Esra Elönü: Türküm diyemem [Haber]

Kullanıcı avatarı
KRALMAS
Admin
Mesajlar: 924
Kayıt: 11 Ağu 2011, 21:44
Felsefe: Ateizm

Re: Esra Elönü: Türküm diyemem [Haber]

Mesaj gönderen KRALMAS » 30 Tem 2012, 01:15

red ediyorum yazdı:"Kelimenin ne olduğunun bir önemi yok" ise, "Türk" kelimesinde ısrar etmenin anlamı nedir?
Kelimede değil, kelimenin ortaya koyduğu anlamda yani ulus devlet anlayışında ısrarcıyım.
red ediyorum yazdı:Anadolu toprakları üzerinde yaşayan herkese Kürt diyelim ve (Türklüğün bir ırkı ifade etmediği gibi) Kürtlüğün de bir ırkı ifade etmediğini not düşelim. Kabul eder misiniz?
Eğer oluşturulan yapay sorunlar için çözüm olacaksa, elbette kabul ederim, neden etmiyeyim?
red ediyorum yazdı:Şunu belirtmem gerekiyor ki, sizde bir paranoya hali gözlemlemekteyim.
"Yahudilerin Büyük İsrail hedefi var, bunlar da özerklik istiyor, demek ki bunlar İsrail'e çalışıyorlar" diye düşünmek tamamiyle paranoyadır.
Eğer ortada bu kadar bariz gözlemler olmasa, elbette bu iddiaya paranoya diye yaklaşabilirdiniz. Ancak Sözde Kürt ırkçısı halk için çalıştığını iddia eden PeKaKa'nın, kimler adına müslüman devletlere (Bkz: Türkiye, İran, Irak, Suriye) savaş açtığını, bu amaç uğrunda sermayesini nerden sağladığını, bugün gelinen noktada bütün bu devletlerden, aynı israil projesinde öngörüldüğü ölçüde toprak istediğini, birazcık bile düşünecek ve altını deşecek olursanız, sonuca kendinizinde kolayca ulaşabileceğinden eminim.
red ediyorum yazdı:Bazılarının Anadolu topraklarına göz dikmiş olması, göz dikilen topraklarda yaşayan halkların özerklik haklarına engel olamaz. Bir halk x yönetimini değil de y yönetimini tercih ediyor ise, siz onları x yönetimine zorlayamazsınız, zorla güzellik olmaz.
Halk dediğiniz kitle bir koyun sürüsünden farksızdır (Bkz: AKP'nin halkı yıpratan politikalarına rağmen aldığı oylar), kendisini güden kimse onun peşinden ayrılmazlar. Özellikle de emperyalist kuklası Pekaka'nın, son 30 yıldır bölgede estirdiği terör sürecinin sonunda, bu koyun kitle eğitimsiz ve cahil bırakılarak, yönetmesi daha kolay bir hale getirilmiştir, dolayısıylada bu insanların, kendi başlarına düşünüp de, hak talep etmeleri beklenemez.
red ediyorum yazdı:İsrail'i tanıyan 2. devletin (1. SSCB) Kemalist CHP yönetimindeki TC olduğunu da hatırlatırım.
Ne kemalistim, ne de CHP'ye oy veriyorum, dolayısıyla sorunun muhatabı ben değilim. Bu tanıma uyan arkadaşlar varsa cevap hakkını kullanabilirler.

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Esra Elönü: Türküm diyemem [Haber]

Mesaj gönderen kemalistcan » 30 Tem 2012, 18:28

İsrail'i tanıyan 2. devletin (1. SSCB) Kemalist CHP yönetimindeki TC olduğunu da hatırlatırım.
Türkiye Cumhuriyeti Almanya'da cadı kazanının kaynadığı, yahudilere karşı psikolojik baskıların artığı hatta zaman zaman fiziksel şiddetin olduğu bir dönemde Einstein'in da ricasıyla yüzlerce bilim adamını ülkesinde ağırlmaktan onur duydu; bu bilim adamları da vefa borçlarını en güzel biçimde ödediler. Bu kadar da değil. Schindler'in yaptığından da çoğunu yapan Almanya'daki Türkiye büyük elçiliği binlerce yahudinin toplama kampalarına girmesine engel oldu. Senin söylemediklerini de ben söyleyeyim.
Resim Bir de tüy dikeyim. Yine de Mustafa Kemal'in istilacı yahudileri tanıyacağından kuşkuluyum. Ancak 1949'da ne oldu da İsrail'i tanıdık dersen; Amerikan goy goycusu İNÖNÜ'yü sayabilirim başlangıç olarak. Ülkemize Marshal yardımlarıyla birlikte giren ikinci şey yeniden açılan mason localarıdır. Ancak anımsatmak da yarar var bugünün zalimi İsrailliler o zaman mazlumdular ve çağdaş-laik bir devlet kurmak üzereydiler. Belki de bölgede yalnız kalmak istemedi Türkiye laik ve çağdaş bir devlet olarak. Belki onca bilim adamının, uzmanın ülkelerindeki emeklerini karşılıksız bırakmak istemediler; bu da bir neden olabilir. Ancak o dönemki CHP'nin Kemalist olduğu da büyük bir yanılgı ve bilgisizliktir. Tüm devrimlerden hatta laiklikten bile geri adımların bir bir atıldığı, Amerikanın kucağına oturulduğu, halk dalkavukluğu yapıldığı bir dönemden söz ediyoruz.

Sovyetler de kanımca hesap hatası yaptı. Bilinen ilk yahudi toplama kampları staline aittir ve kendisi yahudi düşmanıdır; kendi bakanının eşini bile bu kamplara göndermiştir. Bölgede ingilizlerin yerine güçsüz cılız bir devletini seçti ama; gel gör ki kazın ayağı öyle değildi. İsrail oraya Amerika ile birlikte girdi.

Yani ikisi de revizyonist, oportunist önderler; al İnönü'yü vur Stalin'e...
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

red ediyorum
Üyeliği Sonlandırılmış
Mesajlar: 28
Kayıt: 06 Haz 2012, 08:27
Felsefe: İslam

Re: Esra Elönü: Türküm diyemem [Haber]

Mesaj gönderen red ediyorum » 01 Ağu 2012, 22:36

Öncelikle hoş geldin; iyi paylaşımlar ve etkileşimler dilerim.
Hoş bulduk, dileklerinize aynen katılıyorum.
10. yıl nutkunu okusan bir neden görürsün; kurtuluş savaşı vermiş, nice devrimler yaparak ortaçağ karanlığını delmiş, ciddi bir büyüme ve kalkınma yakalamış bir ulus için övünmek doğaldır.


Burada sorun övünmek değil, övünç kaynağı olan başarıyı sadece bir zümreye ya da şahsa indirgeyip diğerlerini yok saymaktır. "Ne mutlu Türküm diyene" yerine "Ne mutlu insanım diyene" ya da "Ne mutlu Anadolu insanıyım diyene" gibi söylemlerde de bulunulabilir -ki bunlar Türklükten çok daha kucaklayıcı söylemlerdir.
Bir kadının Türküm diyemesi ve bu yolla hem bir gerçekliği yadsıması hem de ümmetçiliği, soysuzluğu(ırk anlamında demiyorum)ve kozmopolitliği ulusun yerine koymaya çalışmasıdır.


Ulusçuluğun ümmetçilikten farkı yoktur, ümmetçiliğin seküler sürümüdür.
Bu ülkede Kürtçe, Çerkezce, Lazca, Arapça konuşsanız sizi kaç kişi anlar? Peki kürtçe vs yazsanız sizi kaç kişi anlar?
Doğuda, Kuzeyde sizi anlayan çok kişi bulabilirsiniz.

red ediyorum
Üyeliği Sonlandırılmış
Mesajlar: 28
Kayıt: 06 Haz 2012, 08:27
Felsefe: İslam

Re: Esra Elönü: Türküm diyemem [Haber]

Mesaj gönderen red ediyorum » 01 Ağu 2012, 22:59

Kelimede değil, kelimenin ortaya koyduğu anlamda yani ulus devlet anlayışında ısrarcıyım.
Ulus devlet anlayışında ısrarcı birisi olarak, özerklik hakkında ne düşünüyorsunuz?
Eğer ortada bu kadar bariz gözlemler olmasa, elbette bu iddiaya paranoya diye yaklaşabilirdiniz. Ancak Sözde Kürt ırkçısı halk için çalıştığını iddia eden PeKaKa'nın, kimler adına müslüman devletlere (Bkz: Türkiye, İran, Irak, Suriye) savaş açtığını, bu amaç uğrunda sermayesini nerden sağladığını, bugün gelinen noktada bütün bu devletlerden, aynı israil projesinde öngörüldüğü ölçüde toprak istediğini, birazcık bile düşünecek ve altını deşecek olursanız, sonuca kendinizinde kolayca ulaşabileceğinden eminim.
Kürtlerin bölgedeki varlıkları İsrail devletinden çok öncesine dayanır.
Halk dediğiniz kitle bir koyun sürüsünden farksızdır (Bkz: AKP'nin halkı yıpratan politikalarına rağmen aldığı oylar), kendisini güden kimse onun peşinden ayrılmazlar. Özellikle de emperyalist kuklası Pekaka'nın, son 30 yıldır bölgede estirdiği terör sürecinin sonunda, bu koyun kitle eğitimsiz ve cahil bırakılarak, yönetmesi daha kolay bir hale getirilmiştir, dolayısıylada bu insanların, kendi başlarına düşünüp de, hak talep etmeleri beklenemez.
Ulusalcıların diktatörlüklerini savunmak için sergiledikleri klasik jakobenist tutum. Bugün aynısını baasçı diktatör Esad da yapıyor. Diktatörlük zulmünden kurtulmak için ayaklanan halkı emperyalist maşası olmakla itham ediyor. Olur da bir gün başka bir ulusun egemenliği altına girerseniz, sakın ola ayaklanmayın, emperyalist maşası olursunuz sonra.

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Esra Elönü: Türküm diyemem [Haber]

Mesaj gönderen kemalistcan » 02 Ağu 2012, 08:34

Burada sorun övünmek değil, övünç kaynağı olan başarıyı sadece bir zümreye ya da şahsa indirgeyip diğerlerini yok saymaktır. "Ne mutlu Türküm diyene" yerine "Ne mutlu insanım diyene" ya da "Ne mutlu Anadolu insanıyım diyene" gibi söylemlerde de bulunulabilir -ki bunlar Türklükten çok daha kucaklayıcı söylemlerdir.
Aslında ben de sizin gibi düşünüyorum. Tek ayrılık noktamız var ; Türk Ulusu olgusunun(bilerek kavram demedim)yeterince kapsayıcı olduğunu düşünüyorum. Buyurun yanıt verin: Yaşar KEMAL, Ahmet ARİF, Ahmet KAYA Kürt müdür, Türk müdür? Türkçe konuşmak, Türkçe yazmak, Türkçe Türkü söylemek, kısacası Türkçe üretmek ne adınadır? Yaşar KEMAL'in en büyük yapıtındaki karakter İnce Memet Türk müdür, Kürt müdür? Şanlıurfa, Diyarbakır ve Batman gibi Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı topraklarda şehir merkezlerinde kendi aralarında sıklıkla Türkçe konuşmaları, Şanlıurfa'da sıra gecelerinde Türkçe Türkü söylenmesi ne adınadır? Ahmet TÜRK'ün hala soyadını değiştirmemesi ve annesinin adının Türkiye olması ne adınadır? Abdullah ÖCALAN'ın uçaktaki görüntülerinde benim annem de Türk'tü(ki bize gösterilmeyen görüntülerde ben de Türk'üm bile diyecektir)demesi ne adınadır? Ki soruyorum annesi Türk, babası Kürt(ya da tersi)olan biri nedir? Ben bunları söylerken asla etnik kimlikleri yadsımam, küçümsemem ve aşağılamam. Kürt, Çerkez, Laz vs kültürlerinin gelişmesini isterim; üniversitlerde Kürtçe vs kürsüler olsun isterim. Bizler yani halk Kürt kimliğini onaylamasak, dışlasak neden lahmacun ve çiğ köfte yiyelim, neden düğünlerimizde şemmame, lorke, Karacdağ ie halay çekelim, neden bir sürü Kürtvari diziyi oturup seyredelim, neden kız alıp kız verelim, neden bu kadar göçe izin verelim? Devletin ve faşistlerin yaptığı terörü ve baskıyı onaylayacak da değiliz doğal olarak. Hatta ucu açık olmayan(bağımsızlığa ya da fedarilizme gitmeyen), yerel yönetimler boyutunda bir özerkliğe bile evet diyorum ben. Anadilde eğitim konusunda da çok duyarlı olmak gerekir. Bu yurdun çoğunluğundan yalıtılmış halde olan bir yapı olsa evet derim ama;bütün insanların etnik kimliğini araştırıp ona göre eğitim dili belirlemek bölücülük, yozlaştırıcılık değil midir? Şanlıurfa'daki Karakeçililer(Her yıl şenlikler düzenlenir, orta asyadan Türkler gelir)de Türk ama Kürtleşmişler ne yapalım şimdi? Aynı biçimde doğu anadoludaki avşarlarda, çepnilerde, Ermenilerde(kimisi kürtleşmiş)de aynı durum var; nasıl çıkacağız işin içinden?
Ulusçuluğun ümmetçilikten farkı yoktur, ümmetçiliğin seküler sürümüdür.
Bunda katıldığım tek nokta; sizin de dediğiniz gibi seküler yani akılcı ve gerçekçi olmasıdır ulusçuluğun. Ancak ayrılık açıkça ortadadır; ümmet kavramdır, ulus olgudur; ümmet dayatılan bir şeydir, ulus bin yılların kendiliğinden sonucudur. Ümmette ki bağ sizin Müslüman olmanızla başlar ve ap açık arap milliyetçiliğidir, araplaşmadır; doğal olarak uluslar kimliklerini korudukları ölçüde bağ pamuk ipllği olacaktır. Dil, yaşam biçimi, yaşanan coğrafya, kültür, geçmiş yaşantı vs araya önemli bir uzaklık koyacaktır. Ümmet kavramını ortaya çıkaran tinsel öğretini-dayatmanın kaynaklarının bilimselliği, gerçekçiliği ayrı bir ayrılık konusudur ayrıca. Ki aynı topraklarda yaşayıp ayrı dinlerden, mezheplerden insanlar her zaman olacaktır.
Doğuda, Kuzeyde sizi anlayan çok kişi bulabilirsiniz.
Yurdumuzun doğu ve kuzeyden oluşmamaktadır yalnızca bildiğiniz gibi; ama oralarda bile bu çok yetersizdir. Örneğin güneydoğuda hatta doğuanadoluda kimi yerlerde çok büyük oranda arap vardır; bölgedeki kürtlere bir arapça konuşun bakalım ne anlıyacaklar? Ya zazalar? Kimileri onları zorla Kürtleştirme kaygısında. Oysa dilleri Farsçayla daha çok örtüşüyor, çoğunlukla aleviler, gelenekleri ve yaşam biçimleri ayrı. Ayrıca bir yurdun kader birliği etmiş ve edecek bireyleri olarak doğal olarak bir kimlikte buluşacağız.

Sonuç olarak: Evet herkes bildiği gibi yaşasın ve var olsun ama gerçeklikler, ortak özellikler yadsınmasın.
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

Kullanıcı avatarı
KRALMAS
Admin
Mesajlar: 924
Kayıt: 11 Ağu 2011, 21:44
Felsefe: Ateizm

Re: Esra Elönü: Türküm diyemem [Haber]

Mesaj gönderen KRALMAS » 02 Ağu 2012, 11:18

red ediyorum yazdı:Ulus devlet anlayışında ısrarcı birisi olarak, özerklik hakkında ne düşünüyorsunuz?
Eğer amaç emperyalistlerin emelleri uğrunda, savaş ve bölünme olmasa idi, gerçekten temiz bir niyetle bu istenseydi, en büyük destekçisi ben olurdum.
red ediyorum yazdı:Kürtlerin bölgedeki varlıkları İsrail devletinden çok öncesine dayanır.
İsrailin vadedilmiş topraklar mevzusu, m.ö. 2000 li yıllara kadar dayanmaktadır. Bugün ellerinde bu vasıfla tuttukları haritalarda, ne hikmetse, sözde Kürdistan haritaları ile iç içe geçmiş gibi büyük benzerlik göstermektedir. Bu toprakların ele geçirilmeside öyle 3-5 yıllık bir proje değil zaten, 100 yıldan uzun süredir bu amaç uğrunda çalışıyor adamlar. Kürtlerin Türkiye'den alacağı topraklar bu projenin sadece ufacık bir ayağını oluşturuyor, bunun Irak (onu başardılar zaten), Suriye ve İran ayağıda var, İran'a girmek için bahane arıyorlar zaten, onuda Suriye'de ki iç savaşa müdahale ettiği iddiasını kullanarak, yapmaya çalışacaklar.

İsrailli Elçi'nin 'Vadedilmiş Topraklar' söylemi (27 Mayıs 2009)
- Burada bir İsrail elçisinin ağzından, Türkiye topraklarında gözleri olduğu açıklanıyor.
http://www.on5yirmi5.com/genc/haber.331 ... ylemi.html
red ediyorum yazdı:Ulusalcıların diktatörlüklerini savunmak için sergiledikleri klasik jakobenist tutum. Bugün aynısını baasçı diktatör Esad da yapıyor. Diktatörlük zulmünden kurtulmak için ayaklanan halkı emperyalist maşası olmakla itham ediyor. Olur da bir gün başka bir ulusun egemenliği altına girerseniz, sakın ola ayaklanmayın, emperyalist maşası olursunuz sonra.
Şuan Emperyalist uşağı bir diktatör tarafından yönetiliyoruz zaten. Siz yoksa kendiniz laik, demokratik bir ülkede insan hakları çerçevesinde yaşadığınız gibi bir ilizyona falan mı sahipsiniz merak ediyorum?

red ediyorum
Üyeliği Sonlandırılmış
Mesajlar: 28
Kayıt: 06 Haz 2012, 08:27
Felsefe: İslam

Re: Esra Elönü: Türküm diyemem [Haber]

Mesaj gönderen red ediyorum » 21 Ağu 2012, 07:15

Aslında ben de sizin gibi düşünüyorum. Tek ayrılık noktamız var ; Türk Ulusu olgusunun(bilerek kavram demedim)yeterince kapsayıcı olduğunu düşünüyorum. Buyurun yanıt verin: Yaşar KEMAL, Ahmet ARİF, Ahmet KAYA Kürt müdür, Türk müdür? Türkçe konuşmak, Türkçe yazmak, Türkçe Türkü söylemek, kısacası Türkçe üretmek ne adınadır? Yaşar KEMAL'in en büyük yapıtındaki karakter İnce Memet Türk müdür, Kürt müdür? Şanlıurfa, Diyarbakır ve Batman gibi Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı topraklarda şehir merkezlerinde kendi aralarında sıklıkla Türkçe konuşmaları, Şanlıurfa'da sıra gecelerinde Türkçe Türkü söylenmesi ne adınadır? Ahmet TÜRK'ün hala soyadını değiştirmemesi ve annesinin adının Türkiye olması ne adınadır? Abdullah ÖCALAN'ın uçaktaki görüntülerinde benim annem de Türk'tü(ki bize gösterilmeyen görüntülerde ben de Türk'üm bile diyecektir)demesi ne adınadır? Ki soruyorum annesi Türk, babası Kürt(ya da tersi)olan biri nedir? Ben bunları söylerken asla etnik kimlikleri yadsımam, küçümsemem ve aşağılamam. Kürt, Çerkez, Laz vs kültürlerinin gelişmesini isterim; üniversitlerde Kürtçe vs kürsüler olsun isterim.
Yanlış düşünüyorsunuz. Çünkü Anadolu Ulusu kavramı daha kucaklayıcıdır. Saydığınız isimlerin hepsi ne Türk'tür, ne de Kürt'tür ancak hepsi Anadolulu'dur. Okyanus ötesinde nasıl ki United States of America varsa, buralarda da bir ABD; Anadolu Birleşik Devletleri olabilir.
Bizler yani halk Kürt kimliğini onaylamasak, dışlasak neden lahmacun ve çiğ köfte yiyelim, neden düğünlerimizde şemmame, lorke, Karacdağ ie halay çekelim, neden bir sürü Kürtvari diziyi oturup seyredelim, neden kız alıp kız verelim, neden bu kadar göçe izin verelim? Devletin ve faşistlerin yaptığı terörü ve baskıyı onaylayacak da değiliz doğal olarak. Hatta ucu açık olmayan(bağımsızlığa ya da fedarilizme gitmeyen), yerel yönetimler boyutunda bir özerkliğe bile evet diyorum ben. Anadilde eğitim konusunda da çok duyarlı olmak gerekir. Bu yurdun çoğunluğundan yalıtılmış halde olan bir yapı olsa evet derim ama;bütün insanların etnik kimliğini araştırıp ona göre eğitim dili belirlemek bölücülük, yozlaştırıcılık değil midir?


Neden olsun ki? United States of America 51 parçadır, her eyaletin kendine özgü yasaları ve resmi dilleri vardır ancak kimsenin bölücülükten dert yandığı yoktur. Sen de yaparsın Türkiye'ni United States of Anatolia ve bölersin eyaletlere; sonra da isteyen Türkiye olur, isteyen Atatürkiye/Kemalistan olur, isteyen Kürdistan olur, isteyen İslamistan olur. Herkes kendi halinde yuvarlanıp gider.
Bunda katıldığım tek nokta; sizin de dediğiniz gibi seküler yani akılcı ve gerçekçi olmasıdır ulusçuluğun. Ancak ayrılık açıkça ortadadır; ümmet kavramdır, ulus olgudur; ümmet dayatılan bir şeydir, ulus bin yılların kendiliğinden sonucudur. Ümmette ki bağ sizin Müslüman olmanızla başlar ve ap açık arap milliyetçiliğidir, araplaşmadır; doğal olarak uluslar kimliklerini korudukları ölçüde bağ pamuk ipllği olacaktır. Dil, yaşam biçimi, yaşanan coğrafya, kültür, geçmiş yaşantı vs araya önemli bir uzaklık koyacaktır. Ümmet kavramını ortaya çıkaran tinsel öğretini-dayatmanın kaynaklarının bilimselliği, gerçekçiliği ayrı bir ayrılık konusudur ayrıca. Ki aynı topraklarda yaşayıp ayrı dinlerden, mezheplerden insanlar her zaman olacaktır.


Ümmet bir olgudur ancak günümüzde ulus kadar sağlam olduğunu söylemek mümkün gözükmüyor. Kavram-olgu arasında bir yerde duruyor gibi. Ümmet, toplum demektir. Ulus ile ümmet arasında bir fark yoktur.

İkisinin bazı benzerlikleri vardır; ikisi de ırk kavramını aşmıştır. ABD'de zenci, çekik gözlü, sarışın-mavi gözlü, Arab, Kürt ve Türk vardır ancak hepsi birdir, hepsi ABD'lidir, anglosaksonculuk yoktur. Ümmette de aynı şekilde zenci, çekik gözlü, sarışın-mavi gözlü, Arab, Kürt ve Türk vardır ancak hepsi birdir, hepsi Müslüman'dır, arabcılık yoktur.

İkisi de toplumcudur; Bireysel özgürlüklerden ziyade toplumsal çıkarlar gözetilir -ki siz de bizzat itiraf etmiştiniz. Bunu anlamak hiç de zor değil. (Bkz. Ulusalcı-liberal çatışması) Hal böyle olunca, ulus dayatılıyor, ulusalcılık aşılanıyor. Bkz. Zorunlu Askerlik, Milli Güvenlik, İnkılap Tarihi, Kemalist olmayanların liboş, şerefsiz, vatan haini gibi hakaretlere maruz kalmaları vs.
Ayrıca bir yurdun kader birliği etmiş ve edecek bireyleri olarak doğal olarak bir kimlikte buluşacağız.
Neden kader birliği edecekmiş? Dediğiniz gibi olacağını varsayalım; Neden sizin istediğiniz kimlikte buluşulsun?

red ediyorum
Üyeliği Sonlandırılmış
Mesajlar: 28
Kayıt: 06 Haz 2012, 08:27
Felsefe: İslam

Re: Esra Elönü: Türküm diyemem [Haber]

Mesaj gönderen red ediyorum » 21 Ağu 2012, 07:39

Eğer amaç emperyalistlerin emelleri uğrunda, savaş ve bölünme olmasa idi, gerçekten temiz bir niyetle bu istenseydi, en büyük destekçisi ben olurdum.
Bölünmek, savaşıp kan ve göz yaşında boğulmaktan daha iyi değil midir sizce?
Zorla güzellik olur mu?
İsrailin vadedilmiş topraklar mevzusu, m.ö. 2000 li yıllara kadar dayanmaktadır. Bugün ellerinde bu vasıfla tuttukları haritalarda, ne hikmetse, sözde Kürdistan haritaları ile iç içe geçmiş gibi büyük benzerlik göstermektedir. Bu toprakların ele geçirilmeside öyle 3-5 yıllık bir proje değil zaten, 100 yıldan uzun süredir bu amaç uğrunda çalışıyor adamlar. Kürtlerin Türkiye'den alacağı topraklar bu projenin sadece ufacık bir ayağını oluşturuyor, bunun Irak (onu başardılar zaten), Suriye ve İran ayağıda var, İran'a girmek için bahane arıyorlar zaten, onuda Suriye'de ki iç savaşa müdahale ettiği iddiasını kullanarak, yapmaya çalışacaklar.

İsrailli Elçi'nin 'Vadedilmiş Topraklar' söylemi (27 Mayıs 2009)
- Burada bir İsrail elçisinin ağzından, Türkiye topraklarında gözleri olduğu açıklanıyor.
http://www.on5yirmi5.com/genc/haber.331 ... ylemi.html
Siz hiç dedelerinizin, ninelerinizin yaşadığı toprakları ziyaret etmez misiniz?
Bir kemalist olarak Selanik'e gitmeniz, oraya değer vermeniz, orada gözünüz olduğu anlamına mı gelir mesela?
İddianız paranoyadan öteye geçemiyor.
Şuan Emperyalist uşağı bir diktatör tarafından yönetiliyoruz zaten. Siz yoksa kendiniz laik, demokratik bir ülkede insan hakları çerçevesinde yaşadığınız gibi bir ilizyona falan mı sahipsiniz merak ediyorum?
Bence, halkın seçtiği ve laikliği benimsemekle kalmayıp tavsiye eden birisi.
Darbeyle, cuntayla geldiğini, şeriat ilan ettiğini mi düşünüyorsunuz yoksa?

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Esra Elönü: Türküm diyemem [Haber]

Mesaj gönderen kemalistcan » 21 Ağu 2012, 12:11

Yanlış düşünüyorsunuz. Çünkü Anadolu Ulusu kavramı daha kucaklayıcıdır. Saydığınız isimlerin hepsi ne Türk'tür, ne de Kürt'tür ancak hepsi Anadolulu'dur. Okyanus ötesinde nasıl ki United States of America varsa, buralarda da bir ABD; Anadolu Birleşik Devletleri olabilir.
Dediklerime bir yanıt yok hala. Buyurun çürütün beni, yok öyle değilin altını doldurun bakalım. Bu yaptığınız asıl Türk kimliği gerçeğini yadsımak. Ne Türktür ne Kürttür, diyerek işin içinden çıkacaksınız aklınızca. Türkçe konuşan, Türkçe üreten, Türk geleneklerini-değerlerini yaşayan ve yaşatan insanlar neden Türk olmuyormuş? ABD ile bizim durumumuz çok ayrı; onlar harbiden toplama bir yap; ki onlar bile bunu başardıysa bizim yapmamamız işin bir neden yok.
Neden olsun ki? United States of America 51 parçadır, her eyaletin kendine özgü yasaları ve resmi dilleri vardır ancak kimsenin bölücülükten dert yandığı yoktur. Sen de yaparsın Türkiye'ni United States of Anatolia ve bölersin eyaletlere; sonra da isteyen Türkiye olur, isteyen Atatürkiye/Kemalistan olur, isteyen Kürdistan olur, isteyen İslamistan olur. Herkes kendi halinde yuvarlanıp gider.
Yukarda söylediğim gibi orada yapay bir oluşum var, işgal-soykırım-asimilasyon var, kolonizasyon var. Bizim değerlerimi bizi kucaklıyor, kapsıyor.
Ümmet bir olgudur ancak günümüzde ulus kadar sağlam olduğunu söylemek mümkün gözükmüyor. Kavram-olgu arasında bir yerde duruyor gibi. Ümmet, toplum demektir. Ulus ile ümmet arasında bir fark yoktur.

İkisinin bazı benzerlikleri vardır; ikisi de ırk kavramını aşmıştır. ABD'de zenci, çekik gözlü, sarışın-mavi gözlü, Arab, Kürt ve Türk vardır ancak hepsi birdir, hepsi ABD'lidir, anglosaksonculuk yoktur. Ümmette de aynı şekilde zenci, çekik gözlü, sarışın-mavi gözlü, Arab, Kürt ve Türk vardır ancak hepsi birdir, hepsi Müslüman'dır, arabcılık yoktur.

İkisi de toplumcudur; Bireysel özgürlüklerden ziyade toplumsal çıkarlar gözetilir -ki siz de bizzat itiraf etmiştiniz. Bunu anlamak hiç de zor değil. (Bkz. Ulusalcı-liberal çatışması) Hal böyle olunca, ulus dayatılıyor, ulusalcılık aşılanıyor. Bkz. Zorunlu Askerlik, Milli Güvenlik, İnkılap Tarihi, Kemalist olmayanların liboş, şerefsiz, vatan haini gibi hakaretlere maruz kalmaları vs.
Ümmet bir olgu değildir; gökten indiği sanılan bir kitabın bağlayıcılığı daha doğrusu zorlayıcılığı dışında hiçbir ortak noktaları yoktur, ümmet denen şeyi oluşturan yapılar arasında organik bir bağ ya da geçmiş yoktur. Yapılan şey gökten indiği sanılan bir kitab'ı dayatmaktır; ki bu Arap toplumunun ve sami toplumlarının bir değeridir, bizi bağlamaz. Kurandaki tehditkar ifadeler bunun için yeterli kanıttır; binlerce katliam ise bunun somutlaşmış örnekleridir. Oysa Türkçe bizim için gerçekten bir değerdir; aynı biçimde türküler, bağlama ve diğer çalgılar, kitaplar, halı-kilim-giysi gibi şeyler ve onların motifleri, gelenekler, birlikte yaşam bir değer ve gerçekliktir.

Yine okumama alışkanlığının bir göstergesi olarak yazdıklarımdan bağımsız ve ilgisiz şeyler yazıyorsunuz. Ulusalcılık bireyi yadsıyan, onun özgürlüklerini kısıtlayan bir şey değildir; ulusalcığın en önemli değeri aydınlanma, laikliktir. Bunun dışında kimi örnekler vermişsiniz; bunlar doğrudur ve onaylıyacak değilim. Ben ulusu Jan Jak Russo'dan, Voltaire'den, Marks'dan, Lenin'den, Atatürk'den öğrenirim; onların da yanlış derim.Başka örnekler beni bağlamaz.
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Esra Elönü: Türküm diyemem [Haber]

Mesaj gönderen kemalistcan » 21 Ağu 2012, 22:44

Ümmetçiliğin arap milliyetçiliği olduğuna dair bir hadisle başlıyalım.

"Üç hasletten dolayı Arabi seviniz: Çünkü ben Arabım, Kur'ân-ı Kerim Arapça olarak nazil olmuştur, Cennet ehlinin konuştukları dil Arapçadır." Feyzü'l-Kadîr, 1:178 Hadis no: 225.

Şimdi sen hadisi onaylamazsın araya bir iki ayet attıralım :lol:

"Halkı Allah'ın azabından sakındıran peygamberlerden olsun diye onu ap açık bir Arapça lisan ile senin kalbine Cebrail getirdi."
Şuarâ Sûresi, 195.

"Biz hiçbir peygamberi kendi kavminin dilinden başkasıyla göndermedik ki, amrolunduklarını onlara ap açık anlatsınlar"
İbrahim Sûresi, 4.

Ayetler bizi desteklediğine göre hadislere sürdürebiliriz.

"Cennet ehli Mu-hammed Aleyhisselâmın diliyle konuşacaklar" Mevâhib-i Ledünniye , 1:276.

Bugün Türk halkının büyük bir bölümü çocuklarına kuranda geçen sözcükleri koymak gibi bir gelenek geliştirmiştir; bu anlamda insanlarımızın adlarının çoğu arap adlarıdır. Aynı biçimde kapanma geleneği ve kadının toplumdaki yerinin gerilemesi de kuran ayetlerinin bir sonucudur. Yine aynı biçimde arapça ibadet etme yolunun dayatıldığı ve bu konuda başarılı olunduğu bir gerçektir. Arapların asimilasyonda çok başarılı olduğu bir gerçektir; örneğin kuzey afrika halkları berberiler başta olmak üzere hepsi asimile olmuştur, Sudanlılar ise bu asimilasyonun boyutlarını ortaya koyma konusunda çok anlamlıdır.

Bunların yanı sıra kuran ayetlerinde müşrikleri namazı kılıp, orucu tutana kadar öldürün derken, ehli kitap olanları ise kendi elleriyle aşağılanarak haraç verebildikleri sürece bağışlıyacağını buyurmuştur. Talkan ve Curcan katiamları sonrası yapılan antlaşmalarda halkın müslüman olması ön koşuldur; o kadar ileri gidilmiştir ki her eve bir arap aile yerleştirilmiştir birçok yerde.

Bu bağlamda hadisleri sürdürebilinir.

(Allahü teâlâ, İsmail aleyhisselamın soyundan Kureyşi seçti, Kureyşten de, Haşimoğullarını sevdi. Onlardan da, beni süzüp seçti.) [Müslim]

(Ensarı müminden başkası sevmez, münafıktan başkası da buğzetmez.) [Buhari]

(Allahü teâlâ, insanlar içinden seçtiklerini Arabistan’da yerleştirdi. Bu seçilmişlerden de, beni seçti. O halde, Arabistan’da bana bağlı olan Müslümanları seven, benim için sever. Onlara düşmanlık eden, bana düşmanlık etmiş olur.) [Taberani]

(Fakirleri sevin ve onlarla oturup kalkın. Müslüman Arabı da kalbden sevin.) [Hâkim]

(Arabı ve onların bekasını da sevin. Çünkü onların bekası İslam’da nurdur. Son bulmaları ise İslam’da zulmettir.) [Ebuşşeyh]

(Ebu Bekri ve Ömer’i sevmek sünnet, buğz etmek küfürdür. Ensarı sevmek imandandır, buğz etmek küfürdür. Müslüman Arabı sevmek de imandandır, buğz etmek küfürdür.) [İ.Neccâr]

(Arabı sevmek iman alameti, buğz ise münafıklık alametidir.) [Hâkim, Beyheki, Dare Kutni]

(Kureyş’i sevin. Çünkü Allahü teâlâ, onları sevenleri sever.) [Taberani]

(Arab, yeryüzünde Allahü teâlânın nurudur. Onların yok olması zulmettir. Onlar yok olunca, nur gider, zulmet gelir.) [Hâkim]

(Dört kabilesi hariç, Arabın hepsi İbrahim oğlu İsmail evladıdır.) [İ.Asakir]

(İnsanların iyisi Arap, Arabın iyisi Kureyş, Kureyş’in iyisi Beni Haşim’dir. Acemin iyisi Fars, Sudanlının iyisi Nube, malın hayırlısı mehirdir.) [Deylemi]

(Ehli beytimin, Ensarın ve Arabın hakkını tanımayan, ya münafık, veya veledi zina, yahut haram karışmıştır.) [Beyheki, İ.Adiy, El Baverdi]

(Arabın helak olması kıyamet alametidir.) [Tirmizi, Taberani]

(Bana buğz eden dinden ayrılır. Müslüman Araba buğz eden bana buğz etmiş olur.) [Tirmizi, Taberani, İ.Ahmed, Beyheki, Ebu Ya'la, Hâkim]

Ne diyebilirm ki; herşey ortada...
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 6 misafir