Türk Ateistlerine Kullanım Kılavuzu

Tüm dinlerin masaya yatırıldığı ve geniş kapsamda incelendiği bölüm. Dikkat! Bu bölüm dini inancınızı zedeleyebilir ve direncinizi kırabilir.
kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Türk Ateistlerine Kullanım Kılavuzu

Mesaj gönderen kemalistcan » 04 Ağu 2012, 13:36

Sevgili kemalistcan, tarih bilgini etkileyici bulduğumu söylemeliyim ama ne olayım ki kemalizm tartışması yapacak durumda değilim Neden biliyor musun?
1- En büyük neden olarak sıkılıyorum.
2- Ben buranın adının ateistplatform olduğunun bilincinde olarak ateistlerle tartışmaya geldim.
3- Kemalizm konusu açılınca ateizm konusu açıldığından daha fazla gerginleşiyorum (Hazır senin son mesajlarınla bir "kemalist baharı" yaşanıyorken, bunu kışa çevirmeyelim.
4- Bir baktın Müslüman olmuşsun, kazanacaklarını bir düşünsene

Evet, ateizmle ilgili iddialarım tekrardan yazmaya gerek duymayacak şekilde bariz. İstediğin sorudan başlayabilirsin.

PS: Bu arada felsefe detayının boş olduğunu görüyorum. Eğer ateist değilsen söyle boşuna uğraşmayalım gözünü seveyim. Bunu neden dedim? Forumun birinde adamın biriyle günlerce ateizm tartıştım, adam pat ben Alevi'yim demesin mi? Yani şimdi agnostiklerle ya da Alevi vatandaşlarımızla ne diye durduk yere yüzgöz olalım ama değil mi sevgili kemocan?
Bu ne U dönüşüdür, Very Self? "Sevgili" diye sesleniyorsun bakıyorum bana. Hemen baştan söyleyim; ben evli ve bir çocuk babasıyım. :lol: (Bunu da yanlış anlar manlarsın ama söz ağızdan çıktı bir kere)Sakın yanlış anlama ama biz ateistler(altını çizerek söylüyorum bak)kuşkucu kişileriz. Aha bu yüzden içten tutumunun altında bir sinsilik sezdim(bizde böyle; yüzüne söyleriz adamın); bu tür içten tutumlar, yakınlaşmalar dinci kardeşlerimizin sıklıkla yaptığı adam kazanma yaklaşımlarına çok benziyor; yer mi anadolu çocuğu. Üstelik açıktan da bana kur(bunu da yanlış anlarsın sen şimdi)yapmaya başlamışsın; ne o beni kişilik olarak ve düşünce olarak zayıf mu buldun?

Dostum tereciye tere satmaya çalışır gibi "Bir baktın Müslüman olmuşsun, kazanacaklarını bir düşünsene." demişsin. Biz malımızı bilmez miyiz? Ünlü bir fizikçi Tesla'nın(Bugün şehir ceryanı dediğimiz altarnatif akımı bulan ama zirzop, bencil, O.Ç. Edison yüzünden bir türlü takdir edilmemiş, notlarına ulaşılamamış ve magenetik alanlarla inanılmaz şeyler yaratan üstat)dediği gibi ''Kutsal kitapları okuyup anlamayan dindar, okuyup anlayan ateist olur.'' . Ben almayayım; ben de sinir yapıyor ve aptal yerine konulduğumu düşünülüyorum. :lol: Kuran ap açık sınıf, cinsiyet, insan ayrımcılığı yapan; şiddeti, öldürmeyi, savaşı zorunlu kılmış bir öğretidir. Sen en iyisi dininle ilgili başlıklara dal, orda belki bir şansın olabilir.

Benim felsefi görüş kısmında birşey yazmaması ateizmi çok kapsayıcı, tanımlayıcı olarak görmemem; yoksa elhamdilüllah ateistim. :lol:

Kemalizm konusuna gelirsek. Hiç canını sıkma, germe kendini. Seninkiler askerlimizin başına çuval geçirttikleri yetmiyormuş gibi şimdi de başımıza çeşit çeşit çoraplar örüyorlar; kemalistleri mumla arıyacaksın. :lol:

Neyse barıştığımıza sevindim; kendine iyi davran...
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

Kullanıcı avatarı
Q_continuum
Admin
Mesajlar: 588
Kayıt: 16 Ağu 2011, 10:03
Felsefe: Ateizm

Re: Türk Ateistlerine Kullanım Kılavuzu

Mesaj gönderen Q_continuum » 08 Ağu 2012, 17:31

Müslüman apolojistlerin laf ebeliğine harcadıkları zaman ve emek yerine anlamayı, algılamayı ve arka arkaya mantık yanılgısı ve yalan içermeğen iki cümle kurmayı öğrenmeleri faydalı olurdu. Ama bunu beklemek elbette ki saflık olurdu, çünkü dinlerin ilk yaptıkları insanları mantıktan ve sorgulama yetilerinden arındırmaktır. Yalan söylemek de zaten inançlarının temel öğretilerinden olduğu için de dürüst bir tartışmada bulunmaları da imkansızlaşmaktadır. Yanıldıkları yerde bunu kabul etmeyip karşı tarafı sürekli geri zekalı yerine koyma pişkinlik ve cürretleri ise tiksindiricidir. Hiç bir gözlemden objektif sonuç çıkartamazlar, her gözlem tam aksini gösterse bile onların iddiaları için birer delildir. Bu delillerin aksi olanları da yine onlar için pozitif delildir. İnançlarına uymayan her şey, ne kadar test edilmiş ve kanıtlanmış veya çürütülmüş olursa olsun, onlar için ya yalandır ya da ateistlerin, olmadı Yahudi lobisinin komplosudur. Bu davranış şekli fizyolojik paranoid-şizofreni patalojisinden farksızdır. İnanç olayının edinilmiş bir zihinsel hastalık olduğu zaten bir çok psikiatrist tarafından kabul edilmektedir. Bir alkoliğin, uyuşturucu müptelasının iyileşebilmesi için ilk önce hasta olduğunu kabullenmesi ve tedaviyi kabul etmesi gerekir. İnanç hastalığından kurtulabilmenin tek yolu bunun bir hastalık olduğunu kabul etmek ve cehaletten kurtulmakla olabilir. Her müslümanın inancı kısır döngüseldir: Kuran doğrudur, çünkü Allah'ın kelamıdır, Allah'ın kelamıdır çünkü Kuran'da öyle yazar, ve Kuran doğrudur, çünkü Allah'ın kelamıdır... Sil baştan... Bir müslümana bunun bir kısır döngü olduğunu kabul ettirmek mümkün değildir, hemen konuyu saptırıp kıvırtmaya başlar. Kendi ifadelerini kullanarak mantıksızlıklarını yüzlerine vurduğunuz ve köşeye sıkıştırdığınız zaman, hatalarını kabul etmek yerine ya saldırgınlaşırlar ya da ölümden ahiretten başlayıp duygu sömürüsüne geçerler. Ama hiç bir zaman test edilebilir tek bir şeyden bahsetmezler. Her kavram esnek ve bulanıktır ki istedikleri yöne çekebilsinler, hiç bir net ifade kullanmazlar. Zaten net ve mantıklı ifade nedir bilmezler, bilmek de istemezler. Cehaletlerini kabullenemezler, çünkü Kuran'dan öğrendikleri şeyler onlar için mutlak gerçektir, yanılgı şöyle dursun, yanılgı şüphesi bile yoktur. En eğitimli olanı bile en basit Fizik, Kimya, Biyoloji ve Matematik kavramlarını ya bilmez ya da yarım yamalak bilgileriyle Kuran'dan edindikleri yanlışlara uyacak şekilde yanlışladıklarını sanarlar. En bayıldıkları Fizik kanunu Termodinamiğin entropiyle ilgili 2. kanunudur. Bununla ilgili yanlış iddiaları bol keseder atarak hararetle savunurlar, ama Termodinamiğin diğer kanunlarından habersizdirler, çoğu hiç birini sayamaz ama 2. kanun üzerine uzman kesilirler. İstatistik ve olasılık hesaplarından zerre kadar anlamazlar ama bir anda uzman kesilip DNA'nın kendiliğinden var olamayacağını olasılık kurallarına bağlayıverirler. Oysa aynı uzman şahıs(!) ne standart sapmanın veya olasılık dağılımın ne olduğunu bilmez. Hayatlarında bir tek laboratuvar deneyi yapmadan laboratuvarda neyin yapılabilir, neyin yapılamayacağı konusunda UZMAN kanaatleri vardır...
"Bağnazın zihni gözbebeği gibidir. İçine ne kadar çok ışık tuttarsanız o kadar çok daralır", Oliver Wendell Holmes, [1841-1935].

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Türk Ateistlerine Kullanım Kılavuzu

Mesaj gönderen kemalistcan » 08 Ağu 2012, 20:42

Q_continuum bence kendimizi yinelemenin anlamı yok; son sözlerin oldukça iyi bir özet ve anadüşünce oluşturmuş. O yüzden bu arkadaşlara söz yetiştirmektense kendimizi geliştirmenin, gerçekleştirmenin yolunu tutumalıyız, diye düşünüyorum. Gelen gelir...

Hep aynı Ali Cengiz oyunu! Alevilere Aleviliği, Ateistlere Ateizmi, solculara solculuğu, Kemalistlere Kemalizmi, Türklere Türklüğü bilmediklerini söylemek ve kendi tanımlarını dayatarak onun üzerinden yol almak isterler. Biraz delikanlı olun be!
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

Kullanıcı avatarı
Very Self
Üyeliği Sonlandırılmış
Mesajlar: 23
Kayıt: 24 Tem 2012, 00:11
Felsefe: Diğer

Re: Türk Ateistlerine Kullanım Kılavuzu

Mesaj gönderen Very Self » 08 Ağu 2012, 23:11

Q_continuum yazdı:Müslüman apolojistlerin laf ebeliğine harcadıkları zaman ve emek yerine anlamayı, algılamayı ve arka arkaya mantık yanılgısı ve yalan içermeğen iki cümle kurmayı öğrenmeleri faydalı olurdu. Ama bunu beklemek elbette ki saflık olurdu, çünkü dinlerin ilk yaptıkları insanları mantıktan ve sorgulama yetilerinden arındırmaktır. Yalan söylemek de zaten inançlarının temel öğretilerinden olduğu için de dürüst bir tartışmada bulunmaları da imkansızlaşmaktadır. Yanıldıkları yerde bunu kabul etmeyip karşı tarafı sürekli geri zekalı yerine koyma pişkinlik ve cürretleri ise tiksindiricidir. Hiç bir gözlemden objektif sonuç çıkartamazlar, her gözlem tam aksini gösterse bile onların iddiaları için birer delildir. Bu delillerin aksi olanları da yine onlar için pozitif delildir. İnançlarına uymayan her şey, ne kadar test edilmiş ve kanıtlanmış veya çürütülmüş olursa olsun, onlar için ya yalandır ya da ateistlerin, olmadı Yahudi lobisinin komplosudur. Bu davranış şekli fizyolojik paranoid-şizofreni patalojisinden farksızdır. İnanç olayının edinilmiş bir zihinsel hastalık olduğu zaten bir çok psikiatrist tarafından kabul edilmektedir. Bir alkoliğin, uyuşturucu müptelasının iyileşebilmesi için ilk önce hasta olduğunu kabullenmesi ve tedaviyi kabul etmesi gerekir. İnanç hastalığından kurtulabilmenin tek yolu bunun bir hastalık olduğunu kabul etmek ve cehaletten kurtulmakla olabilir. Her müslümanın inancı kısır döngüseldir: Kuran doğrudur, çünkü Allah'ın kelamıdır, Allah'ın kelamıdır çünkü Kuran'da öyle yazar, ve Kuran doğrudur, çünkü Allah'ın kelamıdır... Sil baştan... Bir müslümana bunun bir kısır döngü olduğunu kabul ettirmek mümkün değildir, hemen konuyu saptırıp kıvırtmaya başlar. Kendi ifadelerini kullanarak mantıksızlıklarını yüzlerine vurduğunuz ve köşeye sıkıştırdığınız zaman, hatalarını kabul etmek yerine ya saldırgınlaşırlar ya da ölümden ahiretten başlayıp duygu sömürüsüne geçerler. Ama hiç bir zaman test edilebilir tek bir şeyden bahsetmezler. Her kavram esnek ve bulanıktır ki istedikleri yöne çekebilsinler, hiç bir net ifade kullanmazlar. Zaten net ve mantıklı ifade nedir bilmezler, bilmek de istemezler. Cehaletlerini kabullenemezler, çünkü Kuran'dan öğrendikleri şeyler onlar için mutlak gerçektir, yanılgı şöyle dursun, yanılgı şüphesi bile yoktur. En eğitimli olanı bile en basit Fizik, Kimya, Biyoloji ve Matematik kavramlarını ya bilmez ya da yarım yamalak bilgileriyle Kuran'dan edindikleri yanlışlara uyacak şekilde yanlışladıklarını sanarlar. En bayıldıkları Fizik kanunu Termodinamiğin entropiyle ilgili 2. kanunudur. Bununla ilgili yanlış iddiaları bol keseder atarak hararetle savunurlar, ama Termodinamiğin diğer kanunlarından habersizdirler, çoğu hiç birini sayamaz ama 2. kanun üzerine uzman kesilirler. İstatistik ve olasılık hesaplarından zerre kadar anlamazlar ama bir anda uzman kesilip DNA'nın kendiliğinden var olamayacağını olasılık kurallarına bağlayıverirler. Oysa aynı uzman şahıs(!) ne standart sapmanın veya olasılık dağılımın ne olduğunu bilmez. Hayatlarında bir tek laboratuvar deneyi yapmadan laboratuvarda neyin yapılabilir, neyin yapılamayacağı konusunda UZMAN kanaatleri vardır...

Merhaba Kaptan Spock,

Keşke mesajının kiminle ve daha önemlisi hangi iddiamla alakalı olduğunu bir zahmet yazsaydın da bir gece yarısı depresifleştiğini sanıp hasbihal yaptığını sanmasaydık. Neyse üstüme alınayım bari...

Neyse ki, sorularım duruyor ve hasbihal yapılarak iddialara cevap verilmiş sayılamayacağını anlayacak kadar zekiyim. İsterseniz tekrardan maddeleyerek yazayım. (Maddeci olduğunuz için daha rahat anlarsınız)

1- Ateizmin Tanrı yoktur'u saymazsak başka fikir iskeleti var mıdır?
2- Bu iskeleti oluşturan bileşenler diğer ateistleri de bağlıyor mu?
3- Eğer bağlıyorsa bir kaç tane örnek alabilir miyiz? Tabi kaynağı da belirtilerekten....
4- Yok eğer bağlamıyorsa neden aynı adı alıyorsunuz?
5- Sadece tek cümlesi olan bir düşünce (Tanrı Yoktur) ciddiye alınmalı mıdır?
6- Ateistlerin doğumunu gerçekleştiren anasından, ebesinden ta ölümünde babasına imamına kadar herkes Müslüman. Yüzde 1 zarar görmüşse yüzde 99 fayda görmüştür. Yüzde 1 zarar üzerine bina ettiği felsefesi ne kadar sağlıklıdır.

Şu son maddeyi açmalıyım aksi takdirde "Biz aslında Müslümanlara değil, İslam'a karşıyız" deyip işin içinden sıyrılıyorsunuz. Kaçacak yer bırakmamalıyım.

Müslüman İslam'ın aynasıdır. Müslümanları tanımasaydınız forumlarda İslam'a ayırdığınız zaman Budizm'e ayırdığınız zamandan fazla olmazdı. Demek ki, sizin forumlarda var olma ve kendi aranızda örgütlenme (eğer buna örgütlenme denirse bkz. Türk ateist sitelerinin politik ayrışmışlığı) nedeniniz de biziz. Ama biz iyiyiz (Yüzde 99). Bu ezici oran sizi olumlu paylaşımlar yapmaya sevketmezken yüzde 1'i baz alıp asıp kesiyorsunuz.

Devam ediyoruz....

7- Ateist ülke projeksiyonlarınız nelerdir? Diyelim ki Ateistplatform, turandursun, ateistforum, karikateist vs. bu ülkenin hepsini ateist yaptı. Buradan sonra hadi bize eyvallah deyip çekip gidecek misiniz? Mesela medeni hukuk, ceza hukuku hakkında ateistler ne diyor? Bunun kendi fikir egzersizleriniz dışında diğer ateistlerce de paylaşılan bir kaynağı var mıdır? Yoksa sizi niye ciddiye alalım? Her köşe başında kafanızı uzatıp Tanrı yoktur deyip kaçtığınız için mi?

8- Ateistlerin cinselliğe bakışı nedir? Ve bu bakış hangi kaynaktan mülhemdir? Ve tekrardan bu bakış diğer ateistlerce de paylaşılıyor mu? Eğer paylaşılmıyorsa Kuran'da yaptığınız acımasız eleştirilerin kaynağı ateizm değil, Ahmet-Mehmet oluyor... Koskoca bir İslam müessesesi Ahmet'in- Mehmet'in şahsi fikrini niye ciddiye alsın?

Cinsellik demiştik. Mesela bir ateist ensest için ne der? Yanlış mı der doğru mu der? Yanlışsa neden yanlış? Doğruysa neden doğru? Ve tekrardan bu ateistlerin ortak kabulü müdür yoksa Ahmet'in vücudunun ortalarına denk gelen bir organından çıkan bir yargı mıdır?

9- Ateist Kur'an'daki Hz Muhammed (SAV) 'in cinselliğe düşkünlüğünü neye göre eleştriiyor? Ateist maddeci değil midir? Maddelerden yapılmış bir penisle yine maddelerden oluşmuş bir vajina sahiplerinin karşılıklı rıza bağlamında birleşiyorlar. Ha kollarını sürtmüşler ha penisle vajinanın izdivacı gerçekleşmiş? Bunda bir ateisti iğrendirecek ne var? Kendisi bazı maddelere proton, nötron, elektron şeklinde yaklaşırken Peygamber'in cinsel organına niye aynı yaklaşımı göstermez? Maddeci bildiğimiz ateistler bazı noktalarda neden en sıkı idealist kesilirler, ve bu ateizmin hangi ilkesiyle alakalıdır? Bu ilke (Mesela ensestten iğrenme) hangi bilimsel keşifle ilgilidir? Hani bilimi bir tek siz biliyorsunuz ya? Anlatın da şu cahil Müslüman da nasiplensin biraz.

10- Kuran'da ateistlerin dilinden düşürmediği (çünkü Türkiye ateisti Kuran'dan başkasından çakmaz) işkence ayetleri Allah'ın varlığı ya da yokluğuyla ne şekilde ilgilidir? Farz edin bir Allah var ama işkence yapmaya bayılıyor. Aynı zamanda bol miktarda mantık, matematik hatası yapıyor. Bu, onu yok mu yapıyor? Siz sadist olsanız ya da mantık hatası yapsanız yok mu oluyorsunuz?

11- Size göre Hz Muhammed (SAV) kafasından bir din ve Tanrı uydurup insanları kandırmıştır. Eğer böyleyse bu onu ateist yapar. Yani size göre dünyayı kandırıp eleştirdiğiniz eylemleri yapan insanların lideri bir ateist. O halde siz kendi derdinize yanın.


Evet nur topu gibi sorularım ortalıkda duruyor. Katılımcılardan ricam sorularımla alakasız bir konudan ilerlenerek iddiacının mahcup edileceği düşüncesiyle alakasız bir çuval politik söylemi buraya asmayın. Sorular net, cevaplar da öyle olmalı...
Şeytanın yaptığı en büyük kurnazlık bütün dünyayı yaşamadığına inandırmaktır.

"The Usual Suspects" filminden

Kullanıcı avatarı
Q_continuum
Admin
Mesajlar: 588
Kayıt: 16 Ağu 2011, 10:03
Felsefe: Ateizm

Re: Türk Ateistlerine Kullanım Kılavuzu

Mesaj gönderen Q_continuum » 09 Ağu 2012, 04:29

Very Self yazdı:
Merhaba Kaptan Spock,

Keşke mesajının kiminle ve daha önemlisi hangi iddiamla alakalı olduğunu bir zahmet yazsaydın da bir gece yarısı depresifleştiğini sanıp hasbihal yaptığını sanmasaydık. Neyse üstüme alınayım bari...
Sana da merhaba!
Üzerine alındığına ve hala defalarca cevaplanmış aynı sorulara takılı kaldığına göre verdiğim genellemeye uyduğun şüphe götürmez. Sorulmasında en ufak bir anlam olmayan sorular yanı sıra, defalarca çürütülmüş varsayımlar üzerinden sorduğun sorulara vereceğim cevapları zaten kabul etmeyceksin. Kabul etsen bile bunu ifade etmeyip, konuyu anlamsız sorularlar sündüreceğin tarzından belli. Neyse, kısa cevap verebildiğim kadarıyla sorularına bakalım:
Neyse ki, sorularım duruyor ve hasbihal yapılarak iddialara cevap verilmiş sayılamayacağını anlayacak kadar zekiyim.
Ateizm üzerine bu kadar ahkam kesen birisinin MUTLAKA bu sorulara her ateist ortamda belli tutarlılıkta cevaplar olduğunu görmüş olması gerekir. Onun için bu varsayım üzerine fazla güvenme derim!
İsterseniz tekrardan maddeleyerek yazayım. (Maddeci olduğunuz için daha rahat anlarsınız)
Evet, bir akademisyen olarak karmaşık ifadeleri algılayacak yeteneğim olmayabilir!!! Karşında kimlerin olabileceğini bilmeden ukalalığı bir kenara bırakmanı öneririm!
Diğer taraftan belki senin düzenli düşünmene yardımcı olabilir.
Ateizmin Tanrı yoktur'u saymazsak başka fikir iskeleti var mıdır?
Niye saymıyoruz? Acile kafasında kurşun yarasıyla gelen bir hastaya doktorun “ölmek üzere olmanız dışında başka bir şikayetiniz var mı” diye sorması kadar abes bir soru.
Ateizm politik bir hareket veya öğreti değil ki başka bir fikir iskeleti olsun. Adı üzerinde, türkçeye tam tercümesi “tanrısızlık”, ama bunun kişiler tarafından algılanışı ileri agnostisizmdir, yani delil yetersizliği karşısında herhangi bir tanrısal varlığın olmadığı veya olamayacağı kanaatıdır.
2- Bu iskeleti oluşturan bileşenler diğer ateistleri de bağlıyor mu?
Böyle bir iskelet olmadığı gibi, ateizmi kimin nasıl algıladığı, bir diğer ateisti elbette ki bağlamaz, çünkü bu bir politik hareket değildir. NOKTA!
3- Eğer bağlıyorsa bir kaç tane örnek alabilir miyiz? Tabi kaynağı da belirtilerekten....
Cevap 1 ve 2.
4- Yok eğer bağlamıyorsa neden aynı adı alıyorsunuz?
Kimse bir isim almıyor. Sonu “izm” diye bu bir politik fikir değil, bir hal, yalnız olmak gibi. Yalnız olan insanların tek ortak noktaları insan ve yalnız olmalarıdır, bu yüzden bir isim yüklenmiş değildirler. Bunu anlamak çok mu zor???
5- Sadece tek cümlesi olan bir düşünce (Tanrı Yoktur) ciddiye alınmalı mıdır?
Aynı ölçüde “Tanrı Vardır” niye ciddiye alınsın, özellikle HİÇ BİR delil yokken? Kaldı ki “Tanrı Yoktur” sadece bir fikir değil aynı zamanda bir gözlemdir.
6- Ateistlerin doğumunu gerçekleştiren anasından, ebesinden ta ölümünde babasına imamına kadar herkes Müslüman. Yüzde 1 zarar görmüşse yüzde 99 fayda görmüştür. Yüzde 1 zarar üzerine bina ettiği felsefesi ne kadar sağlıklıdır.
Bu TİPİK her türlü mantıklı lafı tükettikten sonra inananları kaçınılmaz bir şekilde başvurduğu, mantıkta ARGUMENTUM AD MISERICORDIAM, yani duygu sömürüsü denilen mantık yanılgısıdır.
Kaldı ki müslümanlık adına işlenmiş cinayetler, işkenceler, tecavüzler cabası!!!! Yüzde 1’le dalga geçiyor olmalısın! Kadınları insandan saymadığınız ortada!!! Toplumun %50’si olan kadınların ikinci sınıf vatandaş, birer mal ve cinsel köle olarak sürekli aşağılanması ZARAR GÖRMEMEK ise, senin bir psikiatriste görünmen gerekir!!!!
Şu son maddeyi açmalıyım aksi takdirde "Biz aslında Müslümanlara değil, İslam'a karşıyız" deyip işin içinden sıyrılıyorsunuz. Kaçacak yer bırakmamalıyım.
Müslüman İslam'ın aynasıdır. Müslümanları tanımasaydınız forumlarda İslam'a ayırdığınız zaman Budizm'e ayırdığınız zamandan fazla olmazdı. Demek ki, sizin forumlarda var olma ve kendi aranızda örgütlenme (eğer buna örgütlenme denirse bkz. Türk ateist sitelerinin politik ayrışmışlığı) nedeniniz de biziz. Ama biz iyiyiz (Yüzde 99). Bu ezici oran sizi olumlu paylaşımlar yapmaya sevketmezken yüzde 1'i baz alıp asıp kesiyorsunuz.
Benim şahsi görüşüm, insan onuruna aykırı olan her davranış, inanış, felsefe ve KİŞİYE karşıyım! İslam ve müslümanlar da bu gruba giriyorlar. Burada en çok müslümanlığın eleştiriliyor olması, TEKRAR TEKRAR ifade edildiği, ama senin gibiler tarafından her nasılsa algılanamadığı üzere, ekseriyetle müslüman veya müslüman geçmişi olan üyelerimizin oluşu ve de Türkiye’de bu dinin mensupları tarafından her türlü insan onuru ihlallerinin gerçekleşmesidir.
Devam ediyoruz....
7- Ateist ülke projeksiyonlarınız nelerdir? Diyelim ki Ateistplatform, turandursun, ateistforum, karikateist vs. bu ülkenin hepsini ateist yaptı. Buradan sonra hadi bize eyvallah deyip çekip gidecek misiniz? Mesela medeni hukuk, ceza hukuku hakkında ateistler ne diyor? Bunun kendi fikir egzersizleriniz dışında diğer ateistlerce de paylaşılan bir kaynağı var mıdır? Yoksa sizi niye ciddiye alalım? Her köşe başında kafanızı uzatıp Tanrı yoktur deyip kaçtığınız için mi?
Kendi fantezi inanışını oturup sorgulayamayan birisinin bunlara kafa yorması çok gülünç! Medeni kanun zaten LAİKLİĞİN bir ürünü. Müslümanlığın bir getirisi olduğunu sanmıyorsundur umarım!!!
8- Ateistlerin cinselliğe bakışı nedir? Ve bu bakış hangi kaynaktan mülhemdir? Ve tekrardan bu bakış diğer ateistlerce de paylaşılıyor mu? Eğer paylaşılmıyorsa Kuran'da yaptığınız acımasız eleştirilerin kaynağı ateizm değil, Ahmet-Mehmet oluyor... Koskoca bir İslam müessesesi Ahmet'in- Mehmet'in şahsi fikrini niye ciddiye alsın?
Herkesin cinselliğe olan bakışı farklı olabilir. Ateizm ne din ne de bir politik fikirdir. Ancak ateistlerin cinselliğe bakışı elbette ki dinlerin getirdiği dayatmaları içermez. Ateist demek etik ve/veya ahlaklı olmak anlamına gelmez. Ancak bir ateist herhangi bir dini baskı olmaksızın etik olabilir. Dini baskı yokluğunda insanlar genelde çok daha etiktirler, çünkü bu evrimsel olarak edinilmiş bir özelliktir. Bunu dinler için söyleyemeyiz, özellikle müslümanlıkta etik kavramı yoktur, sadece allah’ın emir ve peygamberin çoğunlukla etik olmayan davranışları örnek verilir ve uygulanılmaya çalışılır. Kötü bir insanın kötü şeyler yapması beklenir, iyi bir insanın iyi şeyler yapması beklenir. İyi bir insana kötü şeyleri ancak din aracılığıyla yaptırabilirsin.
Cinsellik demiştik. Mesela bir ateist ensest için ne der? Yanlış mı der doğru mu der? Yanlışsa neden yanlış? Doğruysa neden doğru? Ve tekrardan bu ateistlerin ortak kabulü müdür yoksa Ahmet'in vücudunun ortalarına denk gelen bir organından çıkan bir yargı mıdır?
İnsanlığın ensest sonucu Adem ve Havva’nın çocuklarından türediğine inanan bir dine mensup birisi için pek sorun olmaması gerekir! Yine soru ateizmi bir inanış ve politik fikir sanmanın yanılgısını içeriyor. Ensest tamamen ahlaki bir kavramdır ve etikle alakası yoktur. Ahlak toplumsal yapıdan kaynaklanır. İstismar olmadığı sürece ensestin etik bir engeli yoktur, ancak daha önemli olan evrimsel sorunu vardır; gen havuzunun daralması bir türün sonunu getirir. Dolayısıyla ensestin toplumsal olarak reddedilmesi ahlaki ve etik normlara girmesiyle sağlanmıştır. Modern yaşamda ensest, daha ziyade bir güven çiğnemedir, yani çocukların aile yakınları tarafından istismar edilmeleri olarak algılanır ve çocukların zihinsel gelişmeleri açısında tabulaştırılmış olmasının faydaları ortadadır. Oysa müslümanlıkta bir üvey evlatla cinsel ilişki serbesttir, çünkü Muhammed evlatlığının eşine göz diktiğinde, her ne hikmetse buna izin veren ayet inmiştir!!! O devirde bile vahşi bedevi dediğimiz Arap toplumunda bile kabul görmeyen bir davranışken peygamberinize izin veriliyor!!!
9- Ateist Kur'an'daki Hz Muhammed (SAV) 'in cinselliğe düşkünlüğünü neye göre eleştriiyor? Ateist maddeci değil midir? Maddelerden yapılmış bir penisle yine maddelerden oluşmuş bir vajina sahiplerinin karşılıklı rıza bağlamında birleşiyorlar. Ha kollarını sürtmüşler ha penisle vajinanın izdivacı gerçekleşmiş? Bunda bir ateisti iğrendirecek ne var? Kendisi bazı maddelere proton, nötron, elektron şeklinde yaklaşırken Peygamber'in cinsel organına niye aynı yaklaşımı göstermez? Maddeci bildiğimiz ateistler bazı noktalarda neden en sıkı idealist kesilirler, ve bu ateizmin hangi ilkesiyle alakalıdır? Bu ilke (Mesela ensestten iğrenme) hangi bilimsel keşifle ilgilidir? Hani bilimi bir tek siz biliyorsunuz ya? Anlatın da şu cahil Müslüman da nasiplensin biraz.
Cevap 8.
10- Kuran'da ateistlerin dilinden düşürmediği (çünkü Türkiye ateisti Kuran'dan başkasından çakmaz) işkence ayetleri Allah'ın varlığı ya da yokluğuyla ne şekilde ilgilidir? Farz edin bir Allah var ama işkence yapmaya bayılıyor. Aynı zamanda bol miktarda mantık, matematik hatası yapıyor. Bu, onu yok mu yapıyor? Siz sadist olsanız ya da mantık hatası yapsanız yok mu oluyorsunuz?
Varmak istediğin sonuç ne? Sadist sapık olsa da ona tapınırım mı diyorsun? Bu soruya da KRALMAS cevap vermedi mi? Anlama özürlü müsün???
11- Size göre Hz Muhammed (SAV) kafasından bir din ve Tanrı uydurup insanları kandırmıştır. Eğer böyleyse bu onu ateist yapar. Yani size göre dünyayı kandırıp eleştirdiğiniz eylemleri yapan insanların lideri bir ateist. O halde siz kendi derdinize yanın.
Niye biz yanıyoruz? Şarlatanın dinine kanıp inanan sensin. Kendi halinde iyi bir insan olabilecekken bir sürü vahşet ve sapıklığı hoş gösterme kıvırtmasına girmek zorunda kalan yine sensin!!!

Evet nur topu gibi sorularım ortalıkda duruyor. Katılımcılardan ricam sorularımla alakasız bir konudan ilerlenerek iddiacının mahcup edileceği düşüncesiyle alakasız bir çuval politik söylemi buraya asmayın. Sorular net, cevaplar da öyle olmalı...
Boş laftan başka bir şey sarfedemeyen bir apolojist olarak kendini çok akıllı sanıyorsun. Sen ilk önce daha önce verilen cevapları algıla, ondan sonra milletten istekte bulun. Bir kere soruların NET DEĞİL, mantıksal yanılgı ve test edilmemiş veya edilemez varsayımlar veya çürütülmüş iddialar içeriyor. İlk önce NET soru sormayı öğrenmen gerekiyor.

Her verdiğim cevaba bir kıvırtmayla geri döneceğini biliyorum, çünkü senin gibilerin profili bu. Kabul ettiklerini de belirtmeden boş geçersin, yoksa o zaman mesafe kat ederiz.
Bana cevap yazmadan, inancının kaynağının aşağıdaki ifade olup olmadığına cevap vermeni tercih ederim:
Kuran doğrudur, çünkü Allah'ın kelamıdır, Allah'ın kelamıdır çünkü Kuran'da öyle yazar, ve Kuran doğrudur, çünkü Allah'ın kelamıdır...
Inancının kaynağı buysa, seninle anlaşmamız mümkün değil, çünkü senin beynin bir bozuk plak gibi tek çizgiye takılmış gidiyor. İnancının kaynağı başka bir şeyse, bizleri aydınlat, öğrenelim!
"Bağnazın zihni gözbebeği gibidir. İçine ne kadar çok ışık tuttarsanız o kadar çok daralır", Oliver Wendell Holmes, [1841-1935].

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Türk Ateistlerine Kullanım Kılavuzu

Mesaj gönderen kemalistcan » 09 Ağu 2012, 12:30

1- Ateizmin Tanrı yoktur'u saymazsak başka fikir iskeleti var mıdır?
Ateizm bir sonuçtur. Örneğin küçük bir çocuk da duru, su katılamış, engelsiz, dolambaçsız, baskı ve bastırılmışlık nedir bilmeyen anlağıyla bu sonuca varabilir. Ki "Kral Çıplak" diyebilen kişi de anımsarsan küçük bir çocuktu. Çok yalın bir biçimde sorulan 5N 1K sorularına yanıt verilememesi ya da verilir gibi yapılması ve verilir gibi sanılırken yapılan diğer yanlışlar da bizi bu sonuca götürecektir; ki çocuklar çok soru sorarlar. :lol: Bir çoğumuz aile, çevre baskısından ötürü bu anlayışı sürdüremedik ama materyalizm, özgürlük, özgür ve yaratıcı düşünce, insan hakları ve insanlık onuru, hukuk, felsefe, sosyalizm, kemalizm gibi değerler yine de bizi olmamız gereken yere getirdi.

Olmayan daha doğrusu olduğu sanılan şeyin yerinde başka bir şeyin olduğu bir temelin üzerine binlerce kat çıkmayı bir yetenek olarak görebilirsin; ama biz görmüyoruz. Bir çocukluk hastalığı olarak dinler ortaçağ karanlığının dibini boylamalıydı ama gel gör ki egemenler bundan sıklıkla yarar sağladı. Konumuza dönersek: Ateizm'in fikir iskeletinin olmadığı koca bir yalandır; bu sonuca varılırken gidilen yolda tüm boşlukları doduracak bilgiler edinilmiştir. Daha ilk uygarlıklarda, antik çağda bile dile getirilen bir şeydir bu ünlü düşünürlerce. Çağdaş felsefenin ataları olan Kant, Hegel, Marsk ise resmen tüy dikmişlerdir. Ama amaçları olmayan birşeyin yokluğunu kanıtlamak ve bunun gibi saçma birşey için anlarını, emeklerini heba etmek değil; insanlara doğru yolu gösteremek, insanları sömürülmekten ve egemenler uğruna heba-helak olmaktan kutrarmak, gerçekçi bir bakış açısı sağlayarak ilerlemenin moturu olmak ve yapılan yanlışlardan ders çıkarılmasını sağlamak, insanlara barış içinde ve kardeşçe yaşamanın yollarını göstermek gibi birçok kutsal amaç sayabiliriz. Ateizm bu değerlerden yalnızca biridir. Ha bu arada Richard Dawkins gibi kişileri de yok sayma; bu biçimde hatırı sayılır bir külliyat oluşmuş durumda. Ünlü fizikçi Stephen Hawking'de son kitabını buna ayırmış durumda. Ünlü düşünürlerin bu konuda birçok çalışması, özlü sözü de cabası. Yani ne kadar havan olsa da yine basma kalıp, çürük, temelsiz bir yerdesin.

Bir anımsatma yapmakta yarar var. Teizm, Deizm'den sonra gelir. Yani önce Tanrı vardırın altını doldurmak gerek. Bende aynı soruyu sorayım sana; bunun altı ne kadar doludur? Yaratış teorisinden, akıllı tasarıma kadar bir tek dişe dokunur ne ortaya konuldu onaylanan bilim dünyasınca?
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Türk Ateistlerine Kullanım Kılavuzu

Mesaj gönderen kemalistcan » 09 Ağu 2012, 20:31

2- Bu iskeleti oluşturan bileşenler diğer ateistleri de bağlıyor mu?
Çoğunlukla evet. En büyük ortak, bağlayıcı nokta ise bilim. Ayrılık noktası ise ekonomik, siyasi, felsefi, ideolojik konular; yani özet olarak toplumsal yaşama bakış ve toplumsal yaşamı algılayış temelli olabiliyor. Örneğin Richard Dawkins buz gibi liberal, açık bir Marksizm düşmanı bir ateistken, hemen hemen tüm Marksistler ateisttir. Yine bilimde buluşmalarına rağmen bilim felsefesi ve bilim etiği konusunda yine ciddi ayrılıklar söz konusu olabiliyor. Örneğin bilim başlı başına materyalist bir yordama işi olarak görülmesine rağmen kimileri kimilerini idealist bakış açısı ile bakmakla suçluyabiliyor. Ya da Bing BANG gibi bir konuda ayrılıklar olabiliyor.

Bu bir çelişki ya da zayıflık mıdır? Gerçeği söylemek gerekirse evet; ama ateizm için hayır. Birbirimizin birörneği olmak zorunda değiliz. Tanrı önermesini gerçekliyecek yeterli somut kanıtların olmayışı gibi bir noktada hemdüşünce olmamız yeterlidir. Bunla birlikte yine egemenlerin ve kimi ayrıcalıklı sınıfların çıkarları doğrultusunda tanrı düşüncesinin korunarak bugüne gelindiği konusunda da hemdüşünceyiz. Yine 19. yüzyılın ortalarına kadar cahil bırakılmışdır insanlar, 20. yüzyılın başlarına kadar okumanın ve araştırmanın ancak varsılların konumunda olanların sağlayabildiği bir lüks olduğu, kadınlarınsa bundan çok daha uzun süreler yoksun bırakıldığı ortadadır; bunda da hem düşünceyiz. Diğer bir konu ise erkek egemen yapıdır. Tanrı bal gibi bir erkek figürüdür. Ayrıcalıklı konumlarını, buyurgan tutumlarını sürdürmek için erkek ve kral yönü ağır basan bir tanrı düşüncesi biçilmiş kaftandır.

Kİ yine aynı yöntemle sana döndermek istiyorum soruyu. Şii-Sünnü ayrılığı o duruma gelmiştir ki birbirilerinin dinden çıkmış olduklarını bile söyleyebilcek durumdalar. Yine sünnüler bir sürü kola ayrılıyorlar; ama 4 ana kolu ön plana çıkarmaya çalışıyorlar diğerlerini tu ka ka ilan ederek. Bitmedi; yüzlerce cemaat, binlerce tarikat. Şeriatla yönetilen ülkeler var ama size sorsak hiçbiri gerçek islam değil ve bu ülkeler de birbirlerine düşman. Ortada Kuran gibi bir ortak nokta olmasına rağmen neden bu durumdasınız? Sizi bağlıyan şeyler onları bağlamıyor mu?
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

Kullanıcı avatarı
Very Self
Üyeliği Sonlandırılmış
Mesajlar: 23
Kayıt: 24 Tem 2012, 00:11
Felsefe: Diğer

Re: Türk Ateistlerine Kullanım Kılavuzu

Mesaj gönderen Very Self » 09 Ağu 2012, 21:00

Q_continuum yazdı:Üzerine alındığına ve hala defalarca cevaplanmış aynı sorulara takılı kaldığına göre verdiğim genellemeye uyduğun şüphe götürmez. Sorulmasında en ufak bir anlam olmayan sorular yanı sıra, defalarca çürütülmüş varsayımlar üzerinden sorduğun sorulara vereceğim cevapları zaten kabul etmeyceksin. Kabul etsen bile bunu ifade etmeyip, konuyu anlamsız sorularlar sündüreceğin tarzından belli. Neyse, kısa cevap verebildiğim kadarıyla sorularına bakalım
Kaptan, siz internette yazışırken, “Yahu gelin yapmayın etmeyin, cehennem var, hem inanmayıpta elinize ne geçecek?” tarzı yazan saf Müslümanlarla çok karşılaştığınız için böyle bir “ateist kibri” sahiplenmenizi anlayabiliyorum. Hoş benim yıllardır Türk ateistlerden edindiğim tecrübe saf Müslümanlardan daha sofistike değil. İnanır mısın ben insanlarla hayvan türlerinin akraba olduğunu, maddeciliğin materyalizm anlamına geldiğini bilmeyen, Alevi olup aynı zamanda ateist olmayı başaran ateistlerle karşılaştım. Bence almanız gereken ilk ders kendinizin Müslümanlardan daha kompleks bir beyin yapısına sahip olmadığınızı öğrenmek olacak.

Bu sitede duydukların ,mesela bir önceki mesajımda maddeleştirdiklerim, Hz Muhammed’in size göre ateist olması dışında tamamen benim şahsi fikir egzersizlerimin sonucudur. Dolayısyla biz bunları çok duyduk çok cevapladık diyerek cevap yazman bize sadece ne kadar bilgili olduğunu değil, ne kadar kibirli olduğunuzu gösterir. Bahse girerim bunların çoğunu ilk defa duyuyorsun. Neyse bakalım Kaptan bizi nasıl aydınlatmış…
Q_continuum yazdı:Ateizm üzerine bu kadar ahkam kesen birisinin MUTLAKA bu sorulara her ateist ortamda belli tutarlılıkta cevaplar olduğunu görmüş olması gerekir. Onun için bu varsayım üzerine fazla güvenme derim!
Ne ateistler gördüm bir bilsen. Mesela bu iddiaları sorduğum sitenin birinde kendi ahlak anlayışlarının kaynağını nette araştıran “Evet ahlak anlayışımızın kaynağını buldum” deyip google linki vereni bile gördüm.

Bu iddialarıma sadece bir tane ateist “Evet haklısın bunu daha önce hiç düşünmemiştim” dedi ve ben o şahsı hem yüzüne hem de gıyabında hakperestliğinden dolayı övgüye boğmuştum. Yani senin ateist tutarlılığı dediğin şeyi hiç görmedim ben. Gördüğüm sadece sıkışınca vandallaşan bir yığın ateist oldu.
Q_continuum yazdı:Evet, bir akademisyen olarak karmaşık ifadeleri algılayacak yeteneğim olmayabilir!!! Karşında kimlerin olabileceğini bilmeden ukalalığı bir kenara bırakmanı öneririm!
Diğer taraftan belki senin düzenli düşünmene yardımcı olabilir.
Bu önhatırlatma ne için? Akademisyensin diye sana apriori saygı mı duyalım yani? Hele bir görüşlerin gelsin ona karar veririz. Üstelik biraz ukalalıktan zarar gelmez. Söz sanatları hep ukalalığın sonucudur zira. Görece bir durumu (ukalalık) tehdit unsuru olarak kullanma…
Q_continuum yazdı:Niye saymıyoruz? Acile kafasında kurşun yarasıyla gelen bir hastaya doktorun “ölmek üzere olmanız dışında başka bir şikayetiniz var mı” diye sorması kadar abes bir soru.
Hımm… Güzel bir benzetme ama konumuzla alakası yok gibi, ne dersin?
Q_continuum yazdı:Ateizm politik bir hareket veya öğreti değil ki başka bir fikir iskeleti olsun. Adı üzerinde, türkçeye tam tercümesi “tanrısızlık”, ama bunun kişiler tarafından algılanışı ileri agnostisizmdir, yani delil yetersizliği karşısında herhangi bir tanrısal varlığın olmadığı veya olamayacağı kanaatıdır.
Kaptan, o kadar çok ateizm çeşidi gördüm ki, iki ateist bile bu konuda sabaha kadar tartışırlar da bir arpa boyu yol alamazlar. Neyse senin tanımın üzerinden hareket edelim…

Diyorsun ki, “Biz Tanrı’yı delil yetersizliği yüzünden reddediyoruz”
Burada bir yığın soru sorulabilir: Mesela “delil nedir?”, sorusu en önemlisi gibi görünüyor. Ama ondan önce bu konuda çok ciddi bir açmazınız var.

Siz değil misiniz evrene dair şeylerin evren içinde kalınarak irdelenmesi gerektiğine inanan ve yine siz değil misiniz metafizik bir durumu daha kafadan peşinen red eden? Siz bir şeyi peşinen red ederken ne hakla o şeyle ilgili delilin bulunmadığını söyleyebilirsiniz?

Yani sizin durum şuna benziyor: Bir diş hekimi olarak siz Kürtlerin (ya da Türklerin) dişlerine bakmayacağım diye karar alıyorsunuz ve daha sonra da Kürtleri en sağlıksız dişlere sahip toplum olmakla suçluyorsunuz.
Şimdiye kadar kim aramadığı bir şeyi bulmuş ki sen bulasın Kaptan?
Üstelik “Kanıtın yokluğu, yokluğun kanıtı değildir” (Carl SAGAN)
Q_continuum yazdı:çünkü bu bir politik hareket değildir. NOKTA!
Sen nokta diyebilirsin kendi adına ama ben yine yeni bir parantez açmalıyım.
Olayı niye sadece politika açısından ele alıyorsun. Eğer sorum sadece “Ateistleri bağlayan politik ilkeler nedir?” olsaydı, söyleminde sana hak verebilirdim.
Ben de Müslüman’ım komşum Ali de. Ben liberal muhafazakarım o ise Türk milliyetçisi ( Ya da Kürt milliyetçisi). İslam’ın bütün Müslümanları ortak bir politik çatı altında buluşturmak gibi bir tavrı yok ki aynı şeyi ateizm için bekleyeyim.
Bir de diyorsun ki, “Böyle bir iskelet olmadığı gibi, ateizmi kimin nasıl algıladığı, bir diğer ateisti elbette ki bağlamaz…”
Son derece yanılıyorsun Kaptan.
İslam’ın suçu organize olmak mı? Kişiden kişiye değişmemek mi? Dernekler niye var o halde? Siyasi partiler? Dediğine örnek CHP… Kadın yasayı danıştaya götürüyor, genel başkanı Kemal Arkadaş, o arkadaşın kendi tasarrufudur diyor, ondan sonra birileri de sen orda Bostan Korkuluğu musun diye lafı koyuyor tabi. O zaman alınmayacaksın. Neyse konuya dönersek…
İsketletsizliği sen de itiraf ediyorsun. Peki o halde sizin de sadece Tanrı konusunda Müslümanları eleştirmeniz gerekir. Çünkü ortak sahibi olduğunuz tek savunum bu. Ama ateist sitelere bakıyoruz Hz Muhammed’in cinselliğinden pomza taşına kadar, Kuran’da miras dağılımından Allah’ın and içmelerine kadar, eve hangi hayvanların sokulabilip hangisinin sokulmayacağına kadar maşallah her konuda fikir beyan ediyorsunuz.
Yine senin itirafından yola çıkarsak, Tanrı yoktur dışında kalan tüm bu maddeleri ne diye dikkate alalım şayet her bir ateist kendi ahlak anlayışını baz alarak bizi eleştiriyorsa? Daha doğru diye mi? Daha nesnel diye mi? Daha bilimsel diye mi? Ne diye?
NOKTA.
Q_continuum yazdı:Kimse bir isim almıyor. Sonu “izm” diye bu bir politik fikir değil, bir hal, yalnız olmak gibi. Yalnız olan insanların tek ortak noktaları insan ve yalnız olmalarıdır, bu yüzden bir isim yüklenmiş değildirler. Bunu anlamak çok mu zor??
Sinirlenme Kaptan sinirlenme… Oysaki genelde Müslümanlar sinirlenir, bir türlü imana gelmeyen ateistleri gördükçe “Cehenneme kadar yolunuz var” diyerek forumu terk eder, ateist aydınlarımızda acı acı ve ibretle gülümserler.
Bak resmini profiline koyduğun Kaptan Spock’ın en sevdiğim özelliği işlerini olabilecek maksimum soğukkanlılıkla yapmasıydı. Sen de dene…
Cevabına gelirsek…
Ateistleri sadece “insanlığa ve yalnızlığa” indirgiyorsun (Sanki sizden başkası insan ve yalnız olamıyormuş gibi). Bununla yapıp ettiklerimizin tek kaynağı insanlığımız, başka bir şey değil (mesela ateizm değil) diyorsun. Eğer bu, Müslümanları eleştirmeye yeter bir koşul olsaydı bunu ne diye ateizm kimliğinizle yapıyorsunuz? Ben şimdiye kadar hiçbir Kuran münekkidi ateistin (Hususan Türk ateistin) bu yönü vurguladıklarını görmedim. Yani Peygamber’in cinselliğinin aşırılığını bir ateist olarak değil de bir insan olarak eleştiriyorum dediklerini duymadım. Kaldı ki ,”insanın” cinsellikteki aşırılıkları eleştirmek gibi bir misyonu mu varmış? Bu misyonun alt yapısı, tezleri nesnelmiymiş, bilimselmiymiş, neymiş?
Q_continuum yazdı:Aynı ölçüde “Tanrı Vardır” niye ciddiye alınsın, özellikle HİÇ BİR delil yokken? Kaldı ki “Tanrı Yoktur” sadece bir fikir değil aynı zamanda bir gözlemdir.
Ciddiye aldığın için bu sitenin adminisin? Çünkü Müslümanların en azından asgari şartlarda müşterek olduklarını bildiğinden, özellikle Kuran’da geçenler ilgili şahısları bağlar beni ilgilendirmez demeyeceklerini dahası savunmaya geçeceklerini çok iyi bildiğinden, bu dini ve inanırlarını rahtalıkla eleştirebiliyorsunuz. İşte müştereklik, organizelik, hesap verilebilirlik yine “out”, başına buyrukluk, kaynaksızlık, ve hesap verilemezlik yine “in”.

“Tanrı vardır”ın hadi delili yok. Peki “Tanrı yoktur”un ne delili var? Sizin öyle olmasını dilemeniz, temennileriniz, öfkeleriniz, duygusal durumlarınız dışında spesifik olarak Tanrı’nın varlığı ya da yokluğu dışında icra edilmiş bir tane deney, gözlem söyler misiniz? Temennilerinizi ne zamandan beri bilimsel kılıf altında pazarlıyorsunuz? Yukarıda da değindiğim gibi siz zaten kafadan bütün işlerinizi yaparken Tanrı’nın ya da herhangi bir metafizik olguyu devre dışı bırakmıyor musunuz? Biri sana Büyük Okyanus’ta yeni bir türün keşfedildiğini söylüyor (velev ki yalan söylüyor olsa bile) siz kalkmış öyle bir şey yoktur diyorsunuz ve daha vahimi buna “bilim” diyorsunuz. Size Karl POPPER öneririm.

Üstelik yokluğun gözlemi olmaz. Bilim adamının yanında “Tanrı yoktur” bir gözlemdir derseniz, size çay bile ısmarlamaz.
Ama Carl SAGAN’ın sözü üzerinde düşünün derim: Kanıtın yokluğu, yokluğun kanıtı değildir.
Q_continuum yazdı:Bu TİPİK her türlü mantıklı lafı tükettikten sonra inananları kaçınılmaz bir şekilde başvurduğu, mantıkta ARGUMENTUM AD MISERICORDIAM, yani duygu sömürüsü denilen mantık yanılgısıdır.
Kaldı ki müslümanlık adına işlenmiş cinayetler, işkenceler, tecavüzler cabası!!!! Yüzde 1’le dalga geçiyor olmalısın! Kadınları insandan saymadığınız ortada!!! Toplumun %50’si olan kadınların ikinci sınıf vatandaş, birer mal ve cinsel köle olarak sürekli aşağılanması ZARAR GÖRMEMEK ise, senin bir psikiatriste görünmen gerekir!!!!


Bu kadar bol ünlem kullanma beni korkutuyorsun. Hassas bir doğam var ve çok kırılganım. Kemocan bilir…
Bu yazına neden olan cümlelerini istersen TV’lerini yeni açan izleyicilerimiz için özetleyelim. Orada savunulan şey açık olmasına rağmen ya anlamamışsın ya da anlamamazlıktan geliyorsun. (Anlamamazlıktan gelmenin Latince ismini bilmiyorum, pardon).

Orada söyledim şudur: Sizin din eleştiriniz için kullandığınız sadece iki temel unsur var: Kuran ve Müslüman eylemleri.
İlk olarak Kuran eleştirisi yapabilmek için ortaklık ve bağlayıcılık sorununuz olduğunu ortaya koydum. Yani fert fert bu kadar farklılaşmışken ve herkesi bağlayan ikinci bir ilke olmadan yaptığınız Kuran eleştirisinin sağlıksızlığını vurguladım. Tekrardan yazmaya gerek duymuyorum.

Müslüman eylemleri konusundaki çelişkiniz ise şudur:
Kuran’da bir kitap, Tevrat da, İncil de, Avesta da…
Madem siz ateistsiniz (Tanrı Tanımaz) o halde Yehova’yı da tanımazsınız, Holy Father’ı da, Ahura Mazda’yı da, Allah’ı da…
Ateistler bütün enerjilerini İslam’ın Tanrı’sının olmamasına ayırdıkları gerçeğini gözden kaçırıp (ki bu onları İslam’ın ateisti yapar, ama bir baktın Yehova vardır) diğer dinler hakkında minimum düzeyde eleştir yapabilecek kadar bile bir şey bilmediklerini göstermek istemezler. Bunun yerine doğacak büyük boşluğu Ramazan’da dayak yiyen gençle sempatileşme, mini etekli kızın bacaklarına kezzap atılması, Hüseyin Üzmez’in körpe bir kızı ellemesi gibi ateizmle alakası olmayan magazin haberleriyle boşlukları doldurup dahası bir de site yaparlar. İşte o alıntıladığın ve kendisi hakkında Latince bir tanımlama yaptığın şey işte budur. Müslüman eylemleri siz isteseniz de istemeseniz de Türk ateistlerinin hayatına yön veriyor. Eğer biz olmasaydık belki İspanyol ateist Fernandez hala olabilirdi (genel ateizm savunumu yaptığını farz ediyoruz), ama kesinlikle ateist Ahmet (dur bu mübarek ismi kullanmayayım) ateist Tonguç olmazdı. Çünkü biizm Tonguç’un sermayesi biz Müslümanların elinde. Biizm Kutsal Kitab’ımız ve eylemlerimiz olmasa Tonguç 3 cümle kuramıyor.

Q_continuum yazdı:Benim şahsi görüşüm, insan onuruna aykırı olan her davranış, inanış, felsefe ve KİŞİYE karşıyım! İslam ve müslümanlar da bu gruba giriyorlar. Burada en çok müslümanlığın eleştiriliyor olması, TEKRAR TEKRAR ifade edildiği, ama senin gibiler tarafından her nasılsa algılanamadığı üzere, ekseriyetle müslüman veya müslüman geçmişi olan üyelerimizin oluşu ve de Türkiye’de bu dinin mensupları tarafından her türlü insan onuru ihlallerinin gerçekleşmesidir.
Sana sadece bir soru soracağım: Ateist Tonguç’un hatası sadece Tonguç’u bağlarken, Müslüman Ahmet’in hatası neden bütün Müslümanları bağlıyor? Tonguç taciz edince “insani dualizm”, Ahmet taciz edince “Şeriat Hortladı.” I am asking why? (Güzel bir Enigma şarkısıdır tavsiye ederim).

Q_continuum yazdı:Kendi fantezi inanışını oturup sorgulayamayan birisinin bunlara kafa yorması çok gülünç! Medeni kanun zaten LAİKLİĞİN bir ürünü. Müslümanlığın bir getirisi olduğunu sanmıyorsundur umarım!!!
Birincisi, kendi inanışım benim oluncaya kadar geçmediğim yol, uğramadığım kapı kalmadı. Hakkında bilmediğin şeyler hakkında yorum yapma Kaptan.
İkincisi, medeni kanun laikliğin bir ürünüyse bundan ateistlere ne? Biz laikliği din ve devlet işlerinin ayrılması sanıyorduk, meğerse ateizmmiş! Medeni Kanunu da ateizm getirmiş oluyor o halde.
Üçüncüsü ben zaten Medeni Kanun Müslümanların ürünüdür demedim ki? Ama İslam’ın kendi Medeni Kanunu var. Hani kıyasıya eleştiriyorsunuz ya. Zaten sorun olan da bu.
Fenerbahçe’nin oyun sistemini kıyasıya eleştiren Anti-Fenerliler diye bir grup olduğunu farz edelim. Biz Fenerbahçeliler (Müslümanlar) olarak adamların (ateistlerin) yanına gidiyoruz ve tamam sizi dinlemeye geldik ve bu oyun siteminin (İslami ilkeler) yerine daha iyisini koyarsanız, takımı (dini) değiştireceğiz diyoruz, adamlar da (ateistler de) tık yok. Sen olsan ciddiye alır mıydın?
Q_continuum yazdı:Herkesin cinselliğe olan bakışı farklı olabilir. Ateizm ne din ne de bir politik fikirdir. Ancak ateistlerin cinselliğe bakışı elbette ki dinlerin getirdiği dayatmaları içermez. Ateist demek etik ve/veya ahlaklı olmak anlamına gelmez. Ancak bir ateist herhangi bir dini baskı olmaksızın etik olabilir. Dini baskı yokluğunda insanlar genelde çok daha etiktirler, çünkü bu evrimsel olarak edinilmiş bir özelliktir. Bunu dinler için söyleyemeyiz, özellikle müslümanlıkta etik kavramı yoktur, sadece allah’ın emir ve peygamberin çoğunlukla etik olmayan davranışları örnek verilir ve uygulanılmaya çalışılır. Kötü bir insanın kötü şeyler yapması beklenir, iyi bir insanın iyi şeyler yapması beklenir. İyi bir insana kötü şeyleri ancak din aracılığıyla yaptırabilirsin.
Kaptan, önemli paradokslar yapıyorsun.
Herkesin cinselliğe bakışı farklı olabilir diyorsun ama ateist sitelerde Hz Muhammed (SAV)’in cinselliği “pek farklı olmayan bir şekilde” ortak bir söylem bütünlüğüyle ateistlerce eleştirilebiliyor. Madem herkesin cinselliğe bakışı farklıdır diyebilecek kadar liberal görüşlüsün, aynı özgürlüğü Peygamber’den niye esirgiyorsun?
Ayrıca “bir ateist herhangi bir dini baskı olmaksızın etik olabilir” diyorsun. Ben de bir ateist etik olamaz demiyorum zaten. Etik olur ama bu etikliğin ya kaynağını bilmez ya da kaynağın maddeye aşkın bir Güç olduğunu kabul etmez (mesela ensestten sakınma gibi), ya da her bir ateistin kaynağı kendinden menkul bir etik anlayışı vardır diyorum.
Ayrıca, “sadece allah’ın emir ve peygamberin çoğunlukla etik olmayan davranışları örnek verilir ve uygulanılmaya çalışılır.” Diyorsun. Sen Etik Olmayan Davranışların Etik Olmadığının Tespit Mercii misin? Sana göre etik değildir ama bana göre etiktir. Senin benden ne farkın var? Seni daha haklı kılan nedir? Bu etik denen şey yerçekimi kanunu gibi bir yasa mıdır ki, kendi etik anlayışınıza uyulmaması sizi bu kadar şaşırtıyor?
Q_continuum yazdı:İnsanlığın ensest sonucu Adem ve Havva’nın çocuklarından türediğine inanan bir dine mensup birisi için pek sorun olmaması gerekir! Yine soru ateizmi bir inanış ve politik fikir sanmanın yanılgısını içeriyor. Ensest tamamen ahlaki bir kavramdır ve etikle alakası yoktur. Ahlak toplumsal yapıdan kaynaklanır. İstismar olmadığı sürece ensestin etik bir engeli yoktur, ancak daha önemli olan evrimsel sorunu vardır; gen havuzunun daralması bir türün sonunu getirir. Dolayısıyla ensestin toplumsal olarak reddedilmesi ahlaki ve etik normlara girmesiyle sağlanmıştır. Modern yaşamda ensest, daha ziyade bir güven çiğnemedir, yani çocukların aile yakınları tarafından istismar edilmeleri olarak algılanır ve çocukların zihinsel gelişmeleri açısında tabulaştırılmış olmasının faydaları ortadadır. Oysa müslümanlıkta bir üvey evlatla cinsel ilişki serbesttir, çünkü Muhammed evlatlığının eşine göz diktiğinde, her ne hikmetse buna izin veren ayet inmiştir!!! O devirde bile vahşi bedevi dediğimiz Arap toplumunda bile kabul görmeyen bir davranışken peygamberinize izin veriliyor!!!
Mantıklı bir soruya (Ateist ensest için ne der?) saldırı formatında ve içeriğinde birincil sorunun cevabı adına hiçbir bilgi kırıntısı içermeyen karşı sorulara (Adem-Havva’nın çocuklarına bak önce) Latince ne ad verilir? Farz edelim Adem ve Havva konusunda köşeye sıkıştım, bu sizi, size yöneltilen sorudan azade kılacak mı?

Konumuz Adem-Havva’nın çocukları değil. Bu konudan kaçtığım değil, sadece detay olabilecek konuları bu başlık altında ana meseleye karıştırmamayı tercih ederim. Ama söz bu başlıktan hemen sonra onun tartışmasını da yapabiliriz. Eğer çatırdadığını hissettiğim soğukkanlılığını koruyabilirsen…

Ne ensest ilişki yüzde yüz sağlıksız bebeğin garantisidir ne de ensest olmayan ilişkiden yüzde yüz sağlıklı bebek doğar diye bir genelleme yapılabilir. Kaldı ki, enseste salt bebek edinimi gözüyle niye bakıyorsun? Adamlar ilişki esnasında korunuyorlarsa, ensest yapabilirler sonucunu mu çıkarmak gerekiyor?

Bir de Maraşlı, Antepli, Manisalı, Londralı, Pekinli vatandaş ensest yapacağı varsa “gen havuzu”nu düşünür mü sanıyorsun? Demek ki, dünyanın ezici bir çoğunluğunu ensestten iğrendiren gen havuzu falan değil, kendilerinde ve bedenlerinde tasarruf halinde bulunan gizemli ve aşkın bir Güç’tür. Hatta seni de...

Ateistler için ise bu bir problemdir. Materyalizmin içine idealizm üflemektir. Maddeye iffet atfetmektir. Kaynağı ateistlerce belirsiz bir yerden insan bedenine idealist değerler biçmektir. Çıkış noktası kendisi olmayan bir ahlakiliğin kendi bedeninde yansımasını görüp, nedenini bilmemektir. Ve bu husus ahlak anlayışlarını açıklayamayan ateistler için büyük bir açmazdır.

Demişsin ki, “Oysa müslümanlıkta bir üvey evlatla cinsel ilişki serbesttir, çünkü Muhammed evlatlığının eşine göz diktiğinde, her ne hikmetse buna izin veren ayet inmiştir”
Yahu Spock ufak at…
Müslümanlıkta üvey evlatla ilişki nerde serbestmiş? Ayet/hadis alabilir miyiz? Sen İslam’ı ateizm mi sandın ki, her salladığında birkaç kişi için mutlaka doğru olsun?
Yani yalanını bir sonraki cümlenle kendin çürütmüşsün zaten.
Cümle 1: Oysa müslümanlıkta bir üvey evlatla cinsel ilişki serbesttir
Cümle 2: Çünkü Muhammed evlatlığının eşine göz diktiğinde, her ne hikmetse buna izin veren ayet inmiştir
Evlatlığının eşine göz dikmekle İslam’da üvey evlatla cinsel ilişkinin nasıl serbest olabildiği gibi bir soru seni bekliyor.
Gelelim şu evlatlığıyla evlenme olayına…
Öncelikle bilmen gereken şeyler var.
Zeynep, Hz Peygamber’in öz halasının kızıdır.
Zeyd’le Zeynep’i bizzat Zeyd’in babası hüviyetinde olan Hz Peygamber bizzat ailesinden istemiş ve evlendirmiştir.
Zeyd ve Zeynep birbirileriyle uyumsuz olduklarından ve sürekli kavga ettiklerinden sık sık Peygamber’e gelmişler ve ayrılmak istediklerini söylemişler ama Peygamber her seferinde sabır tavsiye etmiştir.
Kaldı ki, Peygamber evlatlığının karısıyla değil, evlatlığının boşanmış karısıyla evlenmiştir. Bu ikisi aynı şey değildir.
Zeynep Peygamber’in halasının kızı olarak ilk defa gördüğü biri değildir ve her zaman yakınında bulunmuştur. İsteseydi Zeyd ile evlendirmeden kendisi evlenebilirdi.
Devam ediyoruz…
Q_continuum yazdı:Varmak istediğin sonuç ne? Sadist sapık olsa da ona tapınırım mı diyorsun? Bu soruya da KRALMAS cevap vermedi mi? Anlama özürlü müsün???
Yani oradaki paradoksun benimle değil, sizinle ilgili verildiğini anlamıyorsanız anlama özürlü ben değil, sizsiziniz.
Orada sorulan şey şu: Sadist de olsa, sapık da olsa, bu Allah’ı yok mu yapıyor? Yani bir Tanrı’nın sapık ya da sadist olmasının ateizmle direkt ne ilişkisi var? Soğukkanlılık gidiyor mu ne Kaptan? Dur daha yeni başladık…


Q_continuum yazdı:Niye biz yanıyoruz? Şarlatanın dinine kanıp inanan sensin. Kendi halinde iyi bir insan olabilecekken bir sürü vahşet ve sapıklığı hoş gösterme kıvırtmasına girmek zorunda kalan yine sensin!!!
Yine cerbeze, yeniden cerbeze…
Men çı guyem tamburem çı guyed…


Q_continuum yazdı:Her verdiğim cevaba bir kıvırtmayla geri döneceğini biliyorum, çünkü senin gibilerin profili bu. Kabul ettiklerini de belirtmeden boş geçersin, yoksa o zaman mesafe kat ederiz.
Bana cevap yazmadan, inancının kaynağının aşağıdaki ifade olup olmadığına cevap vermeni tercih ederim:
Kuran doğrudur, çünkü Allah'ın kelamıdır, Allah'ın kelamıdır çünkü Kuran'da öyle yazar, ve Kuran doğrudur, çünkü Allah'ın kelamıdır...
Inancının kaynağı buysa, seninle anlaşmamız mümkün değil, çünkü senin beynin bir bozuk plak gibi tek çizgiye takılmış gidiyor. İnancının kaynağı başka bir şeyse, bizleri aydınlat, öğrenelim!

Boş laflarla tartışma olmaz Kaptan…
Somut cevaplarla/kaynaklarla gel.
Öyle “Biz ne dersek diyelim anlamıyorsunuz” tavırlarıyla da sinirlenmiş numaraları yaparak mantıklı cevaplar vermiş olmuyorsunuz. Bak ben sakin sakin yazıyorum. Kızmak acziyetin göstergesi olabilir ancak bilginin değil.
Şeytanın yaptığı en büyük kurnazlık bütün dünyayı yaşamadığına inandırmaktır.

"The Usual Suspects" filminden

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Türk Ateistlerine Kullanım Kılavuzu

Mesaj gönderen kemalistcan » 09 Ağu 2012, 21:29

Buraya kadar olan sorulara satır aralarında yanıt verdiğimi düşünüyorum.
5- Sadece tek cümlesi olan bir düşünce (Tanrı Yoktur) ciddiye alınmalı mıdır?
Bir sürü gevezelik ve saçmalıkla birlikte sunulduğunda somut ve dolaysız kanıttan yoksun uyuduruk bir önerme ciddiye alınmalı mıdır? Gerçek çok yalındır, çıplaktır. Aslında bir çocuk bile bunu kavrayabilir daha önce dediğim gibi ama ciddi bir kuşatma ve baskı altında bunu yapmak oldukça zordur. Çünkü önce kendini aşmalısın; sonra aileni, sonra akran grubunu, sonra çevreni, sonra resmi olan ne varsa!

Sizin olayı bu kadar sığlaştırmanız bizim bu noktaya bir cümleyle geldiğimiz anlamına gelmez ve tanrı yoktur cümlesinin derinliğini ortadan kaldırmaz. Arabayı yokuşta kaldırırken nasıl bir kavrama noktası varsa ateizmi benimsemek içinde bir kavrama noktası vardır. Bu kavrama noktasına bilimle, felsefeyle, deneyimle, düşünceyle, sorgulamayla, cesaretle, isyanla varırsınız; çünkü ap açık bir yalanı ört bas etmek için bütün dünya örgütlenmiş karşınızdadır.

Çok bilinen gerçek bir öykü vardır. Sonradan görme varsıllardan biri, ünlü bir ressama portresini yaptırır hava atmak için. Kara kalem porte yapılır ve fatura ile birlikte adamın adresine gönderilir. Ancak sanattan anlamayan adam sinir küpü olmuş bir biçimde telefon açar sanatçıya ve der ki: Beş dakikalık bir uğraş için bu para çok değil mi? Ressamın yanıtı: 5 dakika değil; 5 dakika artı bütün sanat yaşamım. İşte sen son cümleyi görürsün, görmek istersin, göstermek istersin.

Bir şey daha. Arkadaşın soruları peşin yargılar içeriyor. Q_continuum sen bunu nasıl görmedin; anlamadım. Sorular güdümlü, yönlendirici, kötü amaçlı ve mantık hataları ile dolu. Örneğin insanın neden üç gözü vardır gibi ya da senin alışın mı kuvvetli verişin mi ya da yumurta mı tavuktan çıkar tavuk mu yumurtadan çıkar ya da siz Ateistler neden kötüsünüz gibi.

Yine ben sana sorayım. En zorlama haliyle yalnızca sezgiyle varılabilecek bir kavram için onca küllüyat ne için?
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

Kullanıcı avatarı
Very Self
Üyeliği Sonlandırılmış
Mesajlar: 23
Kayıt: 24 Tem 2012, 00:11
Felsefe: Diğer

Re: Türk Ateistlerine Kullanım Kılavuzu

Mesaj gönderen Very Self » 09 Ağu 2012, 22:07

kemalistcan yazdı:
1- Ateizmin Tanrı yoktur'u saymazsak başka fikir iskeleti var mıdır?
Ateizm bir sonuçtur. Örneğin küçük bir çocuk da duru, su katılamış, engelsiz, dolambaçsız, baskı ve bastırılmışlık nedir bilmeyen anlağıyla bu sonuca varabilir. Ki "Kral Çıplak" diyebilen kişi de anımsarsan küçük bir çocuktu. Çok yalın bir biçimde sorulan 5N 1K sorularına yanıt verilememesi ya da verilir gibi yapılması ve verilir gibi sanılırken yapılan diğer yanlışlar da bizi bu sonuca götürecektir; ki çocuklar çok soru sorarlar. :lol: Bir çoğumuz aile, çevre baskısından ötürü bu anlayışı sürdüremedik ama materyalizm, özgürlük, özgür ve yaratıcı düşünce, insan hakları ve insanlık onuru, hukuk, felsefe, sosyalizm, kemalizm gibi değerler yine de bizi olmamız gereken yere getirdi.

Olmayan daha doğrusu olduğu sanılan şeyin yerinde başka bir şeyin olduğu bir temelin üzerine binlerce kat çıkmayı bir yetenek olarak görebilirsin; ama biz görmüyoruz. Bir çocukluk hastalığı olarak dinler ortaçağ karanlığının dibini boylamalıydı ama gel gör ki egemenler bundan sıklıkla yarar sağladı. Konumuza dönersek: Ateizm'in fikir iskeletinin olmadığı koca bir yalandır; bu sonuca varılırken gidilen yolda tüm boşlukları doduracak bilgiler edinilmiştir. Daha ilk uygarlıklarda, antik çağda bile dile getirilen bir şeydir bu ünlü düşünürlerce. Çağdaş felsefenin ataları olan Kant, Hegel, Marsk ise resmen tüy dikmişlerdir. Ama amaçları olmayan birşeyin yokluğunu kanıtlamak ve bunun gibi saçma birşey için anlarını, emeklerini heba etmek değil; insanlara doğru yolu gösteremek, insanları sömürülmekten ve egemenler uğruna heba-helak olmaktan kutrarmak, gerçekçi bir bakış açısı sağlayarak ilerlemenin moturu olmak ve yapılan yanlışlardan ders çıkarılmasını sağlamak, insanlara barış içinde ve kardeşçe yaşamanın yollarını göstermek gibi birçok kutsal amaç sayabiliriz. Ateizm bu değerlerden yalnızca biridir. Ha bu arada Richard Dawkins gibi kişileri de yok sayma; bu biçimde hatırı sayılır bir külliyat oluşmuş durumda. Ünlü fizikçi Stephen Hawking'de son kitabını buna ayırmış durumda. Ünlü düşünürlerin bu konuda birçok çalışması, özlü sözü de cabası. Yani ne kadar havan olsa da yine basma kalıp, çürük, temelsiz bir yerdesin.

Bir anımsatma yapmakta yarar var. Teizm, Deizm'den sonra gelir. Yani önce Tanrı vardırın altını doldurmak gerek. Bende aynı soruyu sorayım sana; bunun altı ne kadar doludur? Yaratış teorisinden, akıllı tasarıma kadar bir tek dişe dokunur ne ortaya konuldu onaylanan bilim dünyasınca?
Kemalistcan, bize neyi anlatmaya çalışıyorsun? Madem savunumunu yaptığın ateizm anlaşılmaması için ortada hiç bir nedenin olmadığı duru bir gerçeklik, dünyanın dörtte üçünü niye ateizm değil de dinsel duyumsamalar etkilemiş.?

Yapmanız gereken şey ilk olarak inanırları aşağılamktan vaz gemek olacak. Kemalistcan siz özel değilsiniz, tıpkı biz gibisiniz bunu anlayın. Ateizm olmasa hücrenin yapısı, atomun yapısı, güneşin çapı, ayın dünyanın uydusu, evrenin bir başlangıcının olduğu, penisilinin icat edilmesi olmayacak mı sanıyorsunuz? Şimdi sana gereksiz bir işlem olan inanır bilim adamlarının listesini yapıp sidik yarışına mı gireyim? Aç bak kendin gör... O halde sizi özel yapan nedir?

Bak aşağılamak için söylemiyorum ama kaçıncı mesajımdır aynı şeyleri yazıyorum. Aynısını yazıyorum ama her seferinde sorulan sorulara cevap vermek yerine "Peki sizin İslam masum mu?" yollu cevaplar verdiğiniz için sanki siz cevap veriyorsunuz da ben yetinmiyormuşum gibi algılanıyor. Bak daha önceden yinelediğim halde üşenmedim tek tek maddeledim ma karşılığında hangi somut cevap geldi: Koca bir hiç! Diyorsun ki,
kemalistcan yazdı:Bir anımsatma yapmakta yarar var. Teizm, Deizm'den sonra gelir. Yani önce Tanrı vardırın altını doldurmak gerek. Bende aynı soruyu sorayım sana; bunun altı ne kadar doludur? Yaratış teorisinden, akıllı tasarıma kadar bir tek dişe dokunur ne ortaya konuldu onaylanan bilim dünyasınca?
Sorun da naturalizm eğilimli bilim anlayışında zaten...

Kaptan'a bununla ilgili cevabımı yazmıştım. Özetlemek gerekirse,

Eğer "Tanrı vardır" bilimin konusu değilse, "Yoktur" da değildir. Yani bu konuda bize gayri-bilimsellik atfetmek gibi hiç caka satmayın. Bugün en fazla yapıştığınız ve ateizm uğrunda kendilerini suistimal ettiğiniz fizik ve biyoloji yıllarıdr savunumunu yaptığınız tezleri çöpe attı. Evrende determinist anlayışla nedensellik bağı kuruyordunuz Big bang'in herhangi bir tetikleyicisinin olmadığını görünce bilim-kurgu'ya merak sardınız.

Evrim dediniz...

Açtığınız her başlık elinizde patladı. Ne ilk hücrenin oluşumunu açıklayabildiniz ne de türler arası değişimin doğal seleksiyon ve mutasyon değişikliğiyle sağlanabileceğini... İddia ettiğiniz tür değişikliklerinin sağlandığına dair bazı hayvanların bazı hayvanlara benzemesi dışında net bir tablo ortaya koyamadınız. Doğal seleksiyon türlerin hayatta kalmasını sağlar ve oluşacak gen havuzunda bir sonraki nesle aktarılacak genler yeni sağlıklı bireyleri oluşturur. Bu keşif size ait değil. Bu Darwin öncesinde de bilinen bir şey. Bir türün hayatta kalması zaten onun mükemmelliğinin göstergesidir, mükemmel olan neden evrilsin ki? Üstelik doğal seleksiyonun evrimleştirici etkisi olduğunu bilimsel olarak ortaya koyamadınız. Doğal seleksiyonun ve mutasyonların neden insanda hayati vazifesi olmayan ve bu organlar olmasa da can tehlikesi bulunmayan bir takım sanatsal işler (kaş, saç, tek kolluluk, tek gözlülük) yapmak zorunda olduklarını açıklayamadınız. Hani doğal seleksiyon yaşam savaşında en büyük silahtı? Kaşı olmayan ölüyor mu? Tek gözlüler, tek kulaklılar, tek kollular, tek böbrekliler ölüyor mu? İndirgenemez kompleksliğin evrimle açıklanamayacağı gerçeğine karşı sustunuz...

Bizi bunlara inanmamakla mı suçluyorsunuz Kemalistcan? Söyler misin ateizm bunun neresinde bilim bunun neresinde?

Sizden başka kimse bunları incelemiyor mu sanıyorsunuz?

Peki ateizmin ne kanıtı var? Politik bir takım mağduriyetlerinize, ailesel / toplumsal / bireysel bir takım buhranik his durumlarınıza taktığınız addır ateizm? Ve özellikle Türkiye'de ateizm beyinle değil, kalple ilgilidir...
Şeytanın yaptığı en büyük kurnazlık bütün dünyayı yaşamadığına inandırmaktır.

"The Usual Suspects" filminden

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 11 misafir