Tanrı'ya nereden gidilir acaba? diye sordu Domuzcuk.

Tüm dinlerin masaya yatırıldığı ve geniş kapsamda incelendiği bölüm. Dikkat! Bu bölüm dini inancınızı zedeleyebilir ve direncinizi kırabilir.
DreiMalAli
Üye
Mesajlar: 38
Kayıt: 17 Eki 2011, 22:34
Felsefe: Ateizm

Re: Tanrı'ya nereden gidilir acaba? diye sordu Domuzcuk.

Mesaj gönderen DreiMalAli » 10 Haz 2012, 20:10

İçerisi epeyce karanlıktı ve her tarafa garip bir koku yayılmıştı.

“Hadi göster artık! Bay Tanrı nerede?” diye sordu Domuzcuk.

Piskopos ön tarafı gösterdi. Kirpicik ve Domuzcuk, ellerinden ve ayaklarından bir haça çivilenmiş o yarı çıplak adamı görünce donup kaldılar. Kafasında dikenli bir taç ve vücudunun her yerinde kan lekeleri vardı.

“Ufff!” dedi Kirpicik. “Çok fena acıtmıyor mu bu?”

“Tanrı efendimiz bize oğlu İsa’yı, bizim günahlarımızdan dolayı çarmıhta ölmesi için gönderdi.”diye açıkladı piskopos.

“Yazııık… Ama efendinin bunu yapmasına hiç gerek yoktu ki.” dedi Domuzcuk. “Kirpicik ve ben hep çok akıllı ve usluyduk.”

“Tanrı, İsa’nın kanı ile bizim günahlarımızı yıkayıp temizledi!” diye ekledi piskopos.

“Kan ile mi? Peehhhh!” dedi Domuzcuk.

“Ben de yıkanıp temizlenmek sabunla olur sanıyordum.” dedi Kirpicik hayretle.

Resim

DreiMalAli
Üye
Mesajlar: 38
Kayıt: 17 Eki 2011, 22:34
Felsefe: Ateizm

Re: Tanrı'ya nereden gidilir acaba? diye sordu Domuzcuk.

Mesaj gönderen DreiMalAli » 10 Haz 2012, 20:11

“Tanrı bize müjdeli bir haber de gönderdi. Eğer onun söylediklerine uyarsak cennet saadeti bizi bekliyor.” dedi piskopos.

“Hııı! Ama buradaki şu insanlar hiç de sevinçli görünmüyor.” diye aklından geçirdi Domuzcuk. “Hepsi canlı cenaze gibi duruyor.”

Hayır! Domuzcuk burada daha fazla kalmak istemezdi. Ama aniden hoşuna gidecek bir şey keşfetti: Bir sürü kurabiye. Ön tarafta, altından yapılmış büyükçe bir kasenin içinde duruyorlardı. Hala karnı aç olan Domuzcuk birkaç tane kurabiyeyi ağzına atıverdi.

Ama bu piskoposun hiç hoşuna gitmemişti. “Tanrı aşkına! Sen ne yapıyorsun orada?” diye bağırdı piskopos.

“Karnım guruldadığı için kurabiye yiyorum.” dedi Domuzcuk.

“Ama onlar kurabiye değil ki. Onlar efendimizin bedenidir.” diye kızdı piskopos. Çarmıhdaki adamı göstererek “Kendisini bizim için kurban eden İsa’nın etidir onlar.”

Oh! Aniden Domuzcuğun midesi bulanıverdi. Elma ve havuç yemeyi severdi, mantarı da. Ama yıllar önce ölmüş bir adamı... Asla! Aceleyle ağzındaki tuhaf kurabiyeleri tükürdü ve Kirpicik’in elini tuttu.

“Hemen gidelim buradan!” diye bağırdı. “Bunların hepsi yamyam! Efendileri Tanrı’nın oğlunu dahi yiyorlarsa küçük domuzlara ve küçük kirpilere kimbilir neler yaparlar...”

Resim

DreiMalAli
Üye
Mesajlar: 38
Kayıt: 17 Eki 2011, 22:34
Felsefe: Ateizm

Re: Tanrı'ya nereden gidilir acaba? diye sordu Domuzcuk.

Mesaj gönderen DreiMalAli » 10 Haz 2012, 20:11

Kiliseyi terkettikten sonra üçüncü eve uğrama hevesleri kalmamıştı aslında ama eksiklerinin ne olduğunu da mutlaka bulmak istiyorlardı. Nihayet bütün cesaretlerini toplayarak son bir deneme daha yapmaya karar verdiler.

Üçüncü evin önünde uzun sakallı bir adam duruyordu. Başına bağladığı bez, Kirpicik’e biraz büyükannesi Elfriede’yi hatırlatıyordu. Tabii büyükannesinin sakalı yoktu.

“Tanrı’ya nerden gidilir acaba?” diye sordu Domuzcuk.

“Bu camide Allah’la karşılaşabilirsiniz.” dedi adam. Eh! Bir bildiği olmalıydı. O, Müslümanlığı iyi bilen bir müftüydü.

“İçeri buyrun!” dedi müftü.

Caminin kocaman kapısından içeri girerken “Bakalım bizi burada neler bekliyor.” diye fısıldadı Kirpicik. Domuzcuk onu onaylarcasına kafasını salladı.

Resim

DreiMalAli
Üye
Mesajlar: 38
Kayıt: 17 Eki 2011, 22:34
Felsefe: Ateizm

Re: Tanrı'ya nereden gidilir acaba? diye sordu Domuzcuk.

Mesaj gönderen DreiMalAli » 10 Haz 2012, 20:12

“Tanrı’yla, yani Allah’la tanışmak için Müslüman olmanız gerekiyor.” diye açıkladı müftü.

“Peki, nasıl Müslüman olunur?” diye merakla sordu Kirpicik.

“Önce tanıklık sözünü (kelime-i şehadet) söyleyebilmeniz gerek..” diye açıkladı müftü. “Allah’ın emirlerini sadakatle yerine getirmek zorundasınız. Ve hepsinden önemlisi, her gün beş kere ibadet etmelisiniz.”

“Beş kere mi?” diye sordu Domuzcuk.

“Evet.” diye cevap verdi müftü. “Ve her ibadetten önce iyice yıkanmanız gerekiyor.”

“Her gün beş kere yıkanmak mı?” Kirpiciğin kafası karışmıştı. “Bu; haftada otuz beş, ayda ise yüz elli kere yıkanmak demektir.” Senede kaç kere yıkanması gerektiğini de hesaplamak isterdi ama bu ona zor gelmişti.

“Ne bu böyle! Bu Tanrı temizlik delisi mi ne?” diye düşündü Domuzcuk. Haftada bir kere Kirpicik’le banyo küvetine girmek neyse... Ama otuz beş kere!..

Resim

DreiMalAli
Üye
Mesajlar: 38
Kayıt: 17 Eki 2011, 22:34
Felsefe: Ateizm

Re: Tanrı'ya nereden gidilir acaba? diye sordu Domuzcuk.

Mesaj gönderen DreiMalAli » 10 Haz 2012, 20:13

“Ben kesinlikle her gün beş kere ibadet etmem.” dedi Kirpicik. “Benim başka işlerim de var!”

“Öyleyse sen Müslüman olamazsın.” diye açıkladı müftü.

“Madem öyle... Ben de olmayıveririm.” diyerek omuz silkti Kirpicik. “O kadar kötü olacak değil ya!”

“Kötü olacak değil mi?” Müftünün gözleri ateş saçıyordu. “Rabbimize itaat etmezseniz, cehenneme gideceksiniz ve sonsuza dek ateşte yanacaksınız.!”

Domuzcuk, “O kadar sık yıkanmadığımız için mi?” diye hayretle sordu. “Allah’ın Muhammed peygambere verdiği emirlere uymadığınız için.” dedi müftü.

“Muhammed’inizin bunu uydurmadığını kim söylüyor?” dedi Domuzcuk. “Ya o bir peygamber değildiyse? Ya sizi kandırdıysa?”

Ah! Domuzcuk bunu keşke söylemeseydi! Çünkü müftünün duyguları incinmişti. “Lanet olası kâfirler!” diye bağırdı ve öfkeyle Domuzcuk’la Kirpicik’in üstüne yürüdü.

Domuzcuk’la Kirpicik ise bütün güçleri ile caminin kapısına doğru koştular.

Resim

DreiMalAli
Üye
Mesajlar: 38
Kayıt: 17 Eki 2011, 22:34
Felsefe: Ateizm

Re: Tanrı'ya nereden gidilir acaba? diye sordu Domuzcuk.

Mesaj gönderen DreiMalAli » 10 Haz 2012, 20:14

Eyvah! Haham ve piskopos, dışarıda hazır bekliyordu. “Yakalayın onları!” diye bağırıyordu haham. “Onlar Tanrı’yla dalga geçtiler.”

“Onlar Tanrı’nın vücudunu kirlettiler.” diye kükrüyordu piskopos.

Bir hamlede camiden dışarı fırlayan müftü, “Peygambere de hakaret ettiler!” diye bağırdı.

Kirpicik ve Domuzcuk korkudan donmuştu. “O! O! O! İşte şimdi hapı yuttuk!” diye kekeledi Domuzcuk.

Piskopos, “İçlerine şeytan girmiş. Ama ben o şeytanı çıkarmasını bilirim!” diye bağırdı.

“Hop dedik! Biz şeytan çıkarırken sizler daha piyasada yoktunuz.” diye itiraz etti haham.

Müftü,“Kâfirlere nasıl davranılacağını ilk olarak benim peygamberim öğretmişti.” diye karşı çıktı “Ayrıca, bizim cehennemimiz sizinkinden çok daha sıcaktır!”

Piskopos, “Küstah!” diye kızdı ve elindeki İncil’i müftünün kafasına indirdi. “Bizim cehennemimiz en korkunç olandır!”

Ve üç din adamı arasında bir kavgadır başladı. Birbirleri ile kavgaya öylesine dalmışlardı ki, Kirpicik’le Domuzcuk’un gizlice sıvıştıklarını farketmediler bile…

Resim

DreiMalAli
Üye
Mesajlar: 38
Kayıt: 17 Eki 2011, 22:34
Felsefe: Ateizm

Re: Tanrı'ya nereden gidilir acaba? diye sordu Domuzcuk.

Mesaj gönderen DreiMalAli » 10 Haz 2012, 20:14

Tekrar yuvalarına geldiklerinde Kirpicik, “Domuzcuk, ben neyin eksik olduğunu şimdi biliyorum.” dedi.

“Nedir?” diye sordu domuzcuk.

“Tanrı’yı bilmeden önce korkumuz yoktu bizim.” dedi Kirpicik.

Domuzcuk , “Doğru ya!” dedi. “Peki korkunun eksikliğini hissettmiş miydin hiç?”

“Yooo!” diye cevapladı Kirpicik. “Aman! Bay Tanrı da onun komik hizmetçileri de benden uzak olsunlar.”

Domuzcuk ve Kirpicik o esrarengiz afişe tekrar baktıklar. “Bana kalırsa burada fazlalık olan bir şeyler var.” dedi Domuzcuk ve kalın bir kalem ile bilmeyen, kelimesindeki mey harflerinin üzerini çizdi. “Doğrusu şöyle olmalı: ‘’Tanrıyı bilen, eksik kalmış demektir.” “Hem de tam şurada, yukarıda...”diyen Domuzcuk gülerek eliyle alnına tıkladı.

Kirpicik de onu onaylar gibi başını salladı: “Mabet Tepesi’ndekiler gerçekten çıldırmış. Zaten Bay Tanrı’nın varlığına inanmıyorum ama eğer olsaydı bile kesinlikle o hayalet şatolarında yaşamazdı.”

Resim

DreiMalAli
Üye
Mesajlar: 38
Kayıt: 17 Eki 2011, 22:34
Felsefe: Ateizm

Re: Tanrı'ya nereden gidilir acaba? diye sordu Domuzcuk.

Mesaj gönderen DreiMalAli » 10 Haz 2012, 20:15

“Doğru söze ne denir!” dedi Domuzcuk. “Peki bu afişi ne yapalım? Orada asılı mı bırakalım?”

“Hayır.” diye cevapladı Kirpicik. “Benim daha iyi bir fikrim var.” Afişi duvardan yırtarak aldı ve küçük parçalar halinde yırtarak uçaklar yaptı. Domuzcuk’la Kirpicik’in kâğıttan uçakları çook yukarılara, gökyüzüne doğru savruluyordu.

Öyle eğlenmişlerdi ki... Nihayet yine bütün içtenlikleriyle gülebiliyorlardı. Eskiden, güneşin parladığı ve yağmurun yağdığı günlerde olduğu gibi…

Peki, bu hikâyeden ne öğreniyoruz: Tanrı’yı bilmeyenin, Tanrı’ya ihtiyacı yoktur!

Resim

DreiMalAli
Üye
Mesajlar: 38
Kayıt: 17 Eki 2011, 22:34
Felsefe: Ateizm

Re: Tanrı'ya nereden gidilir acaba? diye sordu Domuzcuk.

Mesaj gönderen DreiMalAli » 10 Haz 2012, 20:16

P.S.

Sizden kimseler zannetmesinler:

“Tanrı’yı bilmeyenler eksiktirler”

Sizlere bir sır verile

Ve bu herkese söylene:



Tanrıya inanmak şu dünyada

Hokus pokustur. Göz boyama.

Hahamlar, müftüler ve papazlar,

Tıpkı biz gibi “Çıplak maymunlar”.

Fakat onlar hayalet görürler

Gülünç hırkalarla gezinirler.

Domuzcuk onlara kanmadı,

Geçti bir güzel dalgasını…

Resim

DreiMalAli
Üye
Mesajlar: 38
Kayıt: 17 Eki 2011, 22:34
Felsefe: Ateizm

Re: Tanrı'ya nereden gidilir acaba? diye sordu Domuzcuk.

Mesaj gönderen DreiMalAli » 10 Haz 2012, 20:16

Resim

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 4 misafir