Müslümanlar neden yalancıdır?

Tüm dinlerin masaya yatırıldığı ve geniş kapsamda incelendiği bölüm. Dikkat! Bu bölüm dini inancınızı zedeleyebilir ve direncinizi kırabilir.
DreiMalAli
Üye
Mesajlar: 38
Kayıt: 17 Eki 2011, 22:34
Felsefe: Ateizm

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen DreiMalAli » 28 Eki 2012, 18:34

Mekke ve Medine hakkında tarihi kayıt 750 yıllarına dek bulunmuyor. Tarihi kayıt olarak birisinin ismi ilk olarak 750 yıllarında diğerin ismi şlk olarak 800'lü yılların başlarında geçiyor. Yani her ikisinin de 750 yıllarına dek hiç önemi olmadığı gibi büyük bir ihtimalle piyasada dahi yoktular. Mekke ve Medineyi bu yıllara dek ne araplar tanıyordu ne de Bizanlar ve Sasaniler.
En azından bu yüzden (hiç yaşamaış olan Muhammed) bu şehirlerde dünyaya gelip kervan gütmüş olamaz.
Muhammed'in kervancılığını anlatan Siyer'de Muhammed'in gençliğindeki kervan macerası hakkında eski bir yazım vardı. Siyer ile bizim tarihcimiz Neşet Çağatay'ın İslam Tarihi kitabını kısaca karşılaştırmıştım. Bu yazı ana hatlarıyla kısa bir özet. Siyer'deki anlatım TV'de canlı yayında gibi sohbet ve muhabbetler halinde geçiyor.
Son olarak Neşet Çağatay’ın Siyer’den tarihsel sonuç çıkarmasına bir örnek vereyim:

Muhammed amcası Ebu Talip ve bir kafile tacir ile birlikte Busra’ya gider ve her seferinde olduğu gibi bu sefer de Bahira isimli bir rahipin yanına konaklarlar. Bahira aynı zamanda ünlü bir bilgindir. Bu rahibin ancak bir rahipten diğer bir rahibe intikal eden bir kitabı vardır. Önceki seferlerinde kafile ile hiç ilgilenmeyen, hatta konuşmayan Bahira, bu sefer bol bol yemek hazırlar. Kafile gelirken Bahira bir bulutun çocuk Muhammed’e gölge ettiğini gözlemler. Kafile konaklayınca Muhammed bir ağacın altına oturur. Bulut da gelip ağacı gölgeleyince, ağacın dalları eğilerek Muhammed’e gölge eder. Yemekten sonra Muhammed ile yalnız kalan Bahira ona Lat ve Uzza hakkında sorular sorar ve umduğu cevapları alır. Sırtını açar bakar ve elindeki kitaba uygun bir “nübüvvet mührü” bulur. Amcası “O benim oğlumdur.” dese de, Bahira onun oğlu olmadığını bilir. Ve amcasını çocuğu yahudilerden koruması için uyarır.

Bu hikayeyi okuyan tarihçi Neşet Çağatay (sadece kaba noktalarını sayayım),

- Bahira kelimesinin zaten rahip anlamına geldiğini ve bahiraka kelimesinin Pali dilinde “başka bir inancın adamı/rahibi” anlamına geldiğini göz ardı eder.

- Bahira’nın gaipten haber alarak yemek hazırlamasını göz ardı eder

- Bulut masalını göz ardı eder

- Ağacın dallarını uzatması masalını göz ardı eder

- Elindeki kitaba uygun mühür masalını göz ardı eder

- Bahira’nın geleceği bilme kehanetini göz ardı eder

- Vs vs vs.

ve sonuç çıkarır (sayfa 150):
Muhammed daha oniki yaşlarındayken amcasıyla Şam’a giden tüccar kafilesine katıldı. ...
Ve diğer bir kaç kervan masalına dayanarak (sayfa 126)
Hicaz bölgesinin ticaret yönünden en önemli şehirleri Mekke ve Taif idi.

...

Mekke ticaretine gelince. Bu kent ... tarıma elverişli bir yer olmadığından gelirleri sırf ticarete dayanıyordu. Kureyşlilerin zengin aileleri ticaret işine büyük sermayeler yatırıyorlar, uzak yerlere gidip geliyorlardı.
Neşet Çağatay’ın bu İslam Tarihi kitabı “Tarih nasıl yazılmaz?” sorusuna güzel bir cevaptır/örnektir.
Biraz TC terbiyesi görmüş olan Neşet Çağatay 1001 gece masalı figürlerini tarih diye vermeye kalksa, çok çok ayıplanacağını elbette biliyordu. Bu yüzden Siyer'deki akıl dışılıkları saklıyor ki, tarih değil, 1001 gece masalı anlattığı anlaşılmasın. Sanırım Türkiyede yaşayan bir tarihçi bu günlerde bir İslam Tarihi kitabı yazmaya kalksa, yüzü dahi kızarmadan bu akıl dışılıkları tarih diye yutturmaktan çekinmez.

Sevgiler

Kullanıcı avatarı
Engse Hohol
Üye
Mesajlar: 244
Kayıt: 15 Ağu 2011, 23:13
Felsefe: Ateizm

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen Engse Hohol » 29 Eki 2012, 17:15

Mekke ve Medine hakkında tarihi kayıt 750 yıllarına dek bulunmuyor. Tarihi kayıt olarak birisinin ismi ilk olarak 750 yıllarında diğerin ismi şık olarak 800'lü yılların başlarında geçiyor. (hiç yaşamaış olan Muhammed) bu şehirlerde dünyaya gelip kervan gütmüş olamaz... Bu rahibin ancak bir rahipten diğer bir rahibe intikal eden bir kitabı vardır. Önceki seferlerinde kafile ile hiç ilgilenmeyen, hatta konuşmayan Bahira, bu sefer bol bol yemek hazırlar. Kafile gelirken Bahira bir bulutun çocuk Muhammed’e gölge ettiğini gözlemler
sevgili DreiMalAli, Bahira öyküsünün içeriğine kuşku ile bakarım ama bir özne, bir kişilik olarak Bahira'yı kabul etmekteyim şimdilik. Bahira'nın mezarı belli değil, bunu biliyorum ama 7 nci yy'ın koşullarında mezarsızlık olağan. mekke'nin eski kent adı bekke olduğu iddiası var ve medine'nin hicret(622)den önceki kent adının ise yesrib(يثرب) den geldiği biliniyor. bu adlardan haberdar olduğunu biliyorum. 750-800 yıllarına dek bu kent adlarının tarih kitaplarına işlenmemesini, yazanı olmamış şeklinde düşünmekteyim. biliniyor ki araplar kütüphane yakan bir toplum ve okuma-yazma alışkanlıkları zayıf. suudi arabistanda en yüksek tirajlı alSharq alAwsat gazetesi 235,000 satıyor. internette "saudi arabia book fair" aratıyorum "Beirut Book Fair" ile "Cairo Book Fair" çıkıyor. dolayısı ile kent yerleşiminden sonra mekke ve medine kentlerinin tarih sayfalarına geçişindeki aksatlık ve gecikme, arapların edebiyat tembelliğinden olsa gerek.
ResimResim
En yoğun materyalist din islamdır; Sünneti seniyye, Hacerul esvet, Tabiin, Kabe, Kurban

demirefe
Üye
Mesajlar: 28
Kayıt: 25 Eyl 2012, 18:39
Felsefe: Diğer

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen demirefe » 29 Eki 2012, 18:34

Engse Hohol yazdı:Muhammet'in kervan yolculuklarında tanığı kentlerin, müzelerin, rahip bahira, selman farisi gibi kitap ehli ve bilgin kişilerin kur'an'a hizmetleri yadsınamaz.
Muhammet eğer o da yaşadıysa tabii, öyle müzeye, kütüphaneye gidecek filan bi adam olduğunu hiç düşünmüyorum. Ha, eğer gerçekten yaşadıysa kulağına bir takım eski masallar çalınmıştır, o kadar! Başka bir şey bilen bir adam olduğuna hiç ihtimal vermiyorum. Bırak bir şeyler bilmeyi, hasta ve sorunlu bir kişi olmalı. O da eğer yaşadıysa...
"Rastlantının nedenleri vardır." Petronius

demirefe
Üye
Mesajlar: 28
Kayıt: 25 Eyl 2012, 18:39
Felsefe: Diğer

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen demirefe » 29 Eki 2012, 20:42

Eğer Muhammedin bu kadar aciz ve çapsız biri olduğunu nerden çıkardığımı merak eden olursa söyleyeyim: Bana birisi Muhammedin akıllı ve bilgili olduğunu gösteren bir ayet göstersin. Kuranda o çağın bilgisi bile yoktur. Tamamen cahil kişiler tarafından yazılmıştır. Ben Kuranı da Muhammedin yazdığına inanmıyorum. Kuran cahil Araplar tarafından anonim derlenmiş karmakarışık bir bulamaçtan başka hiç bir özelliğe sahip değildir.

Ama ben yine de Muhammedin akıllı ve bilgili olduğu varsayımını kanıtlamak isteyene tamam Kuranı Muhammed yazdı, tamam hadi öyle biri de yaşadı diye kabul ederek bir avans tanıyorum. Bana Kuranda akıllıca ve bilgece söylenmiş bir söz gösterin. Yoktur.

Akıllıca ve bilgece söylenmiş olduğu iddia edilecek bir tek ayet gösterilebilir: Bir kişiyi öldürenin tüm insanları öldürmüş olacağı ve bir insanı kurtaranın tüm insanlığı kurtarmış olduğu ayeti. Bu iddia öne sürülebilir.

Fakat bu bile bilgece ve erdemlice söylenmemiştir. Fitne çıkarmadıkça diye bir kayıt konularak tüm bilgelik ve erdem havaya uçurulmuştur. Tam bir cahil zırvasına dönüştürülmüştür bu bilgece söylenme adayı olabilecek söz!

Fitne iddiasıyla her ötekileştirdiğini öldürmeye elverecek korkunç bir cümleye dönüşmüştür bu cümle.

Fiyasko yani, yok! Kuranda insanlık erdemine, bilgeliğe katkı yapacak tek cümle yoktur.
"Rastlantının nedenleri vardır." Petronius

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen kemalistcan » 29 Eki 2012, 22:05

demirefe yazdı: Akıllıca ve bilgece söylenmiş olduğu iddia edilecek bir tek ayet gösterilebilir: Bir kişiyi öldürenin tüm insanları öldürmüş olacağı ve bir insanı kurtaranın tüm insanlığı kurtarmış olduğu ayeti. Bu iddia öne sürülebilir.

Fakat bu bile bilgece ve erdemlice söylenmemiştir. Fitne çıkarmadıkça diye bir kayıt konularak tüm bilgelik ve erdem havaya uçurulmuştur. Tam bir cahil zırvasına dönüştürülmüştür bu bilgece söylenme adayı olabilecek söz!

Fitne iddiasıyla her ötekileştirdiğini öldürmeye elverecek korkunç bir cümleye dönüşmüştür bu cümle.
Doğru söylüyorsun. Bu ayet arkasından AMA sözcüğü gelen cümleler gibi yok hükmünde; ki bu ayetin hemen arkasından Maide33'ün gelmesi anlamlıdır.
Maide33:Allah'a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.
İşin ilginç yanı bunca acımasız cezayı yeterli görmeyip, daha bu ne ki sen ahireti gör demesi de sadistlikte sınır tanımadığının bir göstergesi.
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

DreiMalAli
Üye
Mesajlar: 38
Kayıt: 17 Eki 2011, 22:34
Felsefe: Ateizm

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen DreiMalAli » 29 Eki 2012, 22:25

demirefe yazdı:....
Akıllıca ve bilgece söylenmiş olduğu iddia edilecek bir tek ayet gösterilebilir: Bir kişiyi öldürenin tüm insanları öldürmüş olacağı ve bir insanı kurtaranın tüm insanlığı kurtarmış olduğu ayeti. Bu iddia öne sürülebilir.

Fakat bu bile bilgece ve erdemlice söylenmemiştir. Fitne çıkarmadıkça diye bir kayıt konularak tüm bilgelik ve erdem havaya uçurulmuştur. Tam bir cahil zırvasına dönüştürülmüştür bu bilgece söylenme adayı olabilecek söz!

Fitne iddiasıyla her ötekileştirdiğini öldürmeye elverecek korkunç bir cümleye dönüşmüştür bu cümle.

Fiyasko yani, yok! Kuranda insanlık erdemine, bilgeliğe katkı yapacak tek cümle yoktur.
Yav sevgili demirefe...
Müslümanların bu yalanı beynimize öyle işlemiş ki... Baktığımız halde göremiyor olmuşuz. Aynı ayeti (5:32) Obama da Amaerika başkanı olduğu sene Kahire'de arap alemine konuşmasında kullanmıştı. İslam'ın aslında bir barış dini olduğunu, insan haytına değer verdiğini vs. vurgulamak için. Bıyık altından gülmekten kendimi alamadım. Hani cımbızlam deriz ya. Tam üstüne basıyor bu deyim.

Hayır dostum!

Bir insanı öldürmenin, bütün insanları öldürmüş sayılması ve bir insanı yaşatmanın bütün insanları yaşatmış sayılması (5:32)ne İslam için geçerlidir ne de müslümanlar için. Kuran bunu İrailoğullarına yani yahudilere kural olarak koyuyor. Bunu; cımbızlana cümlenin hemen bir önceki cümlesinden, 5:32'nin ilk cümlesi olan "Bu yüzden İsrailoğullarına şart koştuk (şunu dedik):" cümlesinden anlıyoruz.
Yani... Bir insanı öldüren kişi şayet bir yahudi ise, ancak o zaman bütün insanları öldürmüş sayılıyor ve bir insanı yaşatan şayet bir yahudi ise, ancak o zaman bütün insanları yaşatmış sayılıyor. Buradaki şart öldürenin veya yaşatanın bir yahudi olması. Sadece ve sadece bir yahudi bütün insanları öldürmüş veya yaşatmış oluyor.

Kuran'a göre İslam ve müslümanlar için bu teklif, bu şart geçerli değildir. İslam ve müslümanlar için geçerli olan kurallar, Allah'ın müslümanlara verdiği görev hemen 5:32'nin peşinden geliyor:
Ayet 5:33.
Allah'a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.
Yani; bir müslüman bir insan öldürdüğünde, bütün insanları öldürmüş olarak ayıplanması şöyle dursun... Bir müslüman Allah ve resulü için sadece bir insanı değil, bilakis insanLARı öldürmek, asmak, ellerini-ayaklarını çapraz kesmek ve sürmek ZORUNDA! Bu kural bir müslüma Kuran ve Allah tarafından verilmiş/yüklenmiş islami bir GÖREVdir!

Sevgiler

Kullanıcı avatarı
Engse Hohol
Üye
Mesajlar: 244
Kayıt: 15 Ağu 2011, 23:13
Felsefe: Ateizm

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen Engse Hohol » 29 Eki 2012, 23:29

uğrola;
muhammedin katıldığı savaşlara gazve (akın) denir, katılmadığı savaşlara seriyye denir ki; bizans ile yapılan mute savaşında muhammet, zeyd i komutan olarak atamıştır. müslümanlar bizans ile savaş için 3.000 kişilik bir ordu kurmuştur ve komuta edilmesi konusunda muhammet, "zeyd bin harise'yi kumandan tayin ettim" talimatını verip mute savaşına gitmemiştir, komutan tayin ettiği zeyd bin harise bu savaşta ölmüştür.

ifk olayında ise ayşe ile yaklaşık 24 saat yalnız kalan Safvan bin Muattal kendini "cinsel iktidarsız (hasur)" göstererek ölümden kurtulmuştur. islami sitede Safvan bin Muattal şöyle tarif ediliyor; "müslüman olan hatta erkeklik özelli­ğinden bile mahrum Safvan bin Muattal, ordunun arkasına kalır, halkın mallarını araş­tırır, bir şey kalmışsa, kaybolmamak için, alıp diğer konak yeri­ne götürürdü". Bütünüyle ayşe'nin ağzından ilginç bir makale yazmışlar, okuması bile sıkıcı. ben şimdi wiki sayfasından ifk'i özet asıyorum buraya, epey objektif buldum doğrusu.
Aişe sefer esnasında Yemen nazar boncuğundan dizilmiş gerdanlığını takıyordu. Bu gerdanlığın Aişe'ye nasıl ulaştığı tartışmalıdır. Bir rivayete göre gelin olduğunda annesi Ümmü Rûman hediye etmişti Bir başka rivayete göre kız kardeşi Esma'dan ödünç almıştı. Müreysi seferi dönüşü ordu geceyi geçirmek üzere Medine yakınlarında konakladı. Aişe tuvalet ihtiyacını gidermek için ordugahtan uzaklaştı. Döndüğünde, gerdanlığını kaybettiğini farketti. Aişe kimseye haber vermeden ordugahtan tekrar ayrılarak şafak vakti gerdanlığı aramaya gitti. Gerdanlığı buldu ancak geri döndüğünde muhafızları dahil tüm kervan onun devesi üzerindeki tahtırevanında olduğunu sanarak yola çıkmışlardı. Aişe geri döneceklerini umarak konaklama yerinde kervanı beklemeye başladı ve oturduğu yerde uyuyakaldı. Ordunun artçı muhafızlarından Safvan bin Muattal güzergahı üzerinde Aişe'ye rastladı. Biz Allahın kullarıyız ve Allaha döneceğiz deyip başka hiçbir söz söylemeden Aişe'yi kendi devesine bindirdi, kendisi ise yürüyerek kervanı bir sonraki molasında yakaladılar. Aişe'nin kervanda olmayıp genç bir askerle birlikte 1 geceden sonra gelmesi dedikodulara yol açtı. Aişe olayı duyduğunda babası Ebu Bekir'in evinde kalmaya başladı. Muhammed Aişe'yi babasının evinde ziyaret etti. Bu ziyaret esnasında Muhammed oturduğu minderde kendisine vahiy gelirkenki büründüğü ruh hali içerisine girdi ve Nur Suresi 11 ila 20 nci ayetlerin kendisine vahyedildiğini bildirdi:

Nur 11: O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır. İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.
Nur 12-13: Bu iftirayı işittiğiniz zaman, iman eden erkek ve kadınlar, kendi (din kardeş)leriniz hakkında iyi zan besleyip de, “Bu apaçık bir iftiradır” deseydiniz ya! Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Madem ki şahit getirmediler; işte onlar Allah yanında yalancıların ta kendileridir

Nur Suresi, Aişe'nin masumiyetini destekliyor, iftirayı duyup sessiz kalanları eleştiriyordu, iftirayı yayanların cezalandırılacağını bildiriyor ve zina suçunun ispatlanması için dört şahit şartını hatırlatıyordu. İbn-i Abbas'tan nakledilen bir rivayette göre Ebu Bekir Ayşe'nin yanına gelerek onun günahsız olduğunun vahiylerle bildirildiği haberini verdi. Ayşe şöyle dedi: "Allah'a teşekkür ederim, sana ve dostuna (Muhammed'e) değil. Taberi Tarihi'ne göre Muhammed Aişe'ye şöyle dedi: "Ey Aişe; sana müjde veriyorum. Allah senin günahsız olduğunu nazil etti." Ayşe şu şekilde yanıtladı: "Allah'ın hamdı ve sizin kötü zannınızla"
Ebu Bekir'in evinde Muhammete, oturduğu minderde iken vahyedilen Nur Suresi 11 ila 20 nci ayetlerinden sonra bence ayşe ateist olmuştur. çünkü büyük olasılıkla Safvan bin Muattal ile sevişmesine rağmen allah yanlış beyanatta bulunmuştur. şimdi siz, sözkonusu bu iki olayın (mute ve ifk) içeriğini bilen birisi olarak muhammete nasıl "yaşadığı kuşkulu aciz ve çapsız biri" diyebiliyorsunuz hayret! daha nice olaylardan kurnazlık sergileyerek kurtulmayı başarmıştır muhammet, erdimlice değil, kurnazca yordamlar ile tabi.
ResimResim
En yoğun materyalist din islamdır; Sünneti seniyye, Hacerul esvet, Tabiin, Kabe, Kurban

demirefe
Üye
Mesajlar: 28
Kayıt: 25 Eyl 2012, 18:39
Felsefe: Diğer

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen demirefe » 30 Eki 2012, 09:22

DreiMalAli yazdı:Müslümanların bu yalanı beynimize öyle işlemiş ki... Baktığımız halde göremiyor olmuşuz.
Haklısın dostum. Müslümanlar yalan konusunda uzmanlaşmışlar. Aynı durum bir çok ayet için geçerli. Hani müslümanlar milleti "namaz kılmayın" ayetini görüp "sarhoşken" ibaresini görmemekle filan suçlar ya! Bu çifte standardın asıl hasını kendileri yapar. İslamda kısas vardır, her suç misliyle cezalandırılır deyip bunu bir hakkaniyet olarak propaganda ederler. Ama devamını hiç okumazlar. Devamında kısasın ancak hüre hür, köleye köle, dişiye dişi uygulanabileceği kaydı vardır. Bu insanlık dışı korkunç ayrımcılığa hiç değinmezler.

Müslümanlar Kurana göre sadece kafirleri değil, münafıkları da öldürmekle mükelleftir. Bu Kuranda apaçık yazar. Bunun ne korkunç bir insanlık ayıbı olduğunu açıklamaya bile gerek yok. İnsanın dediğine, beyanına inanmıyor, aslında münafık bu deyip öldürüyorsun! Bundan daha korkuncu olabilir mi?

Din insanlık tarihinde insan türünün aklına gelmiş en kötü fikirdir. İslam ise bu dinler içinde en berbatı, en yobazı ve en korkuncu. Düşünün, dünyada her dinin kurucusunu resmedebilir, karikatürünü yapıp hicvedebilir, bir aktöre onun rolünü oynatarak film çevirebilirsiniz. Ama bunların hiç birini Muhammed söz konusu olduğunda yapamazsınız!

Dünyada başka kalmadı yani böylesi rezident evil gibi bilime, akla direnen bir dogma! Türünün son örneği, yaşayan bir ejderha gibi bir ucube din!
"Rastlantının nedenleri vardır." Petronius

demirefe
Üye
Mesajlar: 28
Kayıt: 25 Eyl 2012, 18:39
Felsefe: Diğer

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen demirefe » 30 Eki 2012, 09:31

Engse Hohol yazdı:şimdi siz, sözkonusu bu iki olayın (mute ve ifk) içeriğini bilen birisi olarak muhammete nasıl "yaşadığı kuşkulu aciz ve çapsız biri" diyebiliyorsunuz hayret! daha nice olaylardan kurnazlık sergileyerek kurtulmayı başarmıştır muhammet
İnsanları allahtan şöyle böyle vahiy geldi diyerek korkutup sindirmenin neresi kurnazlık? Ben bunda bir zeka eseri göremiyorum.

Ben Muhammed eğer yaşadıysa zihinsel hasta biri olduğunu ve peygamber olduğuna kendisinin de inandığını düşünüyorum. Yani öyle aslında allaha filan inanmayıp allah inancını çıkarı için kullanan bir düzenbaz olduğunu da düşünmüyorum. Mekke muhalefeti onu peygamber olduğuna inandırıp kullandı diye düşünüyorum.

Muhammed evet eğer yaşadıysa aciz, hasta, çapsız silik bir kişiliktir. Bunu Kuranda her yerde görürüz. Zeyneb'i Zeyd'den boşandırıp ona verdikten sonra sana artık başka kadın yok diye azarlanan silik, uçkuru peşinde zavallı bir adamdır. Bir vahiy makinası olarak kullanılmış ve öldüğünde cesedi ile bile ilgilenen olmamıştır.

İfk olayında ise söz konusu olan Muhammedin eşi olmaktan çok söz ettiğim Mekke'de muhalefet olup iktidarı ele geçiren,Muhammedi iktidarı ele geçirmek için kullanan ekibin üyesi birinin kızı söz konusudur.

Muhammedde gram dirayet, akıl, kurnazlık filan yoktur. Zavallı bir zihinsel hastaydı, eğer yaşadıysa ve kullanıldı.
"Rastlantının nedenleri vardır." Petronius

demirefe
Üye
Mesajlar: 28
Kayıt: 25 Eyl 2012, 18:39
Felsefe: Diğer

Re: Müslümanlar neden yalancıdır?

Mesaj gönderen demirefe » 30 Eki 2012, 10:19

Ben konuyu biraz toparlayayım: Bazıları sanıyor ki Muhammed kurnaz biriydi, etrafına işte Ebubekirdi Ömerdi Osmandı Aliydi filandı falandıyı toplayıp onları peygamber olduğuna inandırdı, onları kullandı.

Hayır böyle bir şey yok. İslam dinini ortaya atan Mekke muhaliflerinin amacı, dağınık Arap kabilelerini bir güç etrafında toplayıp zengin Yahudileri yağmalamak ve yarımadayı Araplaştırmak idi. Bunun için bir çok tanrıyı teke indirmeye ve ondan vahiy getiren bir peygambere ihtiyaçları vardı.

Aynısını Mısır firavunu Akhenaton da denemiş, Mısır'ı tek bir otoriteye boyun eğen birleşik bir imparatorluk yapmak için tek tanrı fikrini ortaya atmıştı.

Mekke muhalifleri iktidarı ele geçirmek için gözlerine Rett sendromu hastası otistik, dağlarda mağaralarda zaman geçiren, yaşlı bir dulun hizmetini gören bir zavallıyı kestirdiler. Bu adamın geçirdiği sara nöbeti benzeri sendromları vahiy geliyor diye yutturmak mümkündü. Öyle de yutturdular.

Yani kullanan muhalif ekip, kullanılan muhammed. O da eğer gerçekten yaşadıysa! Hiç yaşamadan bir efsane olarak bu Mekke muhaliflerinin yarattığı bir efsane olması da mümkün. İkisi de aynı kapıya çıkar: Zavallı hasta bir adamı kutsallaştırıp efsaneleştirmek, ya da hiç yaşamamış bir kişiliği sıfırdan yaratmak!

Diyeceksiniz ki ifk olayı, şu bu... Bunlar farklı kişilerin yaşadığı olaylar olup Muhammed başlığı altında toplanmış da olabilir. Yani Muhammedin hiç yaşamamış olduğu bir olasılıktır. Yaşadıysa ise anlattığım gibi Rett sendromlu bir zihinsel hastadır. Onunla ilgili anlatımlara Rett sendromunun tüm belirtileri uygunluk gösteriyor.

İki olasılığın fazla farkı yok. Hiç yaşamamış veya yaşamış zavallı bir kişiliğe sıvanmış efsanevi anlatımlar. İkisinde de gerçekte olmayan, hayali bir portre çizilmiş oluyor.
"Rastlantının nedenleri vardır." Petronius

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 14 misafir