Frans de Waal: Hayvanlarda Ahlaki Davranış

Bu forum altında bilimin ilgi alanına girmeyen Tanrı/Din kavramları tartışılamaz.
Cevapla
Kullanıcı avatarı
KRALMAS
Admin
Mesajlar: 937
Kayıt: 11 Ağu 2011, 21:44
Felsefe: Ateizm

Frans de Waal: Hayvanlarda Ahlaki Davranış

Mesaj gönderen KRALMAS » 03 Eyl 2012, 20:03

Bölüm 1/2


Bölüm 2/2


"Dinler olmadan ahlak olur muydu?" teistlerden sıkça duyduğumuz bir soru. Onlara göre ahlakın kaynağı yalnızca dindir ve onların gözünde biz dinsizler bundan yoksun olduğumuz için her tür ahlak dışılığı yapmakta serbestiz. Ancak bilim, ne yazık ki teistlerin bu argümanlarında da hatalı olduğunu gösteriyor.

Araştırmalar empati, iş birliği, eşitlik ve karşılıklılık gibi diğerlerinin iyiliğini düşünmeye dayalı özelliklerin yalnızca insanlara özgü olmadığını gösteriyor.

Primatların sosyal davranışlarını inceleyen ve araştırmalarını "Our Inner Ape" (İçimizdeki Maymun adıyla Türkçe'ye de çevrilmiştir) adlı kitabında yayımlayan primatolog Frans de Waal, primatlar ve diğer memelilerle nasıl birçok ortak ahlaki niteliği paylaştığımızı gösteren şaşırtıcı (ve aynı zamanda eğlenceli) davranış testlerini sunuyor.

Altyazı: GarajimdakiEjder

Videoyu Görüntüleyemiyorsanız aşağıdaki linkleri deneyin;
http://www.youtube.com/watch?v=OlugJdysS54 (Bölüm 1/2)
http://www.youtube.com/watch?v=rPIlWqKELow (Bölüm 2/2)

kemalistcan
Admin
Mesajlar: 1058
Kayıt: 12 Ağu 2011, 22:34

Re: Frans de Waal: Hayvanlarda Ahlaki Davranış

Mesaj gönderen kemalistcan » 04 Eyl 2012, 13:10

Daha önce bu konu üzerinde şakirtlerle ve diğer dincilerle tartışmıştık. Konu ile ilgili bilimsel görüşleri açık bir biçimde sunmuştum. Ahlaktan çok ahlakınızı neye dayandığının önemli olduğunu ortaya koymuştum. Dayandığınız yer sizin ahalaki çerçevenizi oluşturuyor. Örneğin Atatürk, Tehdide dayanan ahlak, bir erdemlilik olmadığından başka, güvenilmeye de layık değildir, demiştir haklı olarak. Bir düşünür de, Din insanlık onuruna bir hakarettir. Din olsa da olmasa da iyi insanlar iyi şeyler, kötü insanlar kötü şeyler yapacaktır; ama iyi insanların kötü şeyler yapması için din gerekir, demiştir bu bağlamda dinlerin değişmez, tartışılmaz ve akıl ile sınanmaz hükümlerden oluştuğunu göz öne alarak.

Yunan Şehir devletlerindeki demokrasi denemeleri ve çağdaş hukukun babası sayılan Roma Hukuku ile insanların gökten indiği sanılan kitapları ve ilhamları bir yana bırakarak toplumsal yaşamı gereksinimlere ve isteklere göre hep birlikte düzenleme durumu ortaya çıkmıştı. Bu laiklik ve sekülerlik kavramlarının öne çıktığı 19. yüzyılda daha bir belirginleşmiştir. Artık neyin iyi neyin kötü olduğu tartışılmayan oldu bittilerle, toplumun sorgusuz onaylarıyla değil toplum ve birey arasındaki denge ve çağdaş değerler gözetilerek yapılmaktadır. İnsanların yasa koyucu haline gelmesi, daha doğrusu hep öyle olduğunun görülmesi; başta ulema sınıfı, dere beylikler ve imparatorluk zümresinin tasfiyesinden, iğdiş edilmesinden başka bir şey değildir. Ancak insanlar eliyle yapılan ya da daha doğru bir deyişle tüm yasaların(gökten indiği sanılan kitaplar da içinde)insanlar eliyle yapılması bir ilerleme olsa bile yine de bir mutlakiyet taımlamamalıdır; daha bilimsel, daha katılımcı olmakla birlikte kusursuz değillerdir. Gökten indiği sanılan kitapların dogmaları nasıl ki belli sınıfları kayırdıysa günümüzün yasaları da açık bir biçimde sermayeyi kayırmaktadır; o yüzden kimi anlarda yasalar da aşılması, mutlaklaştırılmaması gereken şeylerdir. İşte en üst düzey budur ahlakta; sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir kitle oluşturmakdır amaç.

Dini değerlere dayanan ahlakın aslında bir çeşit ahlaksızlığa da kapı araladığını, günümüze göre düşük ve ilkel olduğunu söyledikten sonra hayvanlara gelebiliriz. Darvin, kendi türünün zararına, mahvına, yok oluşuna uğraşan bir canlı bulunduğu an evrim çöker, diyebilmiştir. Buna insan biraz uyuyor gibi gözükse de aslında tam bunun karşıtını yapmak isterken bu durumda olduğu gözlenebilinir. Türlerin kendi içinde dayanışması ve paylaşımda bulunması, kimi anlarda yaşamsal boyutlara varabilen özveride bulunması gibi birçok örnek bulabiliriz bu konuya. Hatta kimi anlarda diğer türlerle bile dayanışabilmektedirler.
"Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerinin cehaletinden faydalanarak, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur."
Kamal ATATÜRK

misafir
Üye
Mesajlar: 181
Kayıt: 13 Ağu 2012, 18:12
Felsefe: İslam

Re: Frans de Waal: Hayvanlarda Ahlaki Davranış

Mesaj gönderen misafir » 27 Oca 2014, 23:05

burada bahsedilen ahlak anlayışı genelde hayvanların içindeki merhamet ve şefkatle ilgili zaten bizde hayvanlarda böyle bir ahlakın olduğunu kabul ediyoruz.şimdi size bir örnek vereyim sahabelerden ve ozamanki islam devletinin halifesi olan Hz.Ömer gece devlet işleriyle uğraşırken devlete ait olan mumu kullanıyor işi bittikten sonra devletin mumunun yaydığı ışıkla kendi işlerimi yapamam deyip parasıyla aldığı mumu yakıyor.işte böyle bir ahlak nereden öğrenilmiş olabilir o dönemde kız çocuklarını diri diri toprağa gömenler kadınlarını pazarlarda satanlar Allahın gönderdiği elçi ve Kuran sayesinde kısa bir sürede bu denli düşünceli olabilmişler.işte böyle bir ahlak ancak insan üstü bir güç tarafından öğretilmiş olabilir yoksa niye bu insanlar(gerçek müslümanlar) durduk yere faiz at yarışı milli piyango gibi kumar oyunları haramdır deyip kolay yoldan para kazanmanma kapısını kapatsınlar.ama kumar oyunları karlı gibi görünsede gerçekte sürekli kaybettirici ve bozucu olmuştur işte islam ahlakıyla ahlaklananlar bunlardan uzak durmuşlardır bizim kastettiğimiz ahlak böyle hayvan üstü bir ahlaktır
"Bütün dünyanın müslümanları Allah'ın son peygamberi Hz. Muhammed'in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli. Tüm müslümanlar Muhammed'i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli
M.Kemal Atatürk

Kullanıcı avatarı
KRALMAS
Admin
Mesajlar: 937
Kayıt: 11 Ağu 2011, 21:44
Felsefe: Ateizm

Re: Frans de Waal: Hayvanlarda Ahlaki Davranış

Mesaj gönderen KRALMAS » 29 Oca 2014, 13:59

misafir yazdı:burada bahsedilen ahlak anlayışı genelde hayvanların içindeki merhamet ve şefkatle ilgili zaten bizde hayvanlarda böyle bir ahlakın olduğunu kabul ediyoruz. şimdi size bir örnek vereyim sahabelerden ve ozamanki islam devletinin halifesi olan Hz.Ömer gece devlet işleriyle uğraşırken devlete ait olan mumu kullanıyor işi bittikten sonra devletin mumunun yaydığı ışıkla kendi işlerimi yapamam deyip parasıyla aldığı mumu yakıyor.
Malesef yukarıda anlattığınız masal ile günümüzde yaşayan müslümanların yaşam biçimleri, büyük zıtlıklar gösteriyor. En basiti Türkiye'de bile nerede hırsızlık, dolandırıcılık, çocuk istismarı, kadın-dövme ve tecavüz lafı geçse başında hep dindar kimlikli insanlar oluyor, bu da işin ironisi olsa gerek. Ahlak müslümanların azınızda sakız olmuş malesef, çiğneyip çiğneyip atıyorlar anca.
misafir yazdı:işte böyle bir ahlak nereden öğrenilmiş olabilir o dönemde kız çocuklarını diri diri toprağa gömenler kadınlarını pazarlarda satanlar Allahın gönderdiği elçi ve Kuran sayesinde kısa bir sürede bu denli düşünceli olabilmişler.
"köle, cariye satışı" elbette islamdan önce vardı, ancak islam köleliği bitirmemiştir, üstüne üstlük kanunlaştırmıştır. Dolayısıyla islamdan sonra da "köle ve cariye" satışları devam etmiştir. Eğer islam köleliği bitirmiş olsa, kölelik osmanlı ve suudi arabistanda 19. yy'da kaldırılmazdı. Bir diğer konu ise, "Kız çocuklarının diri diri gömülmesi" gerçeği yansıtmamaktadır.

Îslam Öncesi Dönemde "Kız Çocuklarının Diri Diri Gömüldüğü" Yalanı
http://www.turandursun.com/forumlar/sho ... hp?t=30451
misafir yazdı:işte böyle bir ahlak ancak insan üstü bir güç tarafından öğretilmiş olabilir yoksa niye bu insanlar(gerçek müslümanlar) durduk yere faiz at yarışı milli piyango gibi kumar oyunları haramdır deyip kolay yoldan para kazanmanma kapısını kapatsınlar.ama kumar oyunları karlı gibi görünsede gerçekte sürekli kaybettirici ve bozucu olmuştur işte islam ahlakıyla ahlaklananlar bunlardan uzak durmuşlardır bizim kastettiğimiz ahlak böyle hayvan üstü bir ahlaktır
Türkiye'de ki şans oyunlarının sayısının ve faiz düzeyindeki artışların (faizsiz bankacılık palavralarına inanmıyorsundur umarım), özellikle de müslüman kimliği ile ortaya çıkan bir partinin yönettiği dönemde artmış olması da oldukça düşündürücü.

misafir
Üye
Mesajlar: 181
Kayıt: 13 Ağu 2012, 18:12
Felsefe: İslam

Re: Frans de Waal: Hayvanlarda Ahlaki Davranış

Mesaj gönderen misafir » 31 Oca 2014, 13:13

Yüce kitabımız Kur’anı Kerim, cahiliye devrinde kız çocuklarını diri diri kuma gömenlere nasıl hitap ediyor:
“Onlardan birine Rahman olan Allah’a isnat ettikleri bir kız evlâd müjdelense içi öfkeyle dolarak yüzü simsiyah kesilirdi. ” (Zuhruf, 43/17),
“Diri diri toprağa gömülen kız çocuğunun hangi suçla öldürüldüğü sorulduğu zaman…” (Tekvir, 81/8-9)
“Ortak koştukları Şeyler müşriklerden çoğuna çocuklarını öldürmeyi süslü gösterirdi. “(En’âm, 6/137)
önceeden söylediğim gibi Kuran mealini bir oku emin ol bişey kaybetmezsin

Mısır Ezher Üniversitesi eski hocalarından meşhur Şeyh Bahît Efendi, bir seyahât münasebetiyle İstanbul’a ‎geldiğinde; doğunun sarp, yalçın kayaları arasından zuhûr ile, gelip İstanbul ûlemasını ilzam eden Bediüzzaman’a ‎karşı ûlemâ, Şeyh Bahît’den bu genç hocayı ilzam etmesini isterler. Şeyh Bahît bu teklifi kabul ederek bir münazara ‎zemini arar. Ve bir namaz vakti Ayasofya Camii’nden çıkıp Bediüzzaman’la çayhaneye oturduğunda bunu fırsat ‎telâkki eder ve Üstad’a: ‎

‎– Avrupa ve Osmanlılar hakkında fikriniz nedir? der. ‎

Bediüzzaman ise: ‎

‎– Avrupa, bir İslâm devletine hamiledir, günün birinde onu doğuracak; Osmanlılar da Avrupa’ya hamiledir; o ‎da onu doğuracak.. cevabını verir. ‎

Günümüz gerçekleri açısından meseleyi değerlendirdiğimizde bunun gerçekçi bir tespit olduğunu görürüz. Zira ‎Osmanlı, bir değil; birkaç defa Avrupa doğurmuştur. Cihan harbiyle İslâm âlemi parçalanmış.. bu parçalar hamisiz ‎kalmış. Batı kriterleri, İslâmî dinamiklerin yerini alıp, koca bir bölgede bütün değerler alt üst olmuştur. Evet uzun ‎zaman, bir koca coğrafyada gördüğümüz şeyler hep Âkif’in ifadesiyle: Harap eller, yıkılmış hanumanlar, kimsesiz ‎çöller, başsız ümmetler, emek mahrumu günler, fikr-i ferdâ bilmez akşamlar oldu.‎


yukarda da anlatıldığı gibi islam batı etkisinde kalmış ve değerlerini kaybetmiştir ama şimdilerde toparlanmakta ve eski değerlerini yeniden kazanmaktadır
"Bütün dünyanın müslümanları Allah'ın son peygamberi Hz. Muhammed'in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli. Tüm müslümanlar Muhammed'i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli
M.Kemal Atatürk

altarbey
Yeni Üye
Mesajlar: 13
Kayıt: 06 Şub 2014, 11:16
Felsefe: Ateizm

Re: Frans de Waal: Hayvanlarda Ahlaki Davranış

Mesaj gönderen altarbey » 10 Şub 2014, 18:57

misafir yazdı:Yüce kitabımız Kur’anı Kerim, cahiliye devrinde kız çocuklarını diri diri kuma gömenlere nasıl hitap ediyor:
“Onlardan birine Rahman olan Allah’a isnat ettikleri bir kız evlâd müjdelense içi öfkeyle dolarak yüzü simsiyah kesilirdi. ” (Zuhruf, 43/17),
“Diri diri toprağa gömülen kız çocuğunun hangi suçla öldürüldüğü sorulduğu zaman…” (Tekvir, 81/8-9)
“Ortak koştukları Şeyler müşriklerden çoğuna çocuklarını öldürmeyi süslü gösterirdi. “(En’âm, 6/137)
Asıl masajın alt kısmındaki zırvaları es geçerek ve malesef konunun dağılmasına yol açsa da, yukardaki yanlışları düzeltmek lazım.
misafir yazdı: “Onlardan birine Rahman olan Allah’a isnat ettikleri bir kız evlâd müjdelense içi öfkeyle dolarak yüzü simsiyah kesilirdi. ” (Zuhruf, 43/17)
Muhammed burada Lat, Uzza ve Menat tanrının kızlarıdır lafına karşılık atarlanıyor. 16-17-18: Bunu söyleyenler kız çocuk istemezken, allah'a kız çocuk mu layık görüyorlar? Süslenmekten başka bir işe yaramaz, zayıf mahlukları (kadınlar) allah'a mı yakıştırıyorlar?

Müslüman'ın kepazeliği budur işte. Kendi ayetlerini okumaktan aciz, Allah'ı kadınları kızları aşağılıyor, müslüman islam kadınları yüceltir diyor.
misafir yazdı: “Diri diri toprağa gömülen kız çocuğunun hangi suçla öldürüldüğü sorulduğu zaman…” (Tekvir, 81/8-9)
Bu ayette "diri diri gömülen" yazmaz. O çevirenlerin, isim de verelim, Abdülbaki Gölpınarlı ve ona uyanların uydurmasıdır.
misafir yazdı: “Ortak koştukları Şeyler müşriklerden çoğuna çocuklarını öldürmeyi süslü gösterirdi. “(En’âm, 6/137)
Burada anlatılan Gebenhinnom (ağızda cehenneme dönüşmüş sözcüğün aslıdır, hinnomun oğlu vadisi demektir)'de ilk çocukların bereket ve koruma için tanrı Molek'e kurban edilmesidir. Çocuklar çoğunlukla boğazlanarak veya canlı olarak ateşlerde yakılır ve bu sayede kurban görevi yerine getirilmiş olur. Cehennem'in ateşler ve korkunç azaplarla tasvir edilmesinin nedeni bu ritüeldir. Muhammed sözüm ona çocuk kurban etmeyi ayıplarmış gibi görünse de, ibrahim'in oğlunu kesmeye götürmesini ve bunun karşılığında tanrısının koç kestirmesini övüne övüne anlatır. Yine dikkat edilmesi gereken nokta da şudur ki, Muhammed'in "benim allahım böyle iyidir, vicdanlıdır işte yaa" dediği zamanlarda zaten çocuklar kurban edilmemektedir. Muhammed yine kurumuş eski gelenekleri Allah'ına yamamaktadır. Bu tıpkı, beyinsiz müslülerin tek parti zamanında ekmek karneyleydi, AKaPe sayesinde bu kalktı demesine benzer.

misafir
Üye
Mesajlar: 181
Kayıt: 13 Ağu 2012, 18:12
Felsefe: İslam

Re: Frans de Waal: Hayvanlarda Ahlaki Davranış

Mesaj gönderen misafir » 10 Şub 2014, 20:42

lan daha hayatında kuran okumamış bide kendi yazmış gibi artistlik yapıyor yürü git ben sana demedim mi benim yazdıklarıma cevap verme diye yine ordan burdan yapıştırmışsın bişeyler git oku öğren gel sonra konuş :lol:
"Bütün dünyanın müslümanları Allah'ın son peygamberi Hz. Muhammed'in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli. Tüm müslümanlar Muhammed'i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli
M.Kemal Atatürk

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir