Zâriyât -56

Bu forum altında yalnızca Kuran Sureleri irdelenecektir. Konu başlıkları yalnız Surenin adıyla açılabilir (ör: Bakara Suresi). Farklı konularda açılan başlıklar veya başlığın konusuyla ilgisiz ve konudan uzaklaştıran iletiler silinecektir. Tartışmak istediğiniz ayetler için de Sure ismiyle başlık açınız. Bir Surenin ayetlerini sürekli o Surenin başlığı altında tartışınız.
Cevapla
Kullanıcı avatarı
pergel
Admin
Mesajlar: 65
Kayıt: 23 Şub 2012, 14:40

Zâriyât -56

Mesaj gönderen pergel » 03 Eyl 2015, 21:05

"Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım"

Buyrun buradan...
Allah cinleri ve insanları bir amaç için yaratmış. Nedir o amaç? Kendisine kulluk etmeleri.
Demek ki Allah'ın kulluk edilmeye ihtiyacı var. Çünkü cinleri ve insanları yaratmadaki amacını açıklıyor; kendisine kulluk etmeleri.
Böyle bir şeye ihtiyaç duymasaydı, o halde bu amaç için yaratmazdı. Ancak açıkça belirtiyor; "bana kulluk etsinler diye..."

Hiçbir şeye ihtiyacı olmadığı iddia edilen bir orta çağ tanrısı... İhtiyaçlarını kendisi itiraf ediyor...

İhtiyaçları olan bir varlığa (Allah, her şeyi yaratan, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, vs.) tanrılık atfedilebilir mi?

white_flag
Yeni Üye
Mesajlar: 2
Kayıt: 02 Eki 2015, 11:51
Felsefe: İslam

Re: Zâriyât -56

Mesaj gönderen white_flag » 03 Eki 2015, 08:49

Öncelikle selamlar,

"Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım" ayetinden "Muhtaç" yada "İhtiyaç" anlamını çıkarmak, sadece öyle olmasını uman bir kişinin ulaşacağı sonuçtur. Zira "Yaratmak" ve "Muhtaç Olmak" durumu birbirinden oldukça tezattır. Burada vurgulanmak istenen asıl durum "Allah, Allah'tan başka nesneleri şerik sayan (Tanrı kabul eden) insanları ve cinleri azarlayarak "Ben onları başkalarına kulluk etsinler diye değil, Bana ibadet etsinler diye yarattım." diyor. Basit bir örnek vermek gerekirse, iş hayatımızda o kadar çalışır çabalarız ama teşekkür bize değilde bir başkasına gittiğinde, "işi yapan biziz ama teşekkürü onlar alıyor" diye eminim çoğumuz serzenişte bulunmuşuzdur :)

Bütün kâinatı yarattığı halde onlardan sadece ikisinin (İnsan ve cinlerin) ele alınmasının sebebi şudur; Kâinattaki bütün varlıklar Allah'a itaat ve ibadet içindedirler. Fakat irade ve tercih hakkı insanlarla cinlere verilmiştir. Öyleyse, bunların başka nesnelere (Put, İnek, Buzağı vs) yönelip şirk koşmalarını önlemek gerekir.

Yüce Allah, ibadete yada kulluğa muhtaç durumda olsa, İnsan gibi nefs-i istekleri olan bir varlık yerine, yine yarattığı diğer kulları olan melekler gibi nefs-i ihtiyaçları olmayan varlıklarla kainatı doldururdu. Burada amaç kulluk edilmesine muhtaç olmak değil, kurtuluş yolunun sadece Allah'a kulluk etmek olduğunu göstermektir. Zaten buna ihtiyaç duyan bir yaratıcı olsaydı emin ol bu ihtiyacını bu düzende karşılayamazdı :)

Kullanıcı avatarı
pergel
Admin
Mesajlar: 65
Kayıt: 23 Şub 2012, 14:40

Re: Zâriyât -56

Mesaj gönderen pergel » 22 Eki 2015, 14:19

Bozuk (çalışmayan) saatin günde iki defa doğru zamanı göstermesi gibi, düşünmeyi bile günah sayan ve düşündükleri için cehennemde yakılabilecekleri ihtimali karşısında titreyen müslümanlar da bazen farkında olmadan (belki de istemeden) doğru cümleyi kurarlar: "Yaratmak ve Muhtaç Olmak durumu birbirinden oldukça tezattır." Kesinlikle doğru bir söz. Hatta "oldukça" değil, "tamamen" demek belki daha doğrudur.

Yine de Allah'ın tapılmaya ihtiyaç duymadığı halde, kendisine tapsınlar diye varlıklar yarattığını kabul edelim. Saçma (mantığa aykırı) ama, böyle olsun. Mesela hiç ihtiyacım olmadığı, bana faydası dokunmayacağı, umurumda olmayan, işime yaramayacak bir "ayakkabıların altına sakız yapıştırma fabrikası" yaptırmam gibi bir şey... Olsun, yaptırdım diyelim, yaptıramam mı? O halde Allah da lüzumsuz yere, ihtiyacı olmadığı halde kendisine tapacak varlıklar yarattı diyelim...

Peki, bir tanrı, neden kendisine tapmaları amacıyla varlıklar yaratır ve yarattıklarından bazılarının kendisine tapmaması karşısında neden öfkeye kapılır? Öfkeye kapıldığını nereden mi anlıyoruz? Çünkü kendisine tapmaları için varlıklar yarattığını söylüyor ve tapmayanlar için öngördüğü cezalar, bir insan yapsa ömür boyu tımarhaneden çıkartılmayacak kadar korkunç, sadistçe ve kabul edilemez nitelikte.

Bu tanrının her şeye gücü yetiyor da, kendisine tapmayı reddeden varlıkları neden yaratıyor? Bilerek, bir amaç için mi yapıyor? Peki o halde ceza niye? Neden öfkeleniyor?

"Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım" cümlesi, neresinden tutarsan orasından elinde kalan bir cümledir. Yaratacak kadar gücü olanın, kendisi için bir şey yaratması, yarattığı o şeye ihtiyaç duyduğunu gösterir. Yaratabilse ama yaratmasa, o zaman anlarım. "Bir şey yaratmaya ihtiyacı olmadığı için yaratmıyor, ama istese yaratabilir" derim. Oysa o yaratmış. Üstelik yaratma amacını da apaçık beyan etmiş. Daha "Allahı kurtarmak" uğruna güçsüz ve mantıksız argümanlar üretmenin bir yararı yok. Allah bir hata yapmışsa siz aciz kullarının onu kurtarmaya gücü yetmez. Yok, hata yapmamışsa -ki öyle olmalı- o zaman onu kurtarma, sözünü evirip çevirme çabalarınız direkt olarak kendisine hakaret olur. Ama siz müslümanlar hep böylesiniz. Bir ayet üzerine düşünmek ve doğru sonuçlar çıkarsamak yerine, yetersiz ve aciz yorum ve ifadelerle o ayetten kendi anladığınızı çıkartıp kurtarmaya çalışıyorsunuz. İşte bunca tefsir, meal, hadis, Allah'ın yanlışını düzeltmeye çalışan onca müfessir bunun için var. 1500 yıldır debelenip duruyorlar ama nafile. İşte ayet orada duruyor: "Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım"

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir