Hoşgeldin Başlığı

Güncel ve mizahi konular dahil, her türlü konu hakkında kaynaşma ve sohbet etme mekanı
kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Hoşgeldin Başlığı

Mesaj gönderen kemalistcan » 29 Ara 2012, 12:26

bozok hoşgeldin arkadaşım...
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Hoşgeldin Başlığı

Mesaj gönderen kemalistcan » 01 Oca 2013, 23:24

zeki, empatian hoşgeldiniz arkadaşlar...
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Hoşgeldin Başlığı

Mesaj gönderen kemalistcan » 03 Oca 2013, 23:12

oberey hoşgeldin arkadaşım...
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Hoşgeldin Başlığı

Mesaj gönderen kemalistcan » 05 Oca 2013, 00:20

antep hoşgeldin....
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Hoşgeldin Başlığı

Mesaj gönderen kemalistcan » 13 Şub 2013, 23:07

Pirate hoşgeldin!..
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

NuMiL
Yeni Üye
Mesajlar: 6
Kayıt: 15 Ara 2012, 19:12

Re: Hoşgeldin Başlığı

Mesaj gönderen NuMiL » 14 Şub 2013, 21:21

hoşbulduk. burayı inceleye inceleye.. sonra, burada yazılanlar doğru mu? onları incelemek için, kutsal kitapları inceleye inceleye... aranıza katıldım. ufak tefek vicdani çelişkiler yaşamakla beraber ateist oldum.

Sanırım şu an için negatif ateistim. pozitif ateist olmam için çok daha fazla bilgiye ihtiyacım var. bir şeyleri savunurken tam olarak konuya hakim olmam gerekiyor.

Fakat bir iki konuda mantıklı bir fikir sahibi oldum.

Birincisi Yaratıcı nedir?

ikincisi Kötülük konusu..

Daha sizlerden öğrenecek çok şeyim var.

Bu arada Ateizmi anlamak isimli bir kitap okudum, epub olarak indirdim ve telefonumdan günde 30 dk kadar okuyarak bitirdim.

şimdi de yine benzer şeyler takip edip, okuyup, izleyerek kendimden ve konudan tam emin olmak istiyorum.

Beni de bu forum a kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.

Herkese iyi günler dilerim.

NuMiL
Yeni Üye
Mesajlar: 6
Kayıt: 15 Ara 2012, 19:12

Re: Hoşgeldin Başlığı

Mesaj gönderen NuMiL » 14 Şub 2013, 21:22

kemalistcan yazdı:NuMiL hoşgeldin aramıza...
bu mesajı yeni farekttim. Tekrar hoşbulduk.

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Hoşgeldin Başlığı

Mesaj gönderen kemalistcan » 15 Şub 2013, 10:02

NuMiL yazdı:hoşbulduk. burayı inceleye inceleye.. sonra, burada yazılanlar doğru mu? onları incelemek için, kutsal kitapları inceleye inceleye... aranıza katıldım. ufak tefek vicdani çelişkiler yaşamakla beraber ateist oldum.

Sanırım şu an için negatif ateistim. pozitif ateist olmam için çok daha fazla bilgiye ihtiyacım var. bir şeyleri savunurken tam olarak konuya hakim olmam gerekiyor.

Fakat bir iki konuda mantıklı bir fikir sahibi oldum.

Birincisi Yaratıcı nedir?

ikincisi Kötülük konusu..

Daha sizlerden öğrenecek çok şeyim var.

Bu arada Ateizmi anlamak isimli bir kitap okudum, epub olarak indirdim ve telefonumdan günde 30 dk kadar okuyarak bitirdim.

şimdi de yine benzer şeyler takip edip, okuyup, izleyerek kendimden ve konudan tam emin olmak istiyorum.

Beni de bu forum a kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.

Herkese iyi günler dilerim.
Sayın NuMiL

Dünyada büyük bir sömürü düzeni var. Bu düzenin sürdürülebilir olması bir yandan zor yoluyla insanları püskürtüp-caydırarak ve kokutup-sindirerek, bir yandan da insanların bu düzenin olması gereken bir düzen olduğunu içselleştirmelerini sağlayıp insanları kendi içlerinde ve çevreleriyle çatışmaya sürerek olur. İkinci seçenek başlangıçta insana garip gibi gelebilir, bir insanın kendi sömürüsünü onaylaması ve seçmesi anlamında; ama dört eşten biri olmak bir yana cariye(kadın iş-seks kölesi)olmak, erkeklerin yöneticiliğini peşinen onaylamak, birçok hakta(miras, tanıklık)yarım olmak bir yana birçok yerde de esamesi okunmamak, tüm bu tabuları yıkan insandan(Atatürk)nefret etmek gibi bir seçimi birçok insanın-kadının yaptığını görebiliyoruz. Aslında olay bu denli basit değildir; çünkü sanki insanların seçme şansı varmış izlenimi verir bu bize. Öyle olunca da hem kendi hem de başkalarının "ahmaklığına" kızı verir insan. Oysa daha soyut düşünemezken, iyiyi-kötüyü ayırt edemezken, ailemiz ne derse doğru bildiğimiz bir evrede ta ailede başlayan-mayalanan, okulda pekiştirilen, çevrede mahalle baskısıyla denetim altında tutulup-geliştirilen, akran gruplarında coşturulan, basında cilası atılan bir yapıyla karşı karşıyayız; birinden kaçsan birine yakalanırsın o derece, ki ailene güvenmeyip de kime güveneceksin? Okuma-araştırma-sorgulama alışkanlığı da olmazsa, çevreden dışlanma ve fiziksel- psikolojik şiddet görme korkusu varsa işin içinden hiç çıkamazsın. Ki çoğu kişi o kadar içselleştirmiş, kemikleştirmiştir ki her şeyi önüne döksen de yararı olmaz.

Gördüğüm kadarıyla sen işin daha çok felsefik yanıyla ilgileniyorsun. Bu da demektir ki; oldukça yol almışsın ve iyi bir yerdesin. Yine de söylemeliyim ki kavramlardan önce olgular gelir; daha doğrusu kavramlar olguların, olayların üzerinden biçimlenir. Yani insan, insan beyni, yaşanmışlıklar olmasa kötülük, yaratıcı... denen kavramlar da söz konusu olmazdı. Öyleyse kavramları haklı ve doğru olarak yerli yerine yerleştirirken gözlemci ve deneyci olmakta yarar var diye düşünüyorum. Bu zamana kadar sömürülmüş ve ezilmiş olan kölelerin, kadınların, köylülerin, işçilerin, üçüncü dünyanın sömürüsünün meşrulaştırılmasında ve sürdürülmesinde dinler ve tanrı düşüncesi önemli bir sac ayağıdır...

Saygılar-sevgiler...
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Hoşgeldin Başlığı

Mesaj gönderen kemalistcan » 17 Şub 2013, 13:18

sertreis hoş geldiniz...
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

NuMiL
Yeni Üye
Mesajlar: 6
Kayıt: 15 Ara 2012, 19:12

Re: Hoşgeldin Başlığı

Mesaj gönderen NuMiL » 20 Şub 2013, 22:46

kemalistcan yazdı:
NuMiL yazdı:hoşbulduk. burayı inceleye inceleye.. sonra, burada yazılanlar doğru mu? onları incelemek için, kutsal kitapları inceleye inceleye... aranıza katıldım. ufak tefek vicdani çelişkiler yaşamakla beraber ateist oldum.

Sanırım şu an için negatif ateistim. pozitif ateist olmam için çok daha fazla bilgiye ihtiyacım var. bir şeyleri savunurken tam olarak konuya hakim olmam gerekiyor.

Fakat bir iki konuda mantıklı bir fikir sahibi oldum.

Birincisi Yaratıcı nedir?

ikincisi Kötülük konusu..

Daha sizlerden öğrenecek çok şeyim var.

Bu arada Ateizmi anlamak isimli bir kitap okudum, epub olarak indirdim ve telefonumdan günde 30 dk kadar okuyarak bitirdim.

şimdi de yine benzer şeyler takip edip, okuyup, izleyerek kendimden ve konudan tam emin olmak istiyorum.

Beni de bu forum a kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.

Herkese iyi günler dilerim.
Sayın NuMiL

Dünyada büyük bir sömürü düzeni var. Bu düzenin sürdürülebilir olması bir yandan zor yoluyla insanları püskürtüp-caydırarak ve kokutup-sindirerek, bir yandan da insanların bu düzenin olması gereken bir düzen olduğunu içselleştirmelerini sağlayıp insanları kendi içlerinde ve çevreleriyle çatışmaya sürerek olur. İkinci seçenek başlangıçta insana garip gibi gelebilir, bir insanın kendi sömürüsünü onaylaması ve seçmesi anlamında; ama dört eşten biri olmak bir yana cariye(kadın iş-seks kölesi)olmak, erkeklerin yöneticiliğini peşinen onaylamak, birçok hakta(miras, tanıklık)yarım olmak bir yana birçok yerde de esamesi okunmamak, tüm bu tabuları yıkan insandan(Atatürk)nefret etmek gibi bir seçimi birçok insanın-kadının yaptığını görebiliyoruz. Aslında olay bu denli basit değildir; çünkü sanki insanların seçme şansı varmış izlenimi verir bu bize. Öyle olunca da hem kendi hem de başkalarının "ahmaklığına" kızı verir insan. Oysa daha soyut düşünemezken, iyiyi-kötüyü ayırt edemezken, ailemiz ne derse doğru bildiğimiz bir evrede ta ailede başlayan-mayalanan, okulda pekiştirilen, çevrede mahalle baskısıyla denetim altında tutulup-geliştirilen, akran gruplarında coşturulan, basında cilası atılan bir yapıyla karşı karşıyayız; birinden kaçsan birine yakalanırsın o derece, ki ailene güvenmeyip de kime güveneceksin? Okuma-araştırma-sorgulama alışkanlığı da olmazsa, çevreden dışlanma ve fiziksel- psikolojik şiddet görme korkusu varsa işin içinden hiç çıkamazsın. Ki çoğu kişi o kadar içselleştirmiş, kemikleştirmiştir ki her şeyi önüne döksen de yararı olmaz.

Gördüğüm kadarıyla sen işin daha çok felsefik yanıyla ilgileniyorsun. Bu da demektir ki; oldukça yol almışsın ve iyi bir yerdesin. Yine de söylemeliyim ki kavramlardan önce olgular gelir; daha doğrusu kavramlar olguların, olayların üzerinden biçimlenir. Yani insan, insan beyni, yaşanmışlıklar olmasa kötülük, yaratıcı... denen kavramlar da söz konusu olmazdı. Öyleyse kavramları haklı ve doğru olarak yerli yerine yerleştirirken gözlemci ve deneyci olmakta yarar var diye düşünüyorum. Bu zamana kadar sömürülmüş ve ezilmiş olan kölelerin, kadınların, köylülerin, işçilerin, üçüncü dünyanın sömürüsünün meşrulaştırılmasında ve sürdürülmesinde dinler ve tanrı düşüncesi önemli bir sac ayağıdır...

Saygılar-sevgiler...
tekrar merhaba,

üstad, geçen hafta odtu te yapılan 1. teoloji sempozyumuna katıldım.

orada tanıdığım prof. dr. örsan öymen bey in, HUME isimli kitabını öğrendim ve bunu satın aldım. sonra yine bu foruma girdim. Sizin "daha çok felsefik yanıyla ilgileniyorsun" söyleminizi görünce, beni ne çabuk çözdüğünüzü merak ettim :) bu kadar mı belli etmişim ?

Saygılarımla.

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Google [Bot] ve 3 misafir