Sivas Katliamı [Belgesel]

Cevapla
Kullanıcı avatarı
KRALMAS
Admin
Mesajlar: 924
Kayıt: 11 Ağu 2011, 21:44
Felsefe: Ateizm

Sivas Katliamı [Belgesel]

Mesaj gönderen KRALMAS » 02 Tem 2012, 08:30



- Light müslümanları tenzih ederek, yorumuma başlıyorum. Bu belgesel, "İslam barış, sevgi dinidir", "senin dinin sana, benim dinim bana" gibi sözleri sarfeden müslümanların, laiklikten, demokrasiden ve insan haklarından sıyrıldıklarında, takındıkları gerçek yüzünü göstermektedir. Müslümanların demokrasi karşısında, kendilerini acındırmak için kullandıkları "dinimizi özgürce yaşayamıyoruz" diye veryansın ettikleri ve arzuladıkları din, tam olarak budur. Onlar için demokrasi bir amaç değil araçtır, elinizi verirseniz, kolunuzu kaptırırsınız.

Videoyu Görüntüleyemiyorsanız aşağıdaki linkleri deneyin;
Youtube: http://www.youtube.com/watch?v=gj4-QqAwSfQ

Kullanıcı avatarı
KRALMAS
Admin
Mesajlar: 924
Kayıt: 11 Ağu 2011, 21:44
Felsefe: Ateizm

Re: Sivas Katliamı [Belgesel]

Mesaj gönderen KRALMAS » 02 Tem 2012, 10:03

SİVAS KATİLLERİNİN AVUKATLARI ŞİMDİ NEREDE

-Deniz Feneri Derneği yönetimi bu nedenle mi yargılanmıyor?
-Cafer Erçakmak aslında Sivas’ta mı yaşıyordu?
-Müebbet hükümlü Vahit Kaynar’ın Polonya’dan iadesi neden sağlanmadı?
-Deniz Feneri Derneği, Sivas’taki evlerinde yaşadığı ortaya çıkan katillere ayni ve nakdi yardım etti mi?
-Dava, neden bitirilmiyor; kaçak hükümlü ve zanlılar için zamanaşımı mı uygulanacak?
-Katillerle dayanışma içinde olan İslami örgütler hangileri?

Resim

Aşağıda vereceğim listeyle bütün bu sorular yanıtlanmakta ve AKP zihniyetini, Deniz Feneri Derneğinden, İHH’ye, Mazlum-Der’e değin çok sayıda legal-illegal örgütün, sonradan AKP’de bir araya gelen avukatlarla birlikte katliamın hamiliğini, katillerin koruyuculuğunu üstlendikleri açıkça ve ibretle görülmektedir.

Bu kirlilikten sonra, artık müebbet hükümlüsü “Vahit Kaynar’ın Polonya’dan iadesi neden sağlanmadı; sanıklar Cafer Erçakmak, Sadettin ve Ali Temiz kardeşler, aslında Sivas’ta yaşıyorlarken, neden yakalanmadılar; katliam sanığı ve hükümlülerinin ailelerine Deniz Feneri Derneği ayni ve nakdi yardım etti mi” dememize hiç gerek kalmadı “Dava, neden bitirilmiyor; kaçak, hükümlü ve zanlılar için zamanaşımı mı uygulanacak” da demeyeceğim. 2002 yılında, hakkında arama kararı çıkartılan İhsan Çakmak’ı, bu süre içinde İstanbul Belediyesi Ulaşım A.Ş`de gişe memuru olarak çalıştırdığınızı, ‘İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni soymakla’ suçlanan Serdar Kepenek’in, Sivas Katillerinden Yalçın Kepenek`in kardeşi olduğunu; devletin, makamların, belediyelerin ülkenin bütün varlıklarının, bunlara neden peşkeş çekildiğini, Karacaahmet Dergahı cemevini yıkmak için neden bu kadar hevesli olduğunuzu da sormayacağım.

Bakan Faruk Çelik ve Vali Ali Kolat’ın, Madımak Oteline astığı listeyi kastederek; “yahu bu katilin, şehitlerimizin isimleri içinde ne işi var” da demeyeceğim. Çünkü yararı yok! Böyle safiyane sorular sorarak, kendimi aptal yerine koymayacağım. Belli ki, sadece sen (!) değil, bilcümle hepiniz, o katillerle bütünleşmişsiniz. Alman devleti, Solingen’de yurttaşımızın evini ve çocuklarını yakan Neonazi katilin ismini, mağdurlarla aynı listeye mi yazdı? Anladım; devlet bitmiş! Hukuk, adalet, insan hakları, eşitlik… Geçelim bunları.

Kıramadığınız tek mevzii kaldı: Alevilerin birliği; demokrat, laik, Atatürkçü, çağdaş yurttaşlarla dayanışmamız, sinirlerini bozuyor. Habire buraya vurmanın nedeni o… Ah şu birliğimizi dağıtıp, İdris Bitlisi-Yavuz Selim ikilisi gibi, Anadolu’yu mezbahaya çevirseydiniz? Yeri gelmişken, bir cümleyle bu ikilinin ittifakına bakalım: bakalım çünkü “tarih tekerrürden ibarettir” denilir. İdris-i Bitlisinin, kendi yazdığı “Selim Şah-Name” adlı kitapta anlattığına göre, Yavuz Selim, İdris Bitlisi ve diğer Kürt beylerine, “memleketin sınırını bu inançsızlardan temizlemek için önce komutan ve idarecilere itaat edilmesi” gereken bir emir gönderir. “İnançsız taifeye bağlı olanların isimleri araştırılıp; gençler ile yaşlıların tamamı, teferruatlı olarak kaydedip (40 bin kişi) padişaha bildirilir.” Yavuz; “hepsinin katledilmesini” emreder. Bitlisi bu olayı şöyle kaydeder; “Sultanın Edirne’de bulunduğu o kış, Rumeli ve Anadolu’da kadın, çocuk ve kadınların ceninlerinden başka o cemaatten (Alevilerden) hiç kimse hayatta kalmadı.” Yavuz ve Bitlisi işbirliğine ne dersiniz? Nazlı Ilıcak köşesinde, Tayyip Erdoğan’a, tüylerimizi ürperten “bu işbirliğini örnek almasını” öneriyor da…

GELELİM DERSİM’E
Erdoğan, Dersimlilerden özür diliyormuş! Dersimi bırak Dersimi, sen Sivas’a bak! Senin izin orada… Şu aşağıdaki listenin ne anlama geldiği gayet açık değil mi? Bu liste ortadayken ve sen, devletin bütün olanaklarını kullanarak, bu gerçeğin üstünü örterken, sana inananların aklına yanarım. Şairin dediği gibi, bunca şeyden sonra özür mözür de istemiyorum hani, kalsın! Aklından geçenlerin farkında olmamak için aptal olmak gerek… “Kürt Alevi-Türk Alevi” diyerek, Alevileri de bölseydin; böl tabi; böl ki sırtımızdan inmeyesin! Enayiyiz ya; üç kuruşa satılırız ya… Bekle bakalım; cebine üç kuruş koyarak ekranlara saldığın kekliklerden başka, daha kaç kişiyi kandıracaksın?

Sağdan da soldan da saysan beş kişi olan ve nesline ihanet eden bu keklikler, öyle meşguller ki, Fethullah ve Erdoğan kredili tv’lerden fırsat bulup evlerine gidemiyorlarmış. “Niye bu kadar kıymete bindik” diye kendilerine soruyorlardır elbet…AKP’yle al takke ver külah eden, bu çok “zeki,” hem de “sosyalist” arkadaşlar, Sivas katliamının perde gerisinde duran, aşağıdaki listeyi-koalisyonu görürlerse, Osmanlı döneminden buyana Alevi-Bektaşilerin katline ferman verenlerin adresini görürler mi?.. Sanmam… Bu arkadaşları, Başbakanın, İskilipli Hocaya, Yavuz Selim’e, Ebu Suud’a, Bülent Arınç’ın Derviş Mehmet’e sahip çıkması da etkilemediğine göre, başka hiçbir şey etkilemez…
İşte o harita ve adreslerden biri…

SİVAS KATİLLERİNİ SAVUNAN VE SONRA AKP’Lİ OLAN AVUKATLAR:
1. Av. Ahmet Özer, Refah Partisi 1998 yılı Konya-Meram Bel. Bşk. V.
2. Av. Ali Aşlık, AKP İzmir eski İl Bşk.
3. Av. Ali Bulut, AKP Maraş Mv. TBMM Anayasa Kom. Üyesi;
4. Av. B. Ali Dönmez, N. Erbakan’ın kayıp trilyon davasının avukatı
5. Av. Bedrettin İskender, AKP Ümraniye Belediye Bşk. Adayı;
6. Av. Burhanettin Çoban, AKP Afyon Bel. Bşk. Adayı;
7. Av. Bülent Tüfekçi, AKP Malatya İl Bşk;
8. Av. Celal Mümtaz Akıncı- AKP oylarıyla Anayasa Mah. Üyesi;
9. Av. Ekrem Bedir, Sakarya AKP Hendek Bel. Mec. Üyesi;
10. Av. Eyüb Karagülle, İst. Saadet Partisi Eski İlçe Bşk.
11. Av. Faik Işık, Başbakan Erdoğan ve Süleyman Mercümek’in avukatı;
12. Av. Faruk Gökkuş, İst. AKP, Kâğıthane Bel. Bşk. Aday adayı;
13. Av. Ferruh Aslan, İst. Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Müdürü;
14. Av. Fuat Sağıroğlu, Sultanbeyli Belediye Başkanı Yahya Karakaya ve N. Erbakan’ın “kayıp trilyon” davasının sanığı Süleyman Mercümek’in avukatı;
15. Av. Halil Ürün, RP Kayıp trilyon davası sanığı, AKP, 2008 Yılı Afyon Bel. Bşk. Adayı;
16. Av. Hasan Hüseyin Palan, AKP İst. İl Disiplin Kurulu Üyesi;
17. Av. Hayati Yazıcı- AKP Hükümetinde bakan;
18. Av. Haydar Kemal Kurt, AKP Isparta Mv;
19. Av. Hurşit Bıyık, AKP Trabzon İl Bşk. Yrd. Mv. Adayı;
20. Av. İbrahim Hakkı Aşkar, 22. Dönem AKP, Afyon Mv;
21. Av. İbrahim Kök, AKP Elazığ Mv. Aday Adayı;
22. Av. İsmail Aydos Ankara, Saadet Partisi GİK Üyesi;
23. Av. M. Ali Bulut, AKP Maraş Mv. TBMM Anayasa Kom. Üyesi;
24. Av. M. Nedim Taylan, AKP Adıyaman;
25. Av. Mehmet Akıncı, Refah Parti Pendik Belediye Başkan Yardımcısı;
26. Av. Mehmet Cihan, İst. SP Bağcılar Belediye Başkan Adayı;
27. Av. Mevlüt Uysal, AKP İstanbul Başakşehir Bel. Başkanı;
28. Av. Nevzat Er, AKP Eminönü Eski Bel. Bşk;
29. Av. Ramazan acar, Saadet Parti Malatya Merkez İlçe Bşk;
30. Av. Reşat Yazak - Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi;
31. Av. Suat Altınsoy, AKP Konya İl Bşk. Yrd.;
32. Av. Süleyman Boyalı, HAS Parti Konya, Meram İlçe Bşk.;
33. Av. Şevket Kazan - Eski RP Milletvekili, Adalet Bakanı;
34. Av. Tayfun Karali, İst. Büyükşehir Bel. Darülaceze Md.;
35. Av. Yakup Özbek, İst. HAS Parti Büyükşehir Mec. Üyesi;
36. Av. Zeyid Aslan, AKP Tokat Mv. Başbakan Erdoğan’ın eski avukatı;

SİVAS KATİLLERİNİ SAVUNAN VE DERNEK YÖNETİMİNDEKİ AVUKATLAR:
1. Av. Mehmet Cengiz, İst. Deniz Feneri Der. Gnl. Başkanı;
2. Av. M. Halit Çelik, İzmir MAZLUMDER Eski Genel Başkanı;
3. Av. Hamza Akbulut, İst. İlim Yayma Cemiyeti Gnl. Bşk.;
4. Av. Hüsnü Yazgan, İslami Hareket Örgütü Merkez heyeti Üyesi;
5. Av. Haluk Can, Sakarya, İlim ve Hikmet Kültür Vakfı Bşk. Başörtüsü sözcüsü;
6. Av. Cihan Baykara Denizli Sahte Peygamber Evrenesoğlu’nun Avukatı;
7. Av. Şeref Dursun, Sivas Umut Operasyonu sanığı;
8. Av. Şemsettin Petek, İst. Çağrı Grubu Bşk. Adayı;
9. Av. Nihat Osmanoğlu, İzmir, İst. Mazlumder Üyesi;
10. Av. Kamil Uğur Yaralı, İst. Hukukçular Derneği Bşk.;
11. Av. Kadir Hikmet Beyazıt, Mazlum-Der Kayseri Şube Bşk.;
12. Av. Emin Atalay, İst. İKRA Der. Bşk. İHH Avukatı;
13. Av. Avni Yazıcıoğlu, Muhsin Yazıcıoğlu’nun amcaoğlu;
14. Av. Yasin Şamlı, Hukukçular Der. Gnl. Sek.

Tarih: 09.12.2011 04:04
Link: http://www.odatv.com/mob_n.php?n=sivas- ... 0912111200

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Sivas Katliamı [Belgesel]

Mesaj gönderen kemalistcan » 02 Tem 2012, 11:57

Bu tür olayları anımsatmamızı ve tüm çıplaklığıyla ortaya koymamızı kimileri, islamı ve müslümanları karalamak adına fırsatçılık olarak görecek, belki de yanan zavallıların umrumuzda olmadığını bile düşünecek, yüreğinde inanç olmayan insanlar da nasıl insan sevgisi olur diye şaşıracaklar. Oysa kazın ayağı öyle değil. Bizler hiçbir zaman ateistler şöyle iyidir, böyle olağan üstüdür, bir inançsız on inançsıza bedeldir, demedik; ama biz satanistlerle, sapıklarla, psikopatlarla, eli kanlı katillerle bir tutmanıza değer hiçbir şey yapmadık, yapmaya dönük hiçbir çalışma içine girmedik ve ima etmedik, kimseyi de bu yönde azmettirmedik. Bizler her defasında dobraca kendimizi, görüşlerimizi anlattık; gizli gündemler oluşrurup, yasaların ardından dolanıp, nabza göre şerbet verip-halk dalkavukluğu yapıp yurdumuzun ve ulusumuzun altını oymadık. Sizler gerçeği göresiniz diye kelle koltukta gezdik, yerimizden yurdumuzdan olduk, istenmeyen kişi olduk, işlmizden gücümüzden-eşimizden dostumuzdan olduk; tek nedeni şeytan ve mühürlenmiş yüreklerimiz miydi? Sizler bu dinin bir üyesi olarak korunaklı ve ayrıcalıklı bir yerde mi olduğunuzu sanıyorsunuz; din diyerek malı götürüp sizi çulsuz bırakanların, din diyerek savaş bezirganlığı yapıp sizi ateşin ta ortasına yolluyanların gazabından sizi kim koruyacak? Ya siz vicdanlarınıza nasıl hesap vereceksiniz, bütün din adına yapılan vahşetlere provakasyon vb uyduruk, insanı aptal yerine koyan şeylere inanma ve hiç olmamış gibi yaşamınıza devam etme durumunuzdan ötürü...

BU katliamı AKP yaptı desek yeridir. Bazı da AKP yoktu o zamanlar diyecekler. Bakın bakalım öyle miymiş? http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyas ... beri-56500

Bu tür olayları kafamıza kuma gömerek geçiştiremeyiz, olmamış-olmayacak gibi davranamayız. Unutmayın cesaretsizliğin panzehiri cesarettir. Çözüm alanlarda.
http://haber.sol.org.tr/soldakiler/halk ... beri-56331
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Sivas Katliamı [Belgesel]

Mesaj gönderen kemalistcan » 25 Eyl 2012, 23:06

Yargıtay karar verdi: "Sivas katliamı insanlık suçu değil'
Resim
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Madımak Oteli'nde 33 aydının katledilmesine ilişkin davanın 5 sanık yönünden zaman aşımı, 2 sanık yönünden ise ölmeleri nedeniyle düşürülmesine ilişkin hükümlerinin onanmasını istedi.

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin geçtiğimiz Mart ayında aldığı karar ile Sivas katliamı davasını zaman aşımından düşürmesi ülkede büyük tepkiye sebep olmuştu. Mahkeme, Sivas katliamını “insanlık suçu” olarak nitelendirmek yerine “terör eylemi” kapsamına almış, buna göre, savcının “15 yıllık zaman aşımdan dolayı davanın düşürülmesi” talebini haklı bularak davayı düşürmüştü.

Müdahil avukatlar da bunun üzerine temyiz talebiyle Yargıtay’a başvurmuştu. Yargıtay’dan bugün yanıt geldi. Buna göre Yargıtay mahkemenin aldığı kararı tekrar ederek Sivas katliamının “insanlık suçu olmadığına” hükmetti ve müdahil avukatların “duruşmalı inceleme isteminin” reddini talep etti.

Yargıtay tarafından gönderilen tebliğnamede, “dosya kapsamına göre, iddiaya konu eylemlerin siyasal, felsefi, ırki veya dini saiklerle, toplumun bir kesimine karşı bir plan doğrultusunda ve sistemli olarak işlenmediği” ifade edilerek, sanıklar Şevket Erdoğan, Hakan Karaca, Necmi Karaömeroğlu, Köksal Koçak ve İhsan Çakmak için suçun zaman aşımına uğradığı belirtildi.

Tebliğnamede şu değerlendirmelere yer verildi:

''Mahkemece eylemin insanlık suçu kapsamında değil, terör suçu kapsamında değerlendirilmesi doğru bulunmakla, bu konuya ilişkin katılanlar vekillerinin talepleri yerinde görülmemiştir.

Sanıklar Şevket Erdoğan, Hakan Karaca, Necmi Karaömeroğlu, Köksal Koçak ve İhsan Çakmak'ın üzerlerine atılı anayasayı ihlal suçu için 765 sayılı TCK'nın 146/3. maddesinde öngörülen cezanın süresi itibarıyla, aynı kanunun 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirlenen zaman aşımının suç ve karar tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, zaman aşımı nedeniyle bu sanıklar hakkındaki kamu davalarının ortadan kaldırılması; sanıklar Cafer Erçakmak ve Yılmaz Bağ'ın kovuşturma sırasında ölmeleri nedeniyle haklarındaki davaların 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi delaletiyle CMK'nın 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine ilişkin kararlar usul ve kanuna uygun bulunduğundan, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin onanması talep olunur.''

Tebliğnamede, ''mağdur Serap Kaynar'ın kovuşturma sırasında ölmesi ve hakkında katılma kararı verilmemesine rağmen, gerekçeli karar başlığında 'katılan' sıfatıyla yazılmasının, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirildiği
'' de kaydedildi.

(soL -Haber Merkezi)

http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyas ... beri-60073
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

Kullanıcı avatarı
KRALMAS
Admin
Mesajlar: 924
Kayıt: 11 Ağu 2011, 21:44
Felsefe: Ateizm

Re: Sivas Katliamı [Belgesel]

Mesaj gönderen KRALMAS » 30 Kas 2013, 17:43

Sivas katliamında bilirkişi skandalı

Sivas katliamıyla ilgili davada skandallar bitmek bilmiyor. Bilirkişiye '2 Temmuz' diye yollanan görüntülerin 1 Temmuz Memur Yürüyüşü'ne ait olabileceği iddia edildi.

Resim

Sivas olaylarıyla ilgili mahkeme, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu’na gönderilen ve o güne ait olduğu belirtilen görüntüleri isteyip bilirkişiye inceletti. Bilirkişi gönderilen video kaydının ‘düşük çözünürlüklü’ olduğunu ve ‘görüntülerde mahkemenin sorduğu 3 firari sanığı teşhis edemediklerini’ açıkladı.

Ancak, raporda incelenen video kaydın ‘01.07.1993 MEMUR YÜRÜYÜŞÜ.mpg’ uzantılı olması dikkat çekti. Sivas’ta 2 Temmuz 1993’teki Madımak katliamından 1 gün önce memur yürüyüşü yapılmıştı. Bu durum, “Bilirkişi neyi izledi? 2 Temmuz olaylarını mı? 1 Temmuz’daki memur yürüyüşünü mü?” sorusunu yarattı.

Davaya bakan mahkemenin başkanı Dündar Örsdemir, Radikal’e “TBMM’nin bize gönderdiği görüntüleri olduğu gibi incelemeye gönderdik, böyle bir rapor geldi” dedi. Raporda imzası bulunan bilirkişiler de “Mahkeme bize hangi görüntüleri gönderdiyse onları inceledik” dedi.

Bidonlulara ne oldu?

Radikal, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu’na 2 Temmuz ile ilgili görüntülerin gönderilmesi üzerine, konuyu manşetine taşımıştı. Madımak Oteli’nin yandığı ve ikisi gösterici 37 kişinin öldüğü katliamdan hemen önce çekildiği belirtilen video kayıttan elde edilen fotoğraflarda, kalabalığın içinde elinde bidonla yürüyen kişiler dikkat çekmişti.

Bilirkişi Radikal’in “incelenen görüntülerde ‘ellerinde bidon bulunan kişiler’ bulunup bulunmadığı sorusuna ise aynı bilirkişiler “Bir kalabalık görüntüsüydü, benzer görüntüler vardı” demekle yetindi.

‘Raporda açıkça memur yürüyüşü yazıyor’

Bilirkişi raporundaki “Tetkik konusu 01.07.1993 MEMUR YÜRÜYÜŞÜ.mpg” ibaresi, ‘Bilirkişiler yanlış görüntüleri mi izledi” sorusunu akıllarına getirdi. Davanın dünkü duruşmasında avukatların gelen rapordaki ‘memur yürüyüşü’ vurgusunu hatırlatarak, mahkemenin görüntülerini bir kez daha istemesini talep etti. Avukatların talebi üzerine mahkeme de TBMM’den görüntülerin istenilmesine karar verdi.

Davanın avukatlarından Şanal Sarıhan, “Raporda açıkça ‘Memur Yürüyüşü’ olduğu yazıyor. Bizim davamız için de 2 Temmuz’daki görüntüler önemli. Raporda bir sürü belirsizlik var. Ancak bilirkişiler bu belirsizliklere rağmen ve sanıkların burada olmadığına yönelik kanaat bildirmiş durumda. Raporda ‘Bu sanıkların olup olmadığı belli olmadığı’ yönünde görüş bildirilmesi gerekirdi. Belirsizliklere görüntülerin net olmadığı vurgusuna rağmen sanıkların olmadığının tespiti nasıl yapılmış anlayamadık” diye konuştu.

Eksik başvuru mu yapıldı?

Dava dosyasındaki diğer önemli bir gelişme ise firari sanıkların iadesine ilişkin yazılar oldu. Yazılardan Türkiye ’nin Almanya’dan 2004’tefirari sanık Murat Sonkur’u, 2007’de ise Eren Ceylan’ın iadesini talep ettiği belirlendi.
İçişleri Bakanlığı mahkemeye gönderdiği yazılarda Almanya’nın sanık Sonkur’un ‘iade talebinin mevzuata aykırı olduğu’ gerekçesiyle, Ceylan’ın da ‘adil yargılama hakkı bulunmadığı’ gerekçesiyle iade talebinin reddedildiğini bildirdi. Avukat Sarıhan, “Alman makamların bu yanıtları acaba Türkiye bu sanıkları isterken, eksik belgelerle iade talebinde mi bulunduğu kuşkusunu doğurdu” dedi.
İçişleri’nden TBMM’ye...

İçişleri Bakanlığı, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu’na, 2 Temmuz 1993’te ikisi gösterici olmak üzere 37 kişinin hayatını kaybettiği ‘Sivas Katliamı’na ilişkin olduğu belirtilen görüntüler göndermişti. Katliamdan hemen önce çekilen video kaydından elde edilen 167 kare fotoğrafın katliamın hemen öncesinde çekildiği belirtilmişti.

BİLİRKİŞİ NEYİ İNCELEDİ? Firari sanıkları göremedik

TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu’na, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanılan olaylara ilişkin çarpıcı görüntüler gönderildi. Radikal’in söz konusu görüntüleri gündeme getirmesi üzerine, firari 3 sanık yönünde devam eden davaya bakan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, o görüntüleri TBMM’den istedi.

Gelen görüntüleri mahkeme incelemek üzere Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’ne gönderdi. Mahkeme bu görüntülerde firari sanıklar, Murat Karataş, Murat Songur ve Eren Ceylan’ın olup olmadığının tespitini de istedi. 3 bilirkişi görüntüleri izleyerek bir rapor hazırladı. Mahkemeye sunulan raporda, “Tetkik konusu 01.07.1993 MEMUR YÜRÜYÜŞÜ. mpg” isimli ve uzantılı kaydın çözünürlüğü düşük olduğu” tespiti yapıldı. Raporda, inceleme konusu fotoğrafların elde edildiği kaynağa ait çözünürlüğünün düşük olduğu kaydedilerek şu tespitlere yer verildi:

“Görüntüler içerisinde karşılaştırılması istenilen şahıslara ait eşkâl bilgileri ile bu şahısların kayıt içerisinde görüldüğü zaman bilgisinin (tarih/ saat /dakika/saniye olarak) tarafımıza belirtilmediği. Tetkik konusu görüntülerde çok fazla sayıda şahsın bulunduğu. Şahısların genel itibarı ile kaydı gerçekleştiren kameraya göre uygun mesafe açı ve pozisyonda bulunmadığı. Bahse konu görüntülerde şahısların çoğunluğunun diğer şahısların arka planında kalması sebebiyle net olarak görülmedikleri. Bazı şahısların şapka kullanması nedeniyle kafa ve yüz bölgesinin görülemediği. Mukayese konusu şahıslara ait fotoğrafların uygun açı ve pozisyonda çekilmediği. Kaydı gerçekleştiren kameranın elde taşınabilen kameralardan olması sebebiyle görüntülerde titreme ve sallamaya bağlı bozulmaların bulunduğu müşahede edilmiştir.”

‘Gördüklerimiz arasında yok’

Raporda, görüntülerde ‘uygun mesafe, açı ve pozisyonda görülebilen şahıslar arasında’ firari sanıklar Karakaş, Songur ve Ceylan’a benzeyen kişilerin görüntüsüne rastlanılmadığı da belirtildi.

Tarih: 30-11-2013
Link: http://www.muhalifgazete.com/haber/8555 ... ndali.html

- Durmak yok ateşe tapan gerçek müslümanları aklamaya devam.

Kullanıcı avatarı
KRALMAS
Admin
Mesajlar: 924
Kayıt: 11 Ağu 2011, 21:44
Felsefe: Ateizm

Re: Sivas Katliamı [Belgesel]

Mesaj gönderen KRALMAS » 18 Eyl 2014, 10:31

Madımak’ta yürekleri bir kez daha yaktı

Sivas Valisi Alim Barut iki göstericinin isminin Madımak’taki anı köşesinden silinmesi isteğini skandal sözlerle reddetti.

Resim

Sivas Valisi Alim Barut iki göstericinin isminin Madımak anı köşesinden silinmesi isteğini Anzakları örnek göstererek reddetti. ‘Bağrınıza basın’ dedi.

Cumhuriyet’in haberine göre; Madımak Anı Köşesi’ne isimleri yazılan göstericiler Ahmet Alan ve Hakan Türkgil’in isimlerinin kaldırılmasını isteyen Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Feyzioğlu’nun başvurusuna yanıt veren Sivas Valisi Alim Barut, tartışma yaratacak ifadelerle uygulamayı savundu. Adı geçen göstericilerin de 2 Temmuz 1993’teki katliamda canlarını kaybettiğini savunan Barut, “Sivas Valiliği’nin ölenlerin sağlıklarında nerede olduklarını tespit edip tasnife tabi tutup, sınıflandırmak gibi bir tasarrufu, amacı ve görevi olamaz” dedi. Katledilen 35 kişiyle birlikte yazılan iki göstericiye sahip çıkan ve olayları “savaş”a benzeten Sivas Valisi Alim Barut, Atatürk’ün Anzaklar için kullandığı sözü örnek gösterdi, “Milletimiz savaş meydanında ölen düşman için bile acısına tuz basıp, bağrına taş bağlayarak arkasından konuşmaz” dedi. “Valiliğin yanıtı, Almanya’nın Türklerin öldürüldüğü Solingen katliamı için diktiği anıtın altına neo Nazi çetelerinin isimlerini yazması gibi bir şeydir” diyen Feyzioğlu ise valiliğin ret kararına karşı dava açtı.

‘Dünyada yargılanamaz’

Kaybedilen canların tamamıyla kendi canları olduklarını savunan Barut, “Ölüm, muhakeme ve buna ilişkin işlemleri durdurur. Hiç kimse öldükten sonra sağlığındaki fiili sebebiyle suçlanamaz, hakkında hüküm tesis edilemez. Katilin dini, mezhebi ve milliyeti olamaz. Katil katildir. Maktul de artık huzuru ilahiyededir ve dünyada yargılanamaz” ifadesini kullandı.

Ölen insana saygı duyan bir kültürün mensupları olduklarını iddia eden Vali Barut, göstericilerle Anzakları bir tutup, şu değerlendirmeyi yaptı: “37’yi 33 artı 2, artı 2 olarak ayrıştıranlar birleştirici olamazlar. Lefkoşa’da Enonis amaçlı Rumlar, Solingen’de ırkçı Naziler, soydaşlarımızı ve vatandaşlarımızı alçakça katletmişlerdir. Bu olayları örnek göstermek, benzeştirmeye çalışmak talihsizliktir. Bu konuyla ilgili başkaca söze de gerek yoktur.”

Vali Barut, bu yanıtla isimlerin çıkarılması talebini reddetti. İsimlerin kaldırılması talebiyle Sivas İdare Mahkemesi’ne valilik aleyhinde dava açan Feyzioğlu, dilekçesinde “Nasıl ki 5 yurttaşımızın hayatını kaybettiği Solingen katliamı nedeniyle faşist Naziler anılmıyor, bırakın anılmayı lanetleniyorsa; Sivas katliamı nedeniyle de göstericiler anılmaz” dedi. Feyzioğlu, valiliğin bu uygulamasıyla toplumun huzurunu gözetmediğini, adalet anlayışı ile hareket etmediğini, insan haklarına saygılı davranmadığını ifade etti.

Aleviler davaya katılacak

Diğer yandan TBB’nin çağrısıyla arasında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin bulunduğu Alevi örgütleri davaya müdahil olacak. Ayrıca tüm Alevi yurttaşlara da duyuru yapılacak. Alevi yurttaşlar valiliği ve mahkemeyi dilekçe yağmuruna tutacak.

Tarih: Eylül 18, 2014
Link: http://sozcu.com.tr/2014/gunun-icinden/ ... ti-603915/

Kullanıcı avatarı
KRALMAS
Admin
Mesajlar: 924
Kayıt: 11 Ağu 2011, 21:44
Felsefe: Ateizm

Re: Sivas Katliamı [Belgesel]

Mesaj gönderen KRALMAS » 18 Eyl 2014, 10:36

Konudaki ilgisiz iletiler, aşağıda ki başlığa taşınmıştır.

Sivas Katliamı [Belgesel] [İlgisiz İletiler]
viewtopic.php?f=1&t=702

Kullanıcı avatarı
eyesoftheleopard
Admin
Mesajlar: 22
Kayıt: 01 Eyl 2011, 10:51
Felsefe: Ateizm

Re: Sivas Katliamı [Belgesel]

Mesaj gönderen eyesoftheleopard » 12 Ara 2014, 09:55

Olay olduğu yıl 7 yaşındaydım.

Şu an 30 yaşındayım ve çocuk hafızamdan bir an olsun silinmedi bu görüntüler.

Dini ırkı ne olursa olsun yapılan vahşettir.

Maalesef iç politikaya iyi oynanmış tiyatro sunucunda dava sümen altı yapılmıştır.

Ancak tarih bu kara lekeyi asla beraat ettirmeyecektir.

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 6 misafir