAMAŞTIRICI! Sezgi denilenin klinik testlerde 5 duyunun bilinçaltında işlenmesi olduğu kanıtlanmıştır.
İşte bir Müslüman şahitliğini eşekte de olan baş gözü ile değil sadece insana ait olan kalp gözü ile manevi dünyada yapmaktadır. Dolayısıyla şahitliği manevi düzlemde geçerlidir. Allah’ın Kuran-ı Kerim’de pek çok ayette inançsızlar için söylediği, ‘onlar kördürler’ ifadesi, bu kalp gözü ile ilgilidir.
İşte bu yüzden bir müslümanın şahitliği bir eşeğinkinden bil değersizdir, çünkü FANTEZİ ürünüdür!
Kalp gözünün açılması ise hidayetle olur.
Kalp bir pompadır, duyu organı DEĞİL!
Hidayet ise Allah’tandır. Allah kullarına hidayet vermeyi ise bazı şartlara bağlamıştır. Bunların hepsini bir kul olarak bilmemize imkân yoktur.
Ama biliyormuş gibi ahkam kesmeye devam ediyorsun, ya biliyorsun ya da bilmiyorsun, kıvırtma!
Allah’ın ilminde saklıdırlar. Yalnız Allah’ın sevdiği şeylere yönelenlere, yasaklarından kaçınanlara hidayetinin ulaşabileceğini düşünebiliriz.
Yine biliyormuş gibi yapıp sallıyorsun. Her lafınız yalanken, şahitliğiniz mi doğru olacak?!!!
"Bağnazın zihni gözbebeği gibidir. İçine ne kadar çok ışık tuttarsanız o kadar çok daralır", Oliver Wendell Holmes, [1841-1935].

demirefe
Üye
Mesajlar: 28
Kayıt: 25 Eyl 2012, 18:39
Felsefe: Diğer

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen demirefe » 31 Mar 2013, 17:13

misafir yazdı:Bilim adamları buluşlarını gözlerine değil sezgilerine borçludurlar.
"Yalan söylemiyoruz" diye savunu yaparken yeni bir yalan daha söylemişsiniz. Hiç kusura bakmayın, bilmeyerek yapılan hatalara yanlış adı verilir. Ama gerçeği çarpıtarak sunmaya çalışmanın adı açıkça yalandır. Bu tanımı biz yapmadık. Yalan tanımı evrensel olarak böyledir.

Bilim sezgiye dayalı asla olmamıştır, olmayacaktır. Böyle bir iddia söz konusu bile edilemez. Eğer sezgisel bir öneri olursa da, bu mutlaka gözlemle doğrulanmalıdır. Yoksa bilim içinde yer alamaz.

Bilim en başta gözleme dayanır. Sonra deneye. Deney de gözlemlenerek yapıldığına göre, yine gözleme devam edilmektedir. Ama tek farkı kontrollü bir ortamda gözlem tekrarlanmakadır.

Deney yoluyla tekrarlanan gözlem, tüm bağımsız deneylerde bilimcilerce tekrarlanıp onaylandığında doğa yasası haline gelir. Bilim böyle çalışır.

Siz bilimden değil, kendi kafanızdaki bir "ilim" çarpık anlayışından bahsediyorsunuz. Bilimin sizin ilimizle kilimizle uğraşacak hali yok. Bilim gerçeklerle ilgilenir. Zihin çarpıtmaları ve halisünasyonlarla siz "ilim"iniz ile ilgilenebilirsiniz. Bu bilimi hiç ama hiç alakadar etmez.

İtham eder biçimde konuşmamın tek nedeni bilime iftira atılmış olması. Bilimi savunmak adına bu üsluba mecburum. Bilimi keyfinize, dogmanıza, uydurulmuş efsanelerinize maalesef alet edemezsiniz. Buna şiddetle karşı durmak, fikri hür vicdanı hür her aydın insanın insanlık görevidir.
"Rastlantının nedenleri vardır." Petronius

Kullanıcı avatarı
Q_continuum
Admin
Mesajlar: 588
Kayıt: 16 Ağu 2011, 10:03
Felsefe: Ateizm

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen Q_continuum » 15 Haz 2013, 20:20

Bu şerefsizlerin soludukları hava bile yalan!
"Bağnazın zihni gözbebeği gibidir. İçine ne kadar çok ışık tuttarsanız o kadar çok daralır", Oliver Wendell Holmes, [1841-1935].

mercanbal

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen mercanbal » 27 Şub 2014, 11:41

SORU: Bir Müslüman nasıl Allah’ın varlığına ve birliğine şahitlik yapabilir? Ne Allah (c.c.) ne de Hz. Muhammed (s.a.s) duyu organları ile algılanmamaktadır. Öyle ise İslam dinine girişte yapılan şahadette ‘Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhü ve rasuluh’ta, bir Müslüman yalancı şahitlik yapmaktadır. Duyu organları ile algılamadığı şeylere tanıklık yapmaktadır.
CEVAP: aynı şey insan aklı için de geçerli.
Hiçbir insan aklının varlığını duyu organları ile gösteremez. Bu durumda akıllı olduğunu iddia eden insan yalan mı söylüyor?..sevdiğini söyleyen insan duyu organları ile bunu ispat edemez. Sevdiğini söyleyen insan yalan mı söylüyor?
"Eğer aklınızı kullanabiliyorsanız, O, doğunun da, batının da ve bunlar arasında olan herşeyin de Rabbidir" dedi (Musa). (Şuara Suresi, 28)

Kullanıcı avatarı
KRALMAS
Admin
Mesajlar: 937
Kayıt: 11 Ağu 2011, 21:44
Felsefe: Ateizm

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen KRALMAS » 28 Şub 2014, 00:59

mercanbal yazdı:SORU: Bir Müslüman nasıl Allah’ın varlığına ve birliğine şahitlik yapabilir? Ne Allah (c.c.) ne de Hz. Muhammed (s.a.s) duyu organları ile algılanmamaktadır. Öyle ise İslam dinine girişte yapılan şahadette ‘Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhü ve rasuluh’ta, bir Müslüman yalancı şahitlik yapmaktadır. Duyu organları ile algılamadığı şeylere tanıklık yapmaktadır.
CEVAP: aynı şey insan aklı için de geçerli.
Hiçbir insan aklının varlığını duyu organları ile gösteremez. Bu durumda akıllı olduğunu iddia eden insan yalan mı söylüyor?..sevdiğini söyleyen insan duyu organları ile bunu ispat edemez. Sevdiğini söyleyen insan yalan mı söylüyor?
"Eğer aklınızı kullanabiliyorsanız, O, doğunun da, batının da ve bunlar arasında olan herşeyin de Rabbidir" dedi (Musa). (Şuara Suresi, 28)
Bundan 200 yıl önce ortaya atılan saçma argümanları, 21. yy'da hala tekerleme gibi tekrar ediyor olmanız son derece gülünç. Herşeyin var olup-olmadığını, sadece sahip olduğumuz biyolojik duyuların sınırlarıyla gözlemlememiz elbette ki mümkün değil. Ancak duyularımızın algı seviyesinde gözlem yapabilmemizi sağlayan araçlar da yaratabilmekteyiz. Mesala gözümüzün algılayamadığı miro-canlıları, hücreleri, atomları, radyo dalgalarını vb.., kulaklarımızın algılamadığı çeşitli ses frekanslarını vb.. yarattığımız çeşitli araçlarla gözlemleyebiliyoruz. Yazıda bahsettiğiniza Akıl, beynin idrak etme ve düşünme kabileyetine (yani beynin kendisine), aşk ise üreme hormonları salgılayan karşı cinse yakınlaşma arzusuna, insanların verdiği isimdir. Ve çeşitli araçlarla bunları gözlemlemek, çalışma şeklini anlamak, yönlendirmek ve kanıtlamak mümkündür. Ama aynı şeyi allah denilen Arap tanrısı için söylemek mümkün değildir, zira kendisi içinde yaşadığımız evrende var olması mümkün olmayan hayali bir karakter olmasının yanında, varlığı insan duyularını bırakın, sahip olduğumuz hiç bir araç ile gözlemlenememktedir.

Elimizde ki bilimsel veriler bize, yaşadığımız evrenin sürekli değişime uğrayan enerjiden ibaret olduğunu gösteriyor ve bu da evrende allahınızın var olmak için ihtiyaç duyduğu yokluk/hiçlik (yoktan var olmak), sonsuzluk/mükemmellik (değişmezlik) gibi hayali kavramlara yer olmadığını gösteriyor. Hayali kavram diyorum çünkü, eğer enerji her yerde ise ve hiç bir şey yok olmuyor (enerji ve maddenin birbirine dönüşümü yok olmak değildir) ise, yokluktan bahsedilemez, eğer hiç bir şey aynı kalamıyor ise de mükemmellikten veya sonsuzluktan bahsedilemez.

mercanbal

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen mercanbal » 28 Şub 2014, 15:08

Allah denilen arap tanrısı????...
eğer allah yoksa haşa olmayan allah oladığı halde arabın tanrısı nasıl oluyor?...
akıl beynin kendisi de nasıl oluyor? Öyle olsaydı hayvanlarda da akıl olmalıydı.
Aşk karşı cinse yaklama arzusuna insanın verdiği bir isim olabilir. Sorun ol değil, aşkı duyu organlarımızla metre, kilo vs ile ölçebiliyor muyuz? Mikroskopla inceleyebliyr muyuz, soru bu.
Elimizdeki bilgi seviyesi yüz sene sonraki bilgi seviyesinin yüzde beşi, bin sene sonraki bilgi seviyesinin binde beşi kadardır. Şu anki bilgi seviyesinin yüz katına ulaşıldığında bilim yine aynı şeyi söyleyecek midir. Bundan üçyüz sene önce bilim elektrondan bahsediyor muydu? Bilim elektrondan bahsetmiyor diye elektorn yok muydu?
Maddenin enerjiye, enerjini maddeye dönüştüğü doğrudur fakat bu ve bu da evrende allahın var olmadığını göstermez. Çünkü allah var olmak için yokluk/hiçlik (yoktan var olmak), sonsuzluk/mükemmellik (değişmezlik) gibi kavramlara ihtiyaç dutmaz. Üzerinde yaşadığımız evrenin sürekli değişime uğrayan enerjiden ibaret olması da allah ın olmadığını göstermez. Hiçbir şeyin yok olmaması da allah ın olmadığını göstermez.. bilim allah vardır demez, ancak allah yoktur da demez. “şu ana kadar allah ın varlığıını gösteremedik” der. Ya da öyle söylemesi gerekir. Sanki bilim son noktaya gelmiş, artık bilinmeyen hiç bir şey kalmamış, ve allah ile ilgili en ufak bir bilgie varılamkş gibi iddialar iddiadan ibarettir.

Kullanıcı avatarı
Q_continuum
Admin
Mesajlar: 588
Kayıt: 16 Ağu 2011, 10:03
Felsefe: Ateizm

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen Q_continuum » 28 Şub 2014, 20:31

mercanbal yazdı:Allah denilen arap tanrısı????...
eğer allah yoksa haşa olmayan allah oladığı halde arabın tanrısı nasıl oluyor?...
Bir fanteziye birileri isim taktı diye gerçek OLMUYOR!!! Yok zeka özürlü lafınıza göre sırf isim takıldığı için tek boynuzlu uçan atların da var olması gerekirdi!!!!!!
akıl beynin kendisi de nasıl oluyor?
Biyoloji konusunda CEHALETİNİZ sizin sorununuz!!!!!
Öyle olsaydı hayvanlarda da akıl olmalıydı.
Hayvanlarda da akıl VAR, bunun kanıtlayan sayısız gözlem ve deney mevcut. Bu iddianızı yapan birisinden daha akıllı bir hayvana rastlamanın böylece pek imkansız olmayacağı da gerçek dahilinde olduğu anlaşılıyor.
Aşk karşı cinse yaklama arzusuna insanın verdiği bir isim olabilir. Sorun ol değil, aşkı duyu organlarımızla metre, kilo vs ile ölçebiliyor muyuz? Mikroskopla inceleyebliyr muyuz, soru bu.
Yine kendi CEHALETİNİZİ referans göstererek delilsiz sallama bir iddianın doğru olduğunu iddia etmeye kalkıyorsunuz!!!! Herşey yapısına özgü birimlerle ölçülür, nasıl ki mesafe kiloyla ölçülemediği gibi!!!! Sizin sınırlı , hatta lafınıza bakılırsa hiç olmayan ölçüm bilginizle bazı şeyler ölçülemiyor diye, bunların yaratıcısı var demek DEĞİLDİR!!!!! Kaldı ki BÜTÜN duyularımız GÖZLEMLENEBİLİYOR. Hangi mağrada yaşıyorsanız, fonksiyonel MRI diye bir cihazla duygusal tepkiler ölçülüp karşılaştırılabiliyor bile!!!!
Elimizdeki bilgi seviyesi yüz sene sonraki bilgi seviyesinin yüzde beşi, bin sene sonraki bilgi seviyesinin binde beşi kadardır. Şu anki bilgi seviyesinin yüz katına ulaşıldığında bilim yine aynı şeyi söyleyecek midir.
Bilimde yanlış bir nokta olduğu zaman yine bilimin sorgulama tekniğiyle ortaya konulur ve hata düzeltilir. Bilimde son 50 yılda devrim niteliğinde çok nadir olay vardır, ki onlar da bilimin evrimsel yapısıyla çelişmez. Bilimin bugün ne diyip bin yıl sonra ne diyeceğiyle, fantezi bir yaratıcın var olup olmadığı arasında bir bağ kuramazsınız. Artan TÜM bilimsel veriler arasında fantezi yaratıcının varlığına dair en ufak delil yoktur.
Bundan üçyüz sene önce bilim elektrondan bahsediyor muydu? Bilim elektrondan bahsetmiyor diye elektorn yok muydu?
Ne olduğunu ve gözlemlemeyi bilmemek, her tür amaç ve niyet açısından var olup olmaması arasında fark yoktur. Bilmediğimizi BİLEMEYİZ! Öğrendikten sonra, şyle veya böyle bir şey varmış deriz!!! Daha önce FANTEZİ bir şeyin var olduğuna inanıp durmayız!
Maddenin enerjiye, enerjini maddeye dönüştüğü doğrudur fakat bu ve bu da evrende allahın var olmadığını göstermez.
Var olduğunu HİÇ kanıtlamaz!!!! Negatifler KANITLANAMAZ!!!!! Bu yine tek boynuzlu uçan at örneğine döner, var olmadığını kanıtlayabilir misiniz????? Ancak mevcut at örneklerinden böyle bir canlının var olamayacağı kanısı kuvvetlidir, olmadığına kanıt değildir, ama aklı başında kimse var olduklarına inanmaz!
Çünkü allah var olmak için yokluk/hiçlik (yoktan var olmak), sonsuzluk/mükemmellik (değişmezlik) gibi kavramlara ihtiyaç dutmaz.
Bu nasıl bir ukalalıktır? Bu bilgiye NEREDEN sahip olduğunuzu iddia edebilirsiniz? Yaptığınız bilgi olmayan bir konuda bilgi iddiasında bulunmak, yani ŞARLATANLIK!!!!
Üzerinde yaşadığımız evrenin sürekli değişime uğrayan enerjiden ibaret olması da allah ın olmadığını göstermez.
Üzerinde mi? Kaplumbağanın taşıdığı tepsi gibi mi? :))) Daha önce dediğim gibi HİÇBİR NEGATİF KANITLANAMAZ, ancak delil yokluğu olmadığına büyük olasılıktır.

Hiçbir şeyin yok olmaması da allah ın olmadığını göstermez.. bilim allah vardır demez, ancak allah yoktur da demez.
Hala aynı zırvalama. Bunların hiçbiri tek boynuzlu uçan atın olmadığını da göstermez, ee???
Bilimde GÖZLEM esastır, gözlemlenemeyene bir isim takmak adetinde değildir bilim. Bilim fantezi değildir!!!!
“şu ana kadar allah ın varlığıını gösteremedik” der.
Hayır, gösteremedik demez, ilgilenmez bile! Bilimsel gözlemler arasında fanteziye yer YOKTUR! Ancak tüm gözlemler arasında açıklanamaz bir iradeye rastlanıp rastlanmadığı sorusunun cevabı HAYIRDIR!
Ya da öyle söylemesi gerekir. Sanki bilim son noktaya gelmiş, artık bilinmeyen hiç bir şey kalmamış, ve allah ile ilgili en ufak bir bilgie varılamkş gibi iddialar iddiadan ibarettir.
Hiçbir bilim insanı bilimin son nokta olduğunu iddia etmez, oysa bu cüreti sizin gibiler inanç konusunda rahatlıkla gösterirler. Bilimde iddialar sallama değil, gözlemleri açıklamayı amaçlayan hipotezlerdir, bunlar doğrudan veya dolaylı yollarla test edilir ve çürütülemezse, kuram olurlar ve doğruya en yakın açıklama sayılırlar.
Daha fazla zırvalamadan Bilimsel Metodu öğrenmenizi tavsiye ederim!
Ayrıca forum kuralları arasında göreceğiniz üzere, bir iddiada bulunuyorsanız, fikrinizi neyin değiştirebileceğini de açıklamak zorundasınız, yoksa burada herşeye cevap olarak allah yaptı diyerek insanlara vakit kaybettiremezsiniz. Bu zihinsel alıştırmayı yaparsanız takıntılarınızın cehaletinizden kaynaklandığını görebilirsiniz. Yani sırf siz bilmiyorsunuz diye bir şeyin cevabı yok değildir, ve bir şeyin henüz cevabı yok diye otomatik cevap allah değildir.
"Bağnazın zihni gözbebeği gibidir. İçine ne kadar çok ışık tuttarsanız o kadar çok daralır", Oliver Wendell Holmes, [1841-1935].

Kullanıcı avatarı
KRALMAS
Admin
Mesajlar: 937
Kayıt: 11 Ağu 2011, 21:44
Felsefe: Ateizm

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen KRALMAS » 28 Şub 2014, 20:36

mercanbal yazdı:Allah denilen arap tanrısı????...
eğer allah yoksa haşa olmayan allah oladığı halde arabın tanrısı nasıl oluyor?...
Şöyle oluyor. Günümüzde kayıtlara geçmiş olan yaklaşık 4300 çeşit din ve tanrı inanışı olduğu düşünülmektedir. Bu inanışlar belli bölgelerde ortaya çıktığından, yörenin adıyla anılmaktadırlar. Bu tanrılara örnek olarak, sümer tanrıları (horus), mısır tanrıları (ra), yunan tanrıları (zeus), kızıl derili tanrıları (ulu cuvcuv), yahudi tanrıları (yahve), hristiyan tanrıları (jesus), hindu tanrıları (brahma) vb.. verilebilir, arap kökenli bir bölgede türetilmiş olmasından ötürü, bilimsel açıdan allah'da, bölgesel sıfatıyla arap tanrılarından (Bkz: lat, menat, uzza vb..) birisi veya kısaca arap tanrısı adıyla anılabilmektedir. Burada seni şaşırtan nedir acaba?
mercanbal yazdı:akıl beynin kendisi de nasıl oluyor? Öyle olsaydı hayvanlarda da akıl olmalıydı.
Zaten hayvanlarda da akıl vardır, bu sayede çevrelerinde olup bitenleri idrak edebilir, yeni şeyler öğrenebilir ve kendilerini geliştirebilirler, kendi türleri ile iletişim de kurabilirler, bu bilimsel bir gerçektir. Tabii ki her canlının akıl seviyesi aynı değildir, akıl seviyeleri genelde beynin büyüklüğü ve ne kadarının kullanılabildiğine göre değişiklik gösterebilmektedir. akıl seviyeleri insanlara yakın olan hayvanlara, karga ve yunus balığı örnek verilebilir.
mercanbal yazdı:Aşk karşı cinse yaklama arzusuna insanın verdiği bir isim olabilir. Sorun ol değil, aşkı duyu organlarımızla metre, kilo vs ile ölçebiliyor muyuz? Mikroskopla inceleyebliyr muyuz, soru bu.
Aşk'tan kastın eğer karşı cins ile birleşme arzusu ise, bunu vucutta salgılanan hormon seviyesi ile ölçmek ve hatta çeşitli ilaçlarla yönlendirmek elbette ki mümkündür. Sevgi ise de, sevilen kişi veya obje görüş alanına girildiğinde, beyin dalgaları ölçülerek gözlemlenebilmektedir. Hatta konuyu daha da pekiştirmesi açısından, sevgi gibi insanlar tarafından tanımlanan duygulara, beyin hasarı veya psikolojik sorunlar sebebiyle sahip olmayan insanlar (Bkz: sosyopatlık) örnek olarak verilebilir.
mercanbal yazdı:Elimizdeki bilgi seviyesi yüz sene sonraki bilgi seviyesinin yüzde beşi, bin sene sonraki bilgi seviyesinin binde beşi kadardır. Şu anki bilgi seviyesinin yüz katına ulaşıldığında bilim yine aynı şeyi söyleyecek midir.
Bilimde bir şeyin var olduğuna dair, hiç bir şekilde gözlem yapılamıyorsa veya olasılıklar dahilinde eldeki verilerle muhtemelde olsa tutarlı olabileceği düşünülmüyorsa, o şeyin üzerinde durmanın da anlamı yoktur.
mercanbal yazdı:Bundan üçyüz sene önce bilim elektrondan bahsediyor muydu? Bilim elektrondan bahsetmiyor diye elektorn yok muydu?
Elektronun keşfi 1800lü yılların sonunda gerçekleştirilmiştir, yani bahsedildiğini söyleyebiliriz, ama tabii ondan önce elbetteki varlığından kimsenin haberi yoktu. Bu elbette henüz gözlemi yapılmamış olan bir maddenin veya gözlemleyebildiğimizden daha ufak objelerin keşfinin yapılamayacağı veya var olmadığı anlamına gelmez. Ancak allah isimli arap tanrısının var olması, eldeki verilere göre olasılıklar dahilinde bile değildir, dolayısıyla da malesef mümkün değildir.
mercanbal yazdı:Maddenin enerjiye, enerjini maddeye dönüştüğü doğrudur fakat bu ve bu da evrende allahın var olmadığını göstermez. Çünkü allah var olmak için yokluk/hiçlik (yoktan var olmak), sonsuzluk/mükemmellik (değişmezlik) gibi kavramlara ihtiyaç dutmaz.
Eğer aynı allahtan bahsetmiyorsak, yanlışım varsa lütfen düzelt. Allah isimli arap tanrısı, arap mitlerine göre, başlangıçsız bir şekilde sonsuzdan gelmekte, ölümsüz/sonsuz bir yaşama sahip ve mükemmel/eksiksiz özelliklere sahip, asla değişeme uğramayan bir varlığı temsil etmekte ve bu arap tanrısı aynı zamanda yokluk adı verilen hayali mekandan, varlıklar oluşturabilmektedir. Bu mitlere göre, basbayağıda allahın bu kavramlara ihtiyacı vardır diyebiliriz.
mercanbal yazdı:Maddenin enerjiye, enerjini maddeye dönüştüğü doğrudur fakat bu ve bu da evrende allahın var olmadığını göstermez. Üzerinde yaşadığımız evrenin sürekli değişime uğrayan enerjiden ibaret olması da allah ın olmadığını göstermez. Hiçbir şeyin yok olmaması da allah ın olmadığını göstermez..
Açık bir şekilde gösteriyor ama, yinede buyur sen söyle, bu allahın var olmadığını anlaman için ne görmen gerekiyor?
mercanbal yazdı:bilim allah vardır demez, ancak allah yoktur da demez. “şu ana kadar allah ın varlığıını gösteremedik” der. Ya da öyle söylemesi gerekir. Sanki bilim son noktaya gelmiş, artık bilinmeyen hiç bir şey kalmamış, ve allah ile ilgili en ufak bir bilgie varılamkş gibi iddialar iddiadan ibarettir.
Bir şeyin var olmadığı, eldeki verilerle tutarsızlık göstermesi durumunda, kolayca anlaşılabilir. Ancak elde veri yoksa, varlığı iddia eden kişinin, tutarlı verileri sunarak, iddiasını kanıtlaması beklenir, bu iddia sahibinin yükümlülüğündedir. Bilimin delilerin kuyulara attıkları taşları toplamak gibi bir yükümlülüğü yoktur.

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 4 misafir